Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4685 E. 2020/3826 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı sözleşmesi↗ kötüniyet tazminatı↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ hamil↗ kamu düzeni↗ kötü niyet↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacının icra dosyasına dayanak teşkil eden kredi kartı sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 21.05.2013 tarih 2013/4948 Esas 2013/9301 Karar sayılı ilamı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1 maddesine göre “Bu kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22. ve 23. maddesi hükümleri uygulanır. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Somut olayda, kredi kartı sözleşmesi imzalayan tüketici konumundaki tacir olmayan davacının açtığı bu davada, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının takibe koyduğu 03.11.1995 tarihli kredi kartı sözleşmesindeki imzanın davacı ...’a ait olmadığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca yapılan inceleme neticesinde sabit olduğu ve söz konusu kredi kartı sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerden davacının sorumlu olmadığı, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini huzurda imzalatması ve bu konuda basiretli davranması gerekirken bu yöndeki yükümlülüklerine uymayarak basiretsiz davranıp davacının imzasını taşımayan genel kredi sözleşmesine dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 114,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13189 E. 2010/4538 K.
Ortak:hamil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1 maddesine göre “Bu kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart «hamilinin» tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22. ve 23. maddesi hükümleri uygulanır.
Somut olayda, «kredi kartı sözleşmesi» imzalayan tüketici konumundaki «tacir» olmayan davacının açtığı bu davada, tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMaddelerinin uygulanacağının, 5464 sayılı kanunun 3/j maddesinde kart «hamilinin» banka kartı veya kredi kartı hizmetinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiğinin düzenlendiği, ancak uyuşmazlığın banka kartı hizmetinden değil bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle açılan davada mahkemenin «görevli» olduğunun kabul edilip, işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğr …
Mahkemece, «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» gereğince davacı adına açılan bankomat hesabıyla birlikte davacıya davalı banka tarafından banka kartı verildiği, 01/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde bu kanunun uygulanmasında çıkan ihtilaflarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, davanın tüketici olan gerçek kişi tarafından açılması nedeniyle 4077 sayılı yasa gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde kart «hamilinin» tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. ve 23.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» gereğince davacı adına açılan bankomat hesabıyla birlikte davacıya davalı banka tarafından banka kartı verildiği, 01/03/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde bu kanunun uygulanmasında çıkan ihtilaflarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, davanın tüketici olan gerçek kişi tarafından açılması nedeniyle 4077 sayılı yasa gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4685 E. , 2020/3826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02/02/2017 tarih ve 2016/656-2017/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı aleyhine kredi kartı sözleşmesine istinaden icra takibi başlatıldığını ancak bahse konu sözleşmede bulunan imzalardan hiçbirinin davacıya ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacının icra dosyasına dayanak teşkil eden kredi kartı sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 21.05.2013 tarih 2013/4948 Esas 2013/9301 Karar sayılı ilamı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1 maddesine göre “Bu kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22.
ve 23. maddesi hükümleri uygulanır. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Somut olayda, kredi kartı sözleşmesi imzalayan tüketici konumundaki tacir olmayan davacının açtığı bu davada, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının takibe koyduğu 03.11.1995 tarihli kredi kartı sözleşmesindeki imzanın davacı ...’a ait olmadığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca yapılan inceleme neticesinde sabit olduğu ve söz konusu kredi kartı sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerden davacının sorumlu olmadığı, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini huzurda imzalatması ve bu konuda basiretli davranması gerekirken bu yöndeki yükümlülüklerine uymayarak basiretsiz davranıp davacının imzasını taşımayan genel kredi sözleşmesine dayanarak davacı aleyhine icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 114,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607246900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz