Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2635 E. 2020/2761 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dahili dava↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu 2015/23421 sayılı “Bizim Semt+Şekil” ibareli başvuru kapsamındaki 31. sınıfta yer alan "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" hizmetlerinin davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer oldukları, taraf marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dolayısıyla sayılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, davacı şirketlere ait “BİZİM” markalarının tanınmış oldukları ve aynı KHK'nın 8/4. maddesinde düzenlenen koşulların da somut olayda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-1077 sayılı kararının iptaline, 2015/23421 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacı talebinde açıkça 31. ile 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün istenilmesine ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda yalnızca bu sınıflar yönünden değerlendirme yapılıp gerekçeli kararda da anılan rapora itibar edilmesine karşın, mahkemece HMK'nın 26/1. maddesine aykırı olacak biçimde YİDK kararının tümden iptaline ve dava konusu markanın da tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TPMK YİDK'in 2017-M-1077 sayılı kararının, 31. sınıfta yer alan "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli 2015/23421 sayılı markanın aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı başvurusuna konu "BİZİM SEMT + ŞEKİL” ibareli marka ile davacıların itirazına gerekçe gösterdiği "BİZİM" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince de talebi aşar şekilde YİDK kararının tümden iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Davalının markasına yerleştirdiği “SEMT” ibaresinin markayı yeterince farklılaştırdığı ve kavramsal açıdan tamamen farklı bir anlama büründürdüğü dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı halde Mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı TPMK yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7798 E. 2018/835 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaCanlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar «dahil»).
… hizmetleri" hizmetlerinin davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer oldukları, taraf marka işaretleri arasında da «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dolayısıyla sayılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, davac …
Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar «dahil»).
Benzer bu karardaCanlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar «dahil»).
ÜNİVERSİTESİ” tamlamasının bir bütün olarak öne çıktığı, dava konusu başvuruda ise “....” ibaresi dışında herhangi bir unsur bulunmadığı, davacının 2004/08754 sayılı ".... + şekil" markası ile davalının "...." ibareli başvuru arasındaki benzerliğin yüksek derecede olduğu ancak tescil kapsamları farklı olduğundan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında bir «iltibas» riski bulunmadığı gerekeçsiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, TPE YİDK kararının iptali istemi ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, tescil başvurusuna konu “....” markası ile itiraza mesnet "....+şekil" ibareli davacı markası benzerlik gösterse de tescil kapsamları farklılık arzettiğinden 556 sayılı KHK'nin 8/1-b. bendi anlamında «iltibas» riski bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ki 01 ve 05. sınıftaki kodlarında benzerlik bulunsa da, davacının itiraza ve davaya mesnet gösterdiği tescilli markalarının koruma kapsamındaki çekişmeli mallar ile «ortalama tüketici» kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim «dağıtım» ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi itibariyle tamamen farklı olduğu ve benzer olduklarından söz edilemeyeceği, markalarda yer alan -/- .... ibaresinin davacı tarafça yaratılmış özgün bir kelime olmadığı, yapısından kaynaklanan güçlü bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, davacının markalarında şekil unsurunun da esaslı unsur olarak yer aldığı, davacının markası eğitim ve sağlık sektöründe uzun süredir kullanılıp toplum …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2635 E. , 2020/2761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2017 tarih ve 2017/138 E.- 2017/577 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/03/2019 tarih ve 2018/826 E.- 2019/251 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin "BİZİM" asıl unsurlu tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilllerinin "BİZİM" asıl unsurlu markalarla benzer nitelikteki 2015/23421 sayılı "BİZİM SEMT+ŞEKİL" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkillerince yapılan itirazların davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira başvuru konusu ibarenin asli unsurunun "BİZİM" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8/4.
maddesi uyarınca da başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2017-M-1077 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu 2015/23421 sayılı “Bizim Semt+Şekil” ibareli başvuru kapsamındaki 31. sınıfta yer alan "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" hizmetlerinin davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer oldukları, taraf marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dolayısıyla sayılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, davacı şirketlere ait “BİZİM” markalarının tanınmış oldukları ve aynı KHK'nın 8/4.
maddesinde düzenlenen koşulların da somut olayda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-1077 sayılı kararının iptaline, 2015/23421 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacı talebinde açıkça 31. ile 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün istenilmesine ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda yalnızca bu sınıflar yönünden değerlendirme yapılıp gerekçeli kararda da anılan rapora itibar edilmesine karşın, mahkemece HMK'nın 26/1. maddesine aykırı olacak biçimde YİDK kararının tümden iptaline ve dava konusu markanın da tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2.
maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TPMK YİDK'in 2017-M-1077 sayılı kararının, 31. sınıfta yer alan "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” malları ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli 2015/23421 sayılı markanın aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı başvurusuna konu "BİZİM SEMT + ŞEKİL” ibareli marka ile davacıların itirazına gerekçe gösterdiği "BİZİM" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince de talebi aşar şekilde YİDK kararının tümden iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Davalının markasına yerleştirdiği “SEMT” ibaresinin markayı yeterince farklılaştırdığı ve kavramsal açıdan tamamen farklı bir anlama büründürdüğü dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı halde Mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı TPMK yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı TPMK'ya iadesine, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607596800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz