İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4597 E. 2020/3583 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usul hükümlerinin derhal uygulanması↗ icra dairesinin yetkisi↗ para borcu alacaklısı↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ genel yetkili mahkeme↗ para borcu↗ yetkisizlik itirazı↗ yetki sözleşmesi↗ yerleşim yeri↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ifa↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece toplanan delillere ve icra takip dosyasına göre 6100 sayılı HMK gereğince yetki sözleşmesinin sadece tacirler arasında yapılabildiği, usul hükümlerinin derhal uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim mahkemesi olduğunun düzenlendiği, davalının yerleşim yerinin Silifke olduğu, yetkili mahkemenin Silifke Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2012/10304 esas 2012/14129 karar sayılı 02.10.2012 tarihli ilamı ile “ davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması nedeniyle mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi konusunda karar verilmesi gerekirken mahkemenin yetkisizliğine karar vermesi bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 6100 sayılı HMK gereğince yetki sözleşmesinin sadece tacirler arasında yapılabildiği, usul hükümlerinin derhal uygulanacağı, İİK'nun 50. maddesi gereğince takip hususunda 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı, HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerininin bulunduğu icra dairesi olduğu, davalın yerleşim yerinin Silifke olduğu, dolayısıyla yetkili icra dairesinin Silifke İcra Dairesi olduğu gerekçesiyle yetkiye yapılan itirazın kabulü ile Torbalı İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğuna, Silifke İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna dair karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 67/1 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine konu alacak bir miktar para borcuna ilişkin olup, icra takibi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 73. maddesine göre borç bir miktar paradan ibaret ise para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden söz konusu madde uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili olması sebebiyle mahkemece davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının reddine karar verilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16024 E. 2014/5184 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaSİLİFKE BALIKÇILIK" ibareli markayı tescil ettirdiği, davalının “SİLİFKE BALIKÇILIK LİMİTED ŞİRKETİ“ unvanını Ticaret Sicil Gazetesi’nde 08.02.2006 tarihinde yayınlayarak «ticaret siciline tescil» ettirdiği, uyuşmazlığın davalının "SİLİFKE BALIKÇILIK LİMİTED ŞİRKETİ" şeklindeki «ticaret unvanını» işyeri tabelasında kullanmasının, davacının "M..
Şti." olarak kullandığı tabelada "SİLİFKE BALIKÇILIK" ibarelerini öne çıkartmak suretiyle markasal kullanıma dönüştürdüğü, davalının «ticaret unvanını» Ticaret Sicili’ne tescil edildiği şekli ile tabelasında kullanmadığı, "SİLİFKE BALIKÇILIK" ibarelerinin dikkat çekici büyüklükte ve unvanda bulunan diğer unsurlardan farklı şekilde kullandığı, bu haliyle davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ''SİLİFKE BALIKÇILIK San.
SİLİFKE BALIKÇILIK'' ibareli markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» meni ile, bu şekilde kullanılan tabelanın kaldırılmasına karar verilmiştir.
1- Dava; tescilli «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men’i istemine ilişkin olup; davacı,tescilli markasının davalı tarafa ait işyerinde “SİLİFKE BALIKÇILIK San.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14549 E. 2012/21045 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının SSK Mersin Sigorta Müdürlüğü hesabına gönderilmek üzere Yapı Kredi Bankası Silifke Şubesine 31.08.1998 tarihinde ödeme yaptığı, davanın 27.01.2010 tarihinde açıldığı, BK'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; mahkemece, davada kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4597 E. , 2020/3583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2013 tarih ve 2013/84-2013/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının icra takibine yaptığı yetki itirazını kabul etmediklerini, takip konusu senetlerde ve çeke konu olan faturada Torbalı İcra Dairesi ve Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davacının alacaklısı dava dışı ... olan 09.10.2010 ve 24.10.2010 vade tarihli iki adet senedi kefil sıfatıyla ödemek zorunda kaldığını, ayrıca 09.07.2010 tarihli davacıya ait Yaras Metal isimli firmadan aldığı oturma grubu ve değişik mobilyalar için kesilen 109157 sıra nolu faturadaki bedelin ödenmediğini, Torbalı'da gerçekleşen ilgili alışverişin alınamayan bedelinin de takip konusu yapıldığını belirterek takibe itirazın iptaline, takip konusu alacağın % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesinin ikamet adresi olan Silifke olduğunu, davacıya borcu olmadığını, ...'e olan borcunu ödediğini, dava dışı ...'in işyerinde çalışan ...'nın hesabına senet ve çeke karşılık olan borcunu gönderdiğini, senet ile çekin kendisine gönderilmesi için dava dışı ...'in abisi... tarafından davacıya teslim edildiğini fakat davacının bunu art niyetli kullanıp tahsile koyduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve icra takip dosyasına göre 6100 sayılı HMK gereğince yetki sözleşmesinin sadece tacirler arasında yapılabildiği, usul hükümlerinin derhal uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim mahkemesi olduğunun düzenlendiği, davalının yerleşim yerinin Silifke olduğu, yetkili mahkemenin Silifke Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2012/10304 esas 2012/14129 karar sayılı 02.10.2012 tarihli ilamı ile “ davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması nedeniyle mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi konusunda karar verilmesi gerekirken mahkemenin yetkisizliğine karar vermesi bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 6100 sayılı HMK gereğince yetki sözleşmesinin sadece tacirler arasında yapılabildiği, usul hükümlerinin derhal uygulanacağı, İİK'nun 50. maddesi gereğince takip hususunda 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı, HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerininin bulunduğu icra dairesi olduğu, davalın yerleşim yerinin Silifke olduğu, dolayısıyla yetkili icra dairesinin Silifke İcra Dairesi olduğu gerekçesiyle yetkiye yapılan itirazın kabulü ile Torbalı İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğuna, Silifke İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna dair karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 67/1 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine konu alacak bir miktar para borcuna ilişkin olup, icra takibi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 73. maddesine göre borç bir miktar paradan ibaret ise para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden söz konusu madde uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili olması sebebiyle mahkemece davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının reddine karar verilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607549200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz