Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5102 E. 2020/2542 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tefrik↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "MİLAJ" markasının, davacının markalarından esas unsur yönünden sadece "J" harfiyle ayrıldığı, bu farkın tefrik edici etkiyi sağlamaktan uzak olduğu, tarafların markalarının aynı sınıflarda tescilli olduğu, "MİLAJ" markası ile karşılaşan vasat dikkat, zeka ve bilgi seviyesindeki bir müşterinin bu markayı davacının markasının esas unsuru olan "MİLA" markası ile karıştırması, "MİLA" markasının yeni bir versiyonu veya serisi olarak algılamasının mümkün olduğu, markaların yazım şekillerinin birbirinden farklı olmasının da davacıya ait markalardaki "MİLA" sözcüğü ile davalıya ait "MİLAJ" markasının arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, tescil edildikleri sınıflar ile bağı bulunmayan davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2013/55891 numaralı "MİLAJ" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkeme gerekçesinde beyan edilen hükümsüzlük gerekçelerinin yerinde olduğu, bilirkişilerin dinlenmemesinin sonuca etkili olmadığı kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markasının, davacının önceki tescilli markası ile iltibas oluşturacağı iddiasına dayanılarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, davacı markasının özel yazı karakterli “MİLA BY NOVA”, dava konusu davalı markasının ise “MİLAJ” olduğu, markalarda esas unsur olarak kabul edilen “MİLA” ve “MİLAJ” ibarelerinin anlamsal olarak farklı olduğu, görsel olarak davalı markasının özgün yazı stili sayesinde birbirlerinden ayrıldığı, fonetik olarak ise baskın telafuz unsuru barındıran “j” harfi ile ayrıştığı; her iki tarafın markaları arasında, kısmi görsel ve işitsel benzerliğin ise ortalama tüketici kitlesi bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ve bu karara ilişkin istinaf isteminin esastan reddi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4176 E. 2024/621 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaDava, davalı markasının, davacının önceki tescilli markası ile «iltibas» oluşturacağı iddiasına dayanılarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
… ayrıldığı, fonetik olarak ise baskın telafuz unsuru barındıran “j” harfi ile ayrıştığı; her iki tarafın markaları arasında, kısmi görsel ve işitsel benzerliğin ise «ortalama tüketici» kitlesi bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmes …
Benzer bu kararda… davalının Milazzo ibareli marka başvurusu ile itirazına mesnet gösterilen Nova Mila, Mila Nova ve Mila ibareli markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ilan
Benzer bu kararda… bulunacak derecede benzer nitelikteki “MILAZZO+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/116606 kod numarasını ... başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenme …
… davalının Milazzo ibareli marka başvurusu ile itirazına mesnet gösterilen Nova Mila, Mila Nova ve Mila ibareli markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin i …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1062 E. 2023/4170 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · faiz başlangıç tarihi · delil değerlendirmesi · tahkikat · kamu düzenine aykırılık · zamanaşımı def'i · üçüncü kişi · def'i
Benzer bu kararda… r vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı Mila A.Ş.'nin davalı şirket ile birleştiğini, bu şekilde her iki şirketin alacakları ve borçlarının da birleştiğini, «faiz başlangıç tarihi» 01.01.2004 olan bir alacağın bu tarihten sonra değil, bu tarihten önceki bir ilişkiye dayandığının açık olduğunu, davalının tüm «ticari defterlerinin incelenmesi» halinde davanın kabulüne karar verileceğini, davalı şirket ile birleşen Mila A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz üzerine inşaat yapılması sırasında müvekkillerinin Mila A. …
… dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı ancak davalı şirkete şirket ortağı sıfatıyla değil «üçüncü kişi» sıfatıyla borç verdiklerini, buna göre müvekkillerinin şirket ortağı olsa dahi borç verilen para ile ilgili genel zaman aşımı süresinin dikkate alınması ve 10 yıl üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, eksik delillerle hüküm kurulduğunu, borç verilen dava dışı Mila A.Ş.'nin davalı firma ile alacakları ve borçları ile birleştiğini, bu hususta ek rapor alınması talepleri ile ilgili bir karar verilmeden «tahkikatın» bitirildiğini, Ankara 11.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamada davalının «zamanaşımı def»'inin reddi ile davanın esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun delilleri arasında bulunduğunu, Mahkemece bu «delillerinin değerlendirilmediğini», bunun gerekçesinin açıklanmadığını, delillerinin toplanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5983 E. 2023/700 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · aile şirketi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · takipsizlik kararı · ziya · şikayet · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu
Benzer bu kararda… nde özetle; İlk Derece Mahkemesinin, 25 inci sınıf yönünden vermiş olduğu davanın reddine dair kararın dosya kapsamına, maddi gerçeğe ve hukuka uygun olduğunu, aynı «aile şirketler» grubu içinde yer alan Teksim Şirketi'nin, müvekkili şirketin vermiş olduğu izin ile markanın aynısını ve ayrıca ayırt edici karakterini değiştirmeden kullandığının açıkça sübuta ermiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin MİLA ve NOVA ibarelerinin her ikisi de markanın asli unsuru olduğu değerlendirmesi hatalı olduğunu, zira markanın esaslı unsuru “Mila” ibaresi olmakla birlikte ürünü işaret ederken Nova ibaresinin ise müvekkilinin içinde yer aldığı şirketler grubunu işaret ettiğini, bitişik yazılmak suretiyle iki kelimeden veya ayrı ayrı iki kelimeden veya ayrı ayrı birden fazla sözcükten oluşan markalarda karakteristik sözcük çıkartılmadığı sürece, bir sözcüğün çıkartılmasının tüketici açısından farklı marka algısı yaratmıyorsa markanın kullanıldığı anlamına geleceğini, yine markayı oluşturan kök unsur kullanılmak şartıyla markanın bazı unsurlar ilave edilerek kullanılması ya da markanın çeşitli versiyonlarının kullanılmasının da markanın kullanılması anlamına geleceğini, dolayısıyla “Mila by Nova” markasında kök, esaslı unsurun “Mila” olduğunu, “By Nova”nın «ticaret unvanına» işaret eden markasal unsurdan «ziyade» markayı «taşıyan» ürünlerin üreticisini belirttiğini, “Mila” ibaresinin markanın esaslı unsuru olduğuna ilişkin diğer dava dosyalarına sunulmuş bilirkişi raporları ve kesinleşmiş mahkeme kararı da bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/107399 soruşturma dosyasında verilen «takipsizlik» kararının kesinleştiğini, bu nedenle davacı ... ...ve ...'un da işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını belirterek ve istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… ı DSM Grup Danışmanlık Şirketi'nin yetkilileri oldukları ve davacıların davalının 2007/44078 sayılı tescilli markasına tecavüz ettiklerinden bahisle, davalı tarafın «şikayeti» üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/107399 soruşturma nolu dosyası ile haklarında soruşturma başlatıldığı, bu davacıların «iptal davası» açmakta «hukuki yararlarının» bulunduğu, ancak davacılardan ... hakkında soruşturma başlatılmadığı, şirket yetkilisi de olmadığı, bu davacının davalı markasının iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varıldığı, ... yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar vermek gerekirken, onun yönünden de yargılamaya devam edilmesinin doğru olmadığı, davalı vekili Bakırköy 1.
… ıklandığı üzere markanın esaslı unsurunun Türk Marka Hukukunun genel prensibi olan markanın bölünmezliği ilkesi prensibi kapsamında MİLA ve NOVA ibareleri olduğunu, «üçüncü kişi» tarafından kesilen faturaların lisans «şerhi» bulunmadan üçüncü kişilere karşı kullanımın ispatı olarak ileri sürülemeyeceğini, iptal davalarında kullanımın sınıf altındaki her bir emtia yönünden tek tek araşt …
… 6/37 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davada verilen kararın bu davanın açılış tarihi itibariyle kesinleşmediğini, davanın şirket adına açıldığının kabulü ile «derdestlik» nedeniyle davanın reddi gerektiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/107399 soruşturma nolu dosyasında «kovuşturmaya yer olmadığı» kararı verildiğini, davacı şahıslar adına açılan davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, Mahkemenin 25 inci sınıf yönünden davanın reddine dair kararının haklı ve yerinde olduğunu, 25 inci sınıfın bileşeni olan ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5102 E. , 2020/2542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2017 tarih ve 2015/167 E.- 2017/43 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/10/2019 tarih ve 2017/2724 E.- 2019/2298 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2007/44078, 2011/99469 tescil numaralı "Mila by Nova" markalarının 23, 24, 25 ve 35. sınıflarındaki emtiayı kapsayacak şekilde sahibi olduğunu, davalının 2013/55891 tescil numaralı "MİLAJ" markasının, kendisine ait markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, tek bir harf farkının ayırt edicilik sağlamadığını, iştigal alanlarının da benzer olması dolayısıyla iltibas ihtimali bulduğunu ileri sürerek davalıya ait 2013/55891 numaralı "MİLAJ" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dava konusu markasını parçalara ayırarak benzerlik kıyaslamasına sokmasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının yapmış olduğu TPMK marka başvurularında "NOVA" ibaresinin esaslı unsur olduğunu, davacının TPMK nihai kararına karşı dava açma hakkı mevcut iken davacı tarafın dava açmadığını, davalının bu süreçte "MİLAJ" markasına yatırımlar yaptığını, davacının kötüniyetli olarak derdest davayı ikame ettiğini, dava konusu markaların görsel, işitsel, fonetik olarak birbirinden farklı olduğunu, özellikle bayan müşterilerin alışveriş konusundaki alışkanlıkları da göz önünde alındığında markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "MİLAJ" markasının, davacının markalarından esas unsur yönünden sadece "J" harfiyle ayrıldığı, bu farkın tefrik edici etkiyi sağlamaktan uzak olduğu, tarafların markalarının aynı sınıflarda tescilli olduğu, "MİLAJ" markası ile karşılaşan vasat dikkat, zeka ve bilgi seviyesindeki bir müşterinin bu markayı davacının markasının esas unsuru olan "MİLA" markası ile karıştırması, "MİLA" markasının yeni bir versiyonu veya serisi olarak algılamasının mümkün olduğu, markaların yazım şekillerinin birbirinden farklı olmasının da davacıya ait markalardaki "MİLA" sözcüğü ile davalıya ait "MİLAJ" markasının arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, tescil edildikleri sınıflar ile bağı bulunmayan davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2013/55891 numaralı "MİLAJ" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkeme gerekçesinde beyan edilen hükümsüzlük gerekçelerinin yerinde olduğu, bilirkişilerin dinlenmemesinin sonuca etkili olmadığı kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markasının, davacının önceki tescilli markası ile iltibas oluşturacağı iddiasına dayanılarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde markaların üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerin bir bütün olarak dikkate alındığı umumi intibaları itibariyle bir karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, davacı markasının özel yazı karakterli “MİLA BY NOVA”, dava konusu davalı markasının ise “MİLAJ” olduğu, markalarda esas unsur olarak kabul edilen “MİLA” ve “MİLAJ” ibarelerinin anlamsal olarak farklı olduğu, görsel olarak davalı markasının özgün yazı stili sayesinde birbirlerinden ayrıldığı, fonetik olarak ise baskın telafuz unsuru barındıran “j” harfi ile ayrıştığı;
her iki tarafın markaları arasında, kısmi görsel ve işitsel benzerliğin ise ortalama tüketici kitlesi bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ve bu karara ilişkin istinaf isteminin esastan reddi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606120900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz