Tasarım hakkı tecavüzünden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3721 E. 2020/2140 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gcrektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı 554 sayılı KHK’nın 52/2-b bendi gereğince tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre tazminat hesaplaması yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, tercih edilen hesaplama yöntemine göre ele geçirilen 32 adet üründen 26 adetinin davalı tarafça piyasaya sürülmeden imha edilip, tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği bir kazanç bulunmadığı gerekçesi ile imha edilen kısmın maddi tazminat hesabına dahil edilmemesi yerinde olup, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekirken, karar yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.03.2018 tarih, 2016/8245 E. 2017/1712 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14920 E. 2015/460 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · kötüniyet tazminatı · ihbar · kötüniyet · hasar
Benzer bu kararda30. madde gereğince «hasar ihbarı» yapılmadığı, davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığı, davaya konu motorların imha edilmesi nedeniyle hasarın ve zarar miktarının tespiti konusunda davacının ispat vasıtasının kalmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, % 20 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için İİK'nun 67/2 maddesine göre alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlatması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece davacının ne şekilde «kötüniyetli» takipte bulunduğu değerlendirilip tartışılmadan, alacağın likit olduğundan bahisle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/26 E. 2018/7915 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… 26 adetinin davalı tarafça piyasaya sürülmeden imha edilip, tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği bir kazanç bulunmadığı gerekçesi ile imha edilen kısmın «maddi tazminat» hesabına «dahil» edilmemesi yerinde olup, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekirken, karar yazılı gerekçe ile davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği halde, bilirkişi raporundaki dava tarihinden sonraki dönemi de kapsar şekilde yapılan tazminat hesabına göre «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yani, davalının dava konusu olan markayı kullanmak suretiyle elde ettiği kazancın tespiti ile bu kullanımın davalı kazancındaki oranının belirlenmesi, hükmedilecek «maddi tazminatın» buna göre hesaplanması gerekir.
… ürün kodları itibariyle davacının marka hakkının ihlal edildiği dikkate alınarak sadece bu tecavüzlü mallar yönünden davalı tarafın elde ettiği kazancın tespiti ile «maddi tazminat» talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalı tarafça satılan tüm mallarda davacı tarafın «marka hakkına tecavüzde» bulunulmuş gibi davalının tüm ürünleri üzerinden elde ettiği kazanç nazara alınarak yapılan hesaplamaya dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalının davacının markasına yaptığı tecavüzün «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, vaki tecavüzün men ve ref’ine, 81.385,51 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 86.385,51 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün, «haksız rekabetin» tespiti, men’i, imha kararı verilmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eden karşı tarafa ait ürün, «ilan», reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın, basılı meteryalin imhasına karar verilme …
Ayrıca, davacı vekilince 556 sayılı KHK.nın 66/b bendi gereğince “«marka hakkına tecavüz» edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,” «yoksun kalınan» kazancın hesaplanması talep edilmiş olup, bu durumda marka hakkına tecavüz edenin sadece tecavüze konu markayı kullandığı mallar yönünden yoksun kalınan kazanca hükmedilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3721 E. , 2020/2140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/03/2016 gün ve 2013/120-2016/46 sayılı kararı bozan Daire'nin 06/03/2018 gün ve 2016/8245 - 2018/1712 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli tasarımları bulunduğunu, davalı tarafın bu tasarımlara konu ürünlerin taklidini üreterek satımını yaptığını, bu hususun İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/34 D.İş sayılı dosyası ile sabit olduğunu ileri sürerek 554 sayılı KHK'nin 52. maddesinin b bendi uyarınca 10.000 TL maddi, 5.000, TL manevi, 5.000 TL itibar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tasarımları ile müvekkili ürünlerinin benzer olmadığını, tasarıma tecavüzün bulunmadığını, ayrıca tazminatın somut verilere göre hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gcrektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı 554 sayılı KHK’nın 52/2-b bendi gereğince tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre tazminat hesaplaması yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, tercih edilen hesaplama yöntemine göre ele geçirilen 32 adet üründen 26 adetinin davalı tarafça piyasaya sürülmeden imha edilip, tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği bir kazanç bulunmadığı gerekçesi ile imha edilen kısmın maddi tazminat hesabına dahil edilmemesi yerinde olup, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekirken, karar yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.03.2018 tarih, 2016/8245 E.
2017/1712 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 06.03.2018 tarih, 2016/8245 E. 2017/1712 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 25,20 TL'nin davacıdan alınmasına, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597119700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz