6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3440 E. 2020/2689 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usuli kazanılmış hak kazanılmış hak olumsuz oy ortalama tüketici iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı uyarınca; tescilli marka ile dava konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açaçak derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu markalarla karşılaşan ve bu markaları okuyan ortalama bir tüketicinin taraf markalarının bir birinden farklı markalar olduğunu kolaylıkla anlayacağı, markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya sebep olacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğü davaları sicilde hak sahibi olarak gözüken kişi aleyhine açılması gerekir. YİDK kararının iptali davaları ise kararı alan TPMK ile kararın iptalinden olumsuz etkilenecek taraf aleyhine açılması gerekir.

Somut olayda; Dairemizin bozma ilamından önce mahkemece, YİDK kararının kısmen iptali ile davalı şirkete ait markanın 41. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve söz konusu kararı sadece davalı TPMK temyiz etmiş olup, davalı şirket ise temyiz etmemiştir. Bu durumda, mahkemenin kısmi hükümsüzlük kararı aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmadığından bu kararın kesinleştiği ve Dairemizin 2015/4700 E., 2015/11554 K. sayılı ilamı ile de kararın davalı TPMK yararına bozulduğu halde mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3440 E.  ,  2020/2689 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 03/11/2016 tarih ve 2016/105-2016/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı Şirket'in "smac+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna ''mac'' ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın davalı TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, “mac” ibaresinin başına yalnız "s" harfinin eklenmesinin, başvuruya bütüncül bir ayırt edicilik kazandırmayacağını, markalar arasında iltibas riskinin bulunduğunu, davalı şirketin sektör anlamında müvekkili şirket ile rekabet halinde bir firma olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

Davalı TPMK ve Şirket vekilleri davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı uyarınca; tescilli marka ile dava konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açaçak derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu markalarla karşılaşan ve bu markaları okuyan ortalama bir tüketicinin taraf markalarının bir birinden farklı markalar olduğunu kolaylıkla anlayacağı, markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya sebep olacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğü davaları sicilde hak sahibi olarak gözüken kişi aleyhine açılması gerekir. YİDK kararının iptali davaları ise kararı alan TPMK ile kararın iptalinden olumsuz etkilenecek taraf aleyhine açılması gerekir.

Somut olayda; Dairemizin bozma ilamından önce mahkemece, YİDK kararının kısmen iptali ile davalı şirkete ait markanın 41. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve söz konusu kararı sadece davalı TPMK temyiz etmiş olup, davalı şirket ise temyiz etmemiştir. Bu durumda, mahkemenin kısmi hükümsüzlük kararı aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmadığından bu kararın kesinleştiği ve Dairemizin 2015/4700 E., 2015/11554 K. sayılı ilamı ile de kararın davalı TPMK yararına bozulduğu halde mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/608715100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.