6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 636/3

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4352 E. 2020/2910 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 636/3↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ ticari faiz↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ husumet↗

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacının tasfiye talebinin TTK. 636/3 maddesi uyarınca ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, tasfiye istemli asıl davada davalı şirket dışında ortaklara husumet düşmeyeceği, birleşen davanın ise dava tarihi itibariyle ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle reddi gerektiğinden, asıl davanın kabulüne, asıl davada davanın davalı ... ve ... yönünden husumet nedeni ile reddine, davalı şirket yönünden ise davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmak suretiyle hissesine isabet eden 4.536,63 TL ortaklıktan çıkma payının, kararın kesinleşme tarihi itibariyle ticari faizi ile davalı şirket ortaklarından eşit olarak tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ttk 636/3 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12480 E. 2018/4779 K.

    Ortak: · dava şartı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4352 E.  ,  2020/2910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18/04/2016 gün ve 2014/1145-2016/254 sayılı kararı onayan Daire'nin 25/06/2018 gün ve 2016/12480-2018/4779 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve ilk 5 yıllık idaresi için dava dışı Yılmaz Sarıkaya ile birlikte müdürü olup, münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını ancak, şirketin sürekli zarar etmeye başladığını, kiraların, ücretlerin, vergilerin, malzeme bedellerinin ödenemediğini, şirket ortağı davalıların taahhüt ettikleri sermaye borçlarını da ödemediklerini ve bu durumun da şirketin zararının artmasına neden olduğunu, müvekkilinin müdürlük görevinin karşılığı olan ücretinin de ödenmemesi üzerine ihtarname göndererek müdürlük görevinden istifa ettiğini, davalı şirket ortaklarının hisselerini devrettiklerini ancak, bu hisse devrinin geçersiz olduğunu, davalıların şirket hisselerini bilgisi ve muvafakatı dışında devretmelerinin şirketi zarara uğratan bir karar olup, yapılan devrin kira kontratı hükümlerine de aykırı olduğunu, güvensizlik ortamı oluştuğunu, şirketin sermayesinin tamamının zayi olduğunu, şirketin hem mali nedenler hem de ortakların zarar verici davranışları neticesinde amaçlarına ulaşamayacağının anlaşıldığını ileri sürerek, tedbiren şirket faaliyetlerinin durdurulmasına, engellenmesine, şirketin tasfiyesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı-asıl davada davalılar vekili, davalının müvekkili şirketin faaliyetlerinin durdurulması, feshi ve kayyum atanması talepli dava açtığını ancak, şirketin diğer ortaklarının şirketi devam ettirme niyetlerinin bulunduğunu, davalının ortaklıktan çıkma imkanı varken diğer ortakları zarara uğratmak pahasına şirketin feshi için dava açmasının ortağın ortaklıktan çıkarılması için haklı neden sayıldığını ileri sürerek, TTK'nın 551/3. maddesi uyarınca davalı-asıl davada davacının müvekkili şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir, asıl davanın ise reddini istemiştir.

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacının tasfiye talebinin TTK. 636/3 maddesi uyarınca ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, tasfiye istemli asıl davada davalı şirket dışında ortaklara husumet düşmeyeceği, birleşen davanın ise dava tarihi itibariyle ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle reddi gerektiğinden, asıl davanın kabulüne, asıl davada davanın davalı ... ve ... yönünden husumet nedeni ile reddine, davalı şirket yönünden ise davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmak suretiyle hissesine isabet eden 4.536,63 TL ortaklıktan çıkma payının, kararın kesinleşme tarihi itibariyle ticari faizi ile davalı şirket ortaklarından eşit olarak tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606887800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.