6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3944 E. 2020/1654 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talep aşımı taleple bağlılık ilkesi taleple bağlılık kaydileştirme sermaye piyasası kanunu temerrüt tarihi kanun yolu maktu vekalet ücreti sözleşmeye aykırılık sebepsiz zenginleşme ortaklık ilişkisi haksız fiil yargılama gideri menfi tespit dahili dava vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 26 · TTK · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, açılan davanın kabulü ile 41.318,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 17/11/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi uyarınca mahkeme, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesinde sadece alacak talebinde bulunulmuş olup, İlk Derece Mahkemesince, alacak talebine ilişkin hüküm yanında talep aşımına neden olacak şekilde geçerli ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi kapsamında, dava dilekçesindeki talepler nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken talep aşımına neden olacak şekilde geçerli ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitiyle beraber alacağa hükmedilmesine dair karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, re’sen bozmayı gerektirmiştir.

2-Ayrıca, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.

Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3944 E.  ,  2020/1654 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/12/2017 tarih ve 2016/714 E- 2017/1123 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/07/2019 tarih ve 2018/767 E- 2019/880 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile davalı tarafa 29/02/2000 tarihinde toplam 31.300,00 DM verdiğini ve davalının müvekkilinin yatırmış olduğu para karşılığı makbuz verildiğini, davalı şirket ve temsilcisinin Sermaye Piyasası Kurulu'nun haklarında yasal işlem başlattığını, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, bu konuda ceza davaları açıldığını ileri sürerek, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 31.300 DM'nin dava tarihindeki TL karşılığından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'sinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 07.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 41.318,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, açılan davanın kabulü ile 41.318,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 17/11/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi uyarınca mahkeme, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesinde sadece alacak talebinde bulunulmuş olup, İlk Derece Mahkemesince, alacak talebine ilişkin hüküm yanında talep aşımına neden olacak şekilde geçerli ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda, 6100 sayılı HMK’nın 26.

maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi kapsamında, dava dilekçesindeki talepler nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken talep aşımına neden olacak şekilde geçerli ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitiyle beraber alacağa hükmedilmesine dair karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, re’sen bozmayı gerektirmiştir.

2-Ayrıca, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır.

Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.

Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597676300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.