Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3788 E. 2020/1919 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi tahsis ücreti↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ kabul beyanı↗ ticari faiz↗ kesinlik sınırı↗ alacak davası↗ komisyon↗ dosya masrafı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce akdedilen sözleşmelerden alınan masrafların diğer bankalarla kıyaslandığında makul seviyede olduğu, 01/07/2012 tarihinden sonra düzenlenen sözleşmelerde herhangi bir isim altında kredi kullananlardan masraf kesintisi yapılmasının genel işlem koşullarına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 17/07/2012 tarihinden, 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 20/12/2013 tarihinden, 455,00 TL' ye ödeme tarihi olan 07/06/2013 tarihinden, 785,00 TL' ye ödeme tarihi olan 20/06/2013 tarihinden, 500,00 TL' ye ödeme tarihi olan 09/10/2013 tarihinden, 1.300,00 TL' ye ödeme tarihi olan 30/10/2013 tarihinden, 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 12/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar karar tarihi olan 21.05.2019 itibarıyla 3.234,90 TL'dir. Mahkemece davanın reddine karar verilen 2.100,00 TL davacı yönünden karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece 01.07.2012 tarihinden sonra kullanılan kredilerle alakalı olarak, sözleşmelerde herhangi bir isim altında masraf kesintisi yapılmasının genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle anılan tarihten sonra kullanılan krediler sırasında alınan kredi tahsis ücretlerinin iadesine karar verilmiş ise de 18.12.2012 tarihli tutanak ile sözleşme suretinin davacıya teslim edildiği, 20.12.2012 tarihli kabul beyanı ile de davacının kredi masrafları ile ilgili bilgilendirildiği, masraflar hususunda sözleşmenin davacı ile müzakere edildiği ve davacının genel işlem şartlarını kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı dikkate alındığında bankanın sözleşme çerçevesinde masraf ve komisyon isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu ile bankanın 01.07.2012 tarihinden sonra kullanılan krediler nedeniyle tahsil ettiği kredi tahsis ücretlerinin emsal banka uygulamalarına göre makul düzeyde olduğu belirlenmiş olup bu durumda davacıya iadesine karar verilen 3.790,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3788 E. , 2020/1919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/05/2019 tarih ve 2018/584-2019/790 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından muhtelif tarihlerde kullandığı ticari kredilerden dolayı davacıdan toplam 5.890,00 TL haksız masraf kesintisi yapıldığını ileri sürerek 5.890,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce akdedilen sözleşmelerden alınan masrafların diğer bankalarla kıyaslandığında makul seviyede olduğu, 01/07/2012 tarihinden sonra düzenlenen sözleşmelerde herhangi bir isim altında kredi kullananlardan masraf kesintisi yapılmasının genel işlem koşullarına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 17/07/2012 tarihinden, 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 20/12/2013 tarihinden, 455,00 TL' ye ödeme tarihi olan 07/06/2013 tarihinden, 785,00 TL' ye ödeme tarihi olan 20/06/2013 tarihinden, 500,00 TL' ye ödeme tarihi olan 09/10/2013 tarihinden, 1.300,00 TL' ye ödeme tarihi olan 30/10/2013 tarihinden, 250,00 TL' ye ödeme tarihi olan 12/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar karar tarihi olan 21.05.2019 itibarıyla 3.234,90 TL'dir. Mahkemece davanın reddine karar verilen 2.100,00 TL davacı yönünden karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece 01.07.2012 tarihinden sonra kullanılan kredilerle alakalı olarak, sözleşmelerde herhangi bir isim altında masraf kesintisi yapılmasının genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle anılan tarihten sonra kullanılan krediler sırasında alınan kredi tahsis ücretlerinin iadesine karar verilmiş ise de 18.12.2012 tarihli tutanak ile sözleşme suretinin davacıya teslim edildiği, 20.12.2012 tarihli kabul beyanı ile de davacının kredi masrafları ile ilgili bilgilendirildiği, masraflar hususunda sözleşmenin davacı ile müzakere edildiği ve davacının genel işlem şartlarını kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı dikkate alındığında bankanın sözleşme çerçevesinde masraf ve komisyon isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu ile bankanın 01.07.2012 tarihinden sonra kullanılan krediler nedeniyle tahsil ettiği kredi tahsis ücretlerinin emsal banka uygulamalarına göre makul düzeyde olduğu belirlenmiş olup bu durumda davacıya iadesine karar verilen 3.790,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597204200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz