Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/743 E. 2020/4984 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10888 E. 2018/4307 K.
Ortak:yasal faiz · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak «kaydı» ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… na göre, davacı tarafından şirket adına verilen vekaletname ile şirkete ait işlemleri davalı ...’ın yürüttüğü, davalı ...'nin davacının şahsi hesabından para çekme, «havale» işlemleri vs. yapma yetkisi bulunmadığı halde davacının şahsi hesabından talimat ile «bankacılık işlemleri» yaptığı ve para çektiği, bu işlemlerinin sahte imzalı talimatlarla yapıldığı, 24/08/2005 tarihli «protokolün» davacı, davalı ... ve ... tarafından imzalandığı, protokolde taşınmazın devri karşılığında senet iade edileceğinin belirtildiği, protokolün içeriği itibariyle dava konusu ile ilgili olmadığı, davalı tarafından devredilen taşınmazların değerlerinin zarardan «mahsup» edilemeyeceği, davalı bankanın da davalı ...'ın davacı adına vekaletsiz işlem yapmasına sebep olduğundan ve vekaleti olmayan bir kişiye davacı hesabından ödemede bulunduğundan oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının da zararının oluşmasında kusurlu olduğu, bu nedenle davalı bankanın «kusur» durumuna göre sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak «kaydı» ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · ibra · dolandırıcılık · mahsup · protokol · havale · kusur
Benzer bu kararda… na göre, davacı tarafından şirket adına verilen vekaletname ile şirkete ait işlemleri davalı ...’ın yürüttüğü, davalı ...'nin davacının şahsi hesabından para çekme, «havale» işlemleri vs. yapma yetkisi bulunmadığı halde davacının şahsi hesabından talimat ile «bankacılık işlemleri» yaptığı ve para çektiği, bu işlemlerinin sahte imzalı talimatlarla yapıldığı, 24/08/2005 tarihli «protokolün» davacı, davalı ... ve ... tarafından imzalandığı, protokolde taşınmazın devri karşılığında senet iade edileceğinin belirtildiği, protokolün içeriği itibariyle dava konusu ile ilgili olmadığı, davalı tarafından devredilen taşınmazların değerlerinin zarardan «mahsup» edilemeyeceği, davalı bankanın da davalı ...'ın davacı adına vekaletsiz işlem yapmasına sebep olduğundan ve vekaleti olmayan bir kişiye davacı hesabından ödemede bulunduğundan oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının da zararının oluşmasında kusurlu olduğu, bu nedenle davalı bankanın «kusur» durumuna göre sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak «kaydı» ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davalı ... ise, davacı ile 24/08/2005 tarihli «protokol» düzenlendiğini, kendisinin «ibra» edildiğini savunmuştur.
Ancak davacı tarafından 27.08.2005 tarihinde Kaçakçılık ve Organize İşler Şube Müdürlüğünde verilen ifadede; 2005 yılı Temmuz ayının ilk haftası masasında mektup bulduğunu, davalı ... tarafından yazılan mektupta Mine ve eşinin kendisini «dolandırdığını» öğrendiğini, davalının zararı karşılamak için bir kısım taşınmazları vermek istemesi üzerine davalıyla anlaşmaya vardığını, 24.08.2005 tarihli «protokolü» imzaladığı belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «protokolün» içeriği, bu protokol ile devredilen taşınmazlar ve bu taşınmazlara ilişkin açılan dava dosyaları birlikte nazara alınıp protokolün «ibra» niteliğinde olup olmadığı hususları her iki davalı yönünden de göre değerlendirilip tartışılarak, neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4672 E. 2021/4219 K.
Ortak:yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak «kaydı» ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 362.219,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/743 E. , 2020/4984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11/01/2016 gün ve 2005/557 - 2016/8 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/06/2018 gün ve 2016/10888 - 2018/4307 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Naki Hazır Giyim Taş. Tur. San. Tic. A.Ş'nin büyük ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin sembolik ortağı olan ...’ın muhasebe işlerini yaptığını, müvekkilinin davalı ...’a şirket adına işlem yapabilmesi için özel yetki vererek vekil tayin ettiğini, davalı ...'ın bu yetkiye dayanarak şirket hesaplarından yüklü miktarda para çekmesine rağmen ilgili yerlere yatırmadığını, davalı ...’ın şirketi zarara uğrattığı gibi müvekkilinin şahsi hesaplarından müvekkilinin imzasını taklit ederek verdiği yazılı talimatlarla işlemler yaptığını, davalı banka şubesinin de gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yasaya aykırı davranışlar ile müvekkilinin zarara uğratılmasına yol açtığını ileri sürerek, şimdilik 10.000.- TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, davacı vekili, 17.12.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 219.579,72 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalı ...'ın 219.579,72 TL'den, davalı bankanın da bu miktarın 109.789,86 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile kabul edilen kısımların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612132400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz