Menfi tespit davasında İİK 72/3 ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1735 E. 2023/1658 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, İİK 72/3 kapsamında ihtiyati tedbir talep eden tarafın, HMK 390/3 gereğince davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; bu ispat, talep ve ara karar tarihi itibariyle mevcut delillere göre değerlendirilir ve sonradan (istinaf aşamasında) sunulan deliller bu değerlendirmeye dahil edilemez. Dava dilekçesi ekinde talep dayanağı delil bulunmaması halinde yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekir.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 kapsamında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, takip konusu alacağın davalı tarafça çekle ödemeyi kabul ederek kapatıldığını, bu nedenle davalıya borcu bulunmadığını, dolayısıyla takibin tedbiren durdurulmasına veya icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddeden kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Gerekçe: İİK'nın 72/3 maddesi, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, ancak borçlunun gecikme zararlarını karşılayacak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğini düzenlemektedir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, HMK'nın geçici hukuki korumalara ilişkin genel hükümleri kapsamında davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesi de tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı sebebi ve türü açıkça belirtmesini ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesini şart koşmaktadır. Somut olayda davacı vekilince, ihtiyati tedbir talep tarihi ve mahkemenin ara karar tarihi itibariyle haklılığını yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlayacak nitelikte kanaat verici hiçbir delil ibraz edilmemiştir. İhtiyati tedbir talebinin haklılığı, o tarih itibariyle sunulan delillere göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, sonradan sunulan delillerin istinaf aşamasında incelenmesi mümkün değildir; bu nedenle ara karardan sonra davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde sunulan sipariş formu ve fatura suretleri değerlendirilememiştir. Dava dilekçesi ekinde talep dayanağı bir delil bulunmadığından ve yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibi sonrası açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispatın hangi tarih itibariyle ve hangi delillere göre değerlendirileceği, ayrıca istinaf aşamasında sonradan sunulan delillerin bu değerlendirmeye dahil edilemeyeceği yönünden emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ yaklaşık ispat↗ İİK 72/3↗ geçici hukuki koruma↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1735
KARAR NO 2023/1658
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/05/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/513 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/10/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin kesinleştiğini, takip konusu alacağın, 26.07.2022 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 30.07.2022 tarihli 1.231.469,26-TL tutarlı faturaya istinaden teslim edilen mala ilişkin ödemelerdeki çek kur farkı ile vade farkı olduğunu, davalı tarafın çekle ödemeye ilişkin kur farkını talep ettiğini, davalının düzenlediği 31.10.2022 tarihli ve 02.12.2022 tarihli faturaların kur farkı ve vade farkına ilişkin olduğunu, davalıya 30.12.2022 tarihli 1.250.000-TL tutarlı çek ile ödeme yapılarak borcun kapatıldığını, davalının çekle ödemeyi kabul etmesi nedeniyle artık kur farkı talep edemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin takip konusu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin İİK'nın 72.
maddesi gereğince tedbiren durdurulmasına, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise İİK'nın 72/3 maddesi gereği icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tensip tutanağının 8. maddesinde, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, dava dilekçesi ekinde talep dayanağı bir bir delil emare bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin kesinleştiğini, takip konusu alacağın, 26.07.2022 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 30.07.2022 tarihli 1.231.469,26-TL tutarlı faturaya istinaden teslim edilen mala ilişkin ödemelerdeki çek kur farkı ile vade farkı olduğunu, davalı tarafın çekle ödemeye ilişkin kur farkını talep ettiğini, davalının düzenlediği 31.10.2022 tarihli ve 02.12.2022 tarihli faturalarının kur farkı ve vade farkına ilişkin olduğunu, davalıya 30.12.2022 tarihli 1.250.000-TL tutarlı çek ile ödeme yapılarak borcun kapatıldığını, davalının çekle ödemeyi kabul etmesi nedeniyle artık kur farkı talep edemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin takip konusu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin İİK'nın 72.
maddesi gereğince tedbiren durdurulmasına, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise İİK'nın 72/3 maddesi gereği icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesi hususunda ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, vade farkı ve kur farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada, İİK'nın 72/3 maddesine dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İİK'nın 72/3 maddesi “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden taraf, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre ise "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." Somut olayda; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, icra takibinin tedbiren durdurulması, olmadığı takdirde icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Ancak davacı vekilince ihtiyati tedbir talep ve mahkeme ara karar tarihi itibariyle, haklığını yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlayacak nitelikte kanaat verici hiç bir delil ibraz edilmemiştir. İhtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece talebin haklılığının o tarih itibariyle sunulan delillere göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, sonradan sunulan delillerin istinaf aşamasında incelenmesi mümkün değildir.
Bu kapsamda ara kararından sonra davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan sipariş formu ve fatura suretleri değerlendirilememiştir. Bu nedenle mahkemece, dava dilekçesi ekinde talep dayanağı bir delil bulunmadığı, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/60755 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi