Karar başlığındaki maddi hata nedeniyle dosyanın tetkiksiz mahalline iadesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/868 E. 2025/992 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatdiğerKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari İlişkiden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Gerekçeli karar başlığında taraf unvanının yazılışına ilişkin açık maddi hatalar (HMK 304(1) kapsamındaki yazı/hesap hatası niteliğindeki hususlar), istinaf kanun yoluyla değil, ilgili mahkemece resen veya taraf talebiyle mahallinde düzeltilir; bu nitelikteki bir hususun tek başına istinaf konusu yapılması, başvuru hakkının kötüye kullanılması sayılır ve buna sebebiyet veren vekil hakkında HMK 329/2 uyarınca disiplin para cezasına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Karar başlığındaki davalı unvanına ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin niteliği ve mahkemesi → kabul
İddia: Davalı vekili, dava dilekçesinde davalının 'Taşıyan ...'e izafeten acentesi sıfatı ile ... A.Ş' şeklinde gösterildiğini, ancak gerekçeli kararda davalının asaleten '... A.Ş' olarak gösterilmesinin TTK 105 ve TTK 105/3 hükümlerine aykırı olduğunu, bunun muhtemel aleyhe kararda müvekkilinin asaleten sorumlu tutulması sonucunu doğurabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Davalının yabancı taşıyan olduğu hususunda ihtilaf bulunmamakta olup cevap dilekçesi de izafeten sunulmuştur; sadece karar başlığında davalı sıfatında maddi hata bulunmaktadır ve istinaf başvurusu bu hatanın giderilmesinden ibarettir, başkaca bir talep içermemektedir. HMK 304(1) uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece resen veya taraflardan birinin talebiyle düzeltilebilir. Davalının dava dilekçesinde ve diğer belgelerde açıkça yer alan unvanın gerekçeli karar başlığında yazılışındaki açık hatanın tashihinin mahallinde (ilk derece mahkemesinde) yapılması mümkündür. Bu nedenle dosyanın, karar başlığındaki davalı unvanının düzeltilmesi hususunda karar verilmek üzere tetkiksiz mahalline iadesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Maddi hata düzeltme talebiyle istinaf yoluna başvurulmasının hakkın kötüye kullanılması sayılıp disiplin para cezasına hükmedilmesi → kabul
Gerekçe: HMK 329/2 uyarınca kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan taraf disiplin para cezası ile mahkum edilebilir; bu hallere vekil sebebiyet vermişse ceza vekil hakkında uygulanır. Davalı vekilinin, karar başlığında ve UYAP kayıtlarında yapılan maddi hatanın düzeltilmesi için ilk derece mahkemesine başvurması mümkün iken bunun yerine istinaf kanun yoluna başvurmuş olması, istinaf başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğindedir ve buna vekil sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, gerekçeli karar başlığındaki taraf unvanı yazılışına ilişkin maddi hataların HMK 304(1) kapsamında ilk derece mahkemesince düzeltilmesi gerektiği ve bu hususun istinaf konusu yapılmasının başvuru hakkının kötüye kullanılması sayılarak HMK 329/2 uyarınca disiplin para cezası gerektirdiği yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir; ancak İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararı olduğundan bağlayıcı değil ikna edici (bölgesel) emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hata (yazı hatası)↗ karar düzeltme/tashih↗ acente-izafeten temsil↗ istinaf başvuru hakkının kötüye kullanılması↗ disiplin para cezası↗ tetkiksiz iade↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/868
KARAR NO 2025/992
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2025
NUMARASI 2024/884 Esas - 2025/178 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 19/11/2024
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili şirketin yurt dışından 26.06.2024 tarihli ... no.lu fatura karşılığında CIF bazında satın aldığı eşyası satıcının - müvekkile teslim edilmek üzere – 05 07 2024 tarihinde davalı taşıyıcı firma ...'e teslim edildiğini (BOOKING NO: ... // ... / Izmıt// ...) Bunun üzerine Hindistan'dan Türkiye/İzmit Limanına deniz yolu ile taşınmak üzere karşı tarafa ait konteynere yerleştirildiğini ve müvekkiline limanda 05/07/2024 tarihinde taşınmaya hazır durumda olmasına rağmen, alıcı şirketin borcu olduğu iddia edilerek davalı taşıyıcı firma tarafından taşımadan imtina edildiğini, müvekkili şirketin kayıtlarına göre müvekkili şirketin karşı yandan 720 USD tutarında alacaklı olduğunu, borcu olmamasına rağmen aldığı yükü taşımayı durdurmasının müvekkilini müşterilerine karşı zor durumda bıraktığını,maddi ve manevi zararların tazmin haklarının saklı kalmak sureti ile davalı taşıyıcı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili;dava konusunun deniz ticareti hukukuna tabi olduğunu,görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ... nin davacıdan 1.826-USD alacaklı olduğundan davacının yüklerini taşımaktan imtina edildiğini, gerek ... 'den aldığı bilgiler, gerekse davacının dosyaya sunduğu maillerden(EK-10 Cari Hesap)'de sundukları hesap tablolarından görüleceği üzere davacı yan ... firmasına ... numaralı konşimentoya (EK-11 Konişmento) dayalı ... numaralı 616- USD bedelli demuraj faturasından (EK-12 Demuraj Faturası) ve ... numaralı konşimentoya (EK-13 Konişmento) dayalı ... numaralı 1.210-USD bedelli demuraj faturasından (EK-14 Demuraj Faturası) olmak üzere toplam 1.826- USD borçlandığını,davacının bu 2 faturadan olan borçlarını ...
'e 04.08.2024 tarihinde ödediği ,davacının ... 'e 04.08.2024 tarihinde borcu bulunmadığını, kısacası ithalat yüklerinde CIF teslim şekli ile satılan mallarda taşıma mukavelesi kurmak ve navlun sözleşmesi akdetmek alıcı olan davacının değil yurt dışındaki satıcının görevli olduğunu, davacının hiçbir zaman ... “e bir taşıma talimatı ve rezervasyonu olmadığını, davanın görev yönünden reddine, milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden aksi halde esasdan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklandığı İstanbul ilinde bu tür davalara bakma görevi İstanbul 17. ATMne verildiği, bu mahkeme ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Davalı ... AŞ vekili;dava dilekçesinde davalının "Taşıyan ... 'e izafeten acentesi sıfatı ile ... A.Ş" şeklinde gösterildiğini , TTKnın 105 maddesi kapsamında acenteler ancak ve ancak aracılıkta bulundukları sözleşmeler bakımından temsil ettikleri kişilere "izafeten" dava edilebileceği ve TTKnın105/3 maddesi kapsamında bu yönde açılacak davalarda verilen hüküm acentelere uygulanmadığını, oysa ki gerekçeli kararda davalı olarak sadece ve asaleten müvekkili "... AŞ"nin davalı olarak gösterildiğini, davacının husumeti Danimarka'lı yabancı taşıyan ...'e izafeten ... A.Ş. olarak göstermişken, gerekçeli kararda davalı olarak ... A.Ş. 'nin gösterilmesi mümkün olmadığını, bu şekilde gerekçeli kararda müvekkilinin izafeten değil de, asaleten davalı gösterilmesi (-kabul anlamına gelmemek kaydıyla-) muhtemel aleyhe verilecek karardan müvekkilinin asaleten sorumlu olacağı yönünde bir hatalı sonucun çıkmasına sebep olacağını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili görevsizlik kararını istinaf etmediğini açıkça belirtmiştir.Karar davacı tarafça da istinaf edilmemiştir.Dava dilekçesinde davalı "Taşıyan ...
'e izafeten acentesi sıfatı ile ... AŞ" olarak gösterilmiş olup UYAP'a kaydın ... AŞ olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; davalının yabancı taşıyan olduğu hususunda ihtilaf olmayıp,cevap dilekçesi de izafeten sunulmuştur.Sadece karar başlığında davalı sıfatında yapılan maddi hata nedeniyle davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK''nın 304(1) maddesinde hükümdeki yazı ve hesap htalarının diğer benzeri açık hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebiyle düzeltilebileceği hükmünü amirdir.Davalının dava dilekçesinde ve diğer belgelerden açıkça yapılan ünvanın yazılışında ki açık hatanın tashihinin mahallinde yapılması mümkündür. Davalı vekilinin istinaf başvurusu dilekçesi maddi hatanın giderilmesi talebinden başkaca bir talebi olmadığından gerekçeli karar başlığında davalı ünvanının "Taşıyan ...'e izafeten acentesi sıfatı ile ...
A.Ş" olarak düzeltilmek üzere tetkiksiz mahalline iadesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK nın 329/2 madde hükmü ile ''Kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.'' hükmünü haizdir. Davalı vekili, karar başlığında ve UYAP kayıtlarında yapılan maddi hatanın düzeltilmesi için ilk derece mahkemesine başvurması mümkün iken istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı, duruma da vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin gerekçeli kararda davalı ünvanının düzeltilmesi talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE, Davalı vekili Av. ... hakkında HMK 329/2 gereği 5.000-TL disiplin para cezası verilmesine, Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/6090 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi