YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/557 E. 2020/4746 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar, yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil), tıbbi ortopedik malzemeler, ameliyathane giysileri ve steril örtüler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, prezervatifler (condom/kaput), biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcıların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olduğu, sayılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15677 sayılı kararının 35.sınıfın 06. alt grubu yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; işbu davanın yalnızca başvuru kapsamındaki 10. ve 44. sınıf hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açıldığı, mahkemece talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, belirtilen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararının yerinde bulunmadığı, mahkemece bu mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken talep aşılarak 35/6. sınıf yönünden hüküm kurulduğu, taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu, bunun dışında kalan istinaf itirazlarının ise yerinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenen markanın 10. ve 44.sınıf mal ve hizmetler yönünden tescil edilmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının 10.sınıfta yer alan "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil). Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcılar." malları ile 44. sınıfta yer "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler." yönünden iptaline, dava konusu marka 10. ve 44. sınıflar yönünden tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı yanın “MEDİENT” ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı yanca “MEDİNET” ibareli markası mesnet gösterilerek yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalının başvurusu “MEDİENT”, davacının itiraza mesnet markası ise “MEDİNET” unsurlu olup, itiraz edilen 10. ve 44.sınıflar yönünden “MEDİ” ibaresi, “Medikal” sözcüğünün kısaltılmışı olduğundan, sektörde sık kullanılan bir ibare olarak herkesin kullanımına açık ve ayırt etme gücünün düşük olduğu dikkate alındığında, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şahıs vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4938 E. 2024/1066 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf marka işaretleri arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar, yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları «dahil»), tıbbi ortopedik malzemeler, ameliyathane giysileri ve steril örtüler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, prezervatifler (condom/kaput), biberonlar, biberon emz …
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; işbu davanın yalnızca başvuru kapsamındaki 10. ve 44. sınıf hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açıldığı, mahkemece talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, belirtilen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararının yerinde bulunmadığı, mahkemece bu mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken talep aş …
Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları «dahil»).
Benzer bu karardaKararın taraf vekillerinin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde 2017/56577 sayılı "Beybi Care+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun «ilanına» davalı şirket tarafından 2015/66077 sayılı "babicare" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz yerinde görülerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait 2006/56251 tescil numaralı Beybi ibareli markanın bulunduğunu, bu markanın ... yıllardır kullanıldığını ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu başvurunun da bu markanın uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret hayatında bilinen Beybi markasına eklenen, kozmetik alanında birçok şirket tarafından kullanılan “care” kelimesi ile oluşturulan başvuru markasının, bir başka marka olan “babicare” ibareli marka ile «iltibas» ihtimali doğuracağı gerekçesinin hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, görsel ve işitsel bakımdan yapılacak değerlendirmede, tescili talep edilen markanın müvekkiline ait olduğunun kolaylıkla tespit edileceğini, "Care …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kazanılmış hak · yenileme · kötü niyet · havale · ortalama tüketici · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde 2017/56577 sayılı "Beybi Care+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun «ilanına» davalı şirket tarafından 2015/66077 sayılı "babicare" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz yerinde görülerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait 2006/56251 tescil numaralı Beybi ibareli markanın bulunduğunu, bu markanın ... yıllardır kullanıldığını ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu başvurunun da bu markanın uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret hayatında bilinen Beybi markasına eklenen, kozmetik alanında birçok şirket tarafından kullanılan “care” kelimesi ile oluşturulan başvuru markasının, bir başka marka olan “babicare” ibareli marka ile «iltibas» ihtimali doğuracağı gerekçesinin hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, görsel ve işitsel bakımdan yapılacak değerlendirmede, tescili talep edilen markanın müvekkiline ait olduğunun kolaylıkla tespit edileceğini, "Care …
… markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye «yenilenmiş» bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren ... markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer ... asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulünün olanaklı olduğu, somut olayda da davacı adına tescilli 2006/56251 sayılı "BEYBİ" ibareli marka bulunduğu, bu markanın tescil tarihinin 18.12.2007 olduğu, dava konusu başvuru tarihi itibariyle ... süredir tescilli olma şartını sağladığı, öte yandan anılan markanın kullanıldığının da dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı ,anılan markanın asli unsurunun dava konusu başvuruda da korunduğu, zira anılan markanın asli unsurunu oluşturan "BEYBİ" ibaresine ek olarak Türkçe'de bakım anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle «ayırt edicilik» taşımayan "CARE" ibaresinin eklendiği, dolayısıyla gerek önceki markanın ve gerekse de dava konusu başvurunun asli unsurunun "BEYBİ" ibaresi olup aynı olduğu, "CAR …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescili talep edilen markanın “babicare” adlı marka ile «iltibas» yarattığı iddiasının haksız ve gerçeklikten tamamen uzak nitelikte olduğunu, her iki marka arasında işitsel ve okunuşsal olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait "beybi" markasının 2006/56251 tescil numarası ile ... yıllar devam eden tanınmış ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu tescili talep edilen markanın da “beybi” markasının uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, ayrıca markaya eklenen “care” kelimesinin de yine davalı şirketin aidiyetinde olmayan ve kozmetik alanında bir çok markanın ek yaparak kullandığı ve iltibas iddiasının ileri sürülemeyeceği bir kelime olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararına esas aldığı bilirkişi raporunun «eksik inceleme» ile hazırlandığını, müvekkilinin "beybi" markasının kullanımının ispatlı olduğunu, bu markanın müvekkili yönünden «kazanılmış hak» doğurduğunu, bilirkişilerin iki marka arasında görsel benzerlik olmadığını tespit ettiklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davan …
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ... bir benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla bebek ürünleri de «dahil» «ortalama tüketicinin» her iki markayı yan yana aynı raflarda görmeleri halinde kolaylıkla yanılgıya düşebileceklerini, aksi yöndeki kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14020 E. 2012/266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile «sicilden terkin» istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/557 E. , 2020/4746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.2016 tarih ve 2015/140 E- 2016/608 K. sayılı kararın davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1574 E. - 2019/1113 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/08619 sayılı "medinet+şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "MEDİENT" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2012/79947 sayılı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hem işaretler yönünden hem de marka kapsamları yönünden benzerliğin mevcut bulunduğunu, tek harften kaynaklanan farklılığının markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılmasının gerektiğini, müvekkiline ait markanın 10. ve 44. sınıflarda tescilli olmadığını, müvekkili markası ile davacının itirazına mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar, yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil), tıbbi ortopedik malzemeler, ameliyathane giysileri ve steril örtüler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, prezervatifler (condom/kaput), biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcıların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olduğu, sayılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15677 sayılı kararının 35.sınıfın 06.
alt grubu yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; işbu davanın yalnızca başvuru kapsamındaki 10. ve 44. sınıf hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açıldığı, mahkemece talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, belirtilen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararının yerinde bulunmadığı, mahkemece bu mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken talep aşılarak 35/6. sınıf yönünden hüküm kurulduğu, taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu, bunun dışında kalan istinaf itirazlarının ise yerinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenen markanın 10.
ve 44.sınıf mal ve hizmetler yönünden tescil edilmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının 10.sınıfta yer alan "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil). Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcılar." malları ile 44. sınıfta yer "Tıbbi hizmetler.
Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler." yönünden iptaline, dava konusu marka 10. ve 44. sınıflar yönünden tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı yanın “MEDİENT” ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı yanca “MEDİNET” ibareli markası mesnet gösterilerek yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarihli ve 2014/M-15667 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalının başvurusu “MEDİENT”, davacının itiraza mesnet markası ise “MEDİNET” unsurlu olup, itiraz edilen 10. ve 44.sınıflar yönünden “MEDİ” ibaresi, “Medikal” sözcüğünün kısaltılmışı olduğundan, sektörde sık kullanılan bir ibare olarak herkesin kullanımına açık ve ayırt etme gücünün düşük olduğu dikkate alındığında, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şahıs vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) no'lu bentte yer alan nedenlerle davalı gerçek kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612307900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz