Şirket aleyhine haksız rekabet davasını yalnız ortak sıfatı taşıyan kişi açamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4138 E. 2020/2067 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir tüzel kişi aleyhine gerçekleştirildiği ileri sürülen haksız rekabet o tüzel kişi yönünden haksız fiil hükmünde olduğundan ve tüzel kişi bu haksız fiile karşı iradesini TMK 50 uyarınca organı eliyle kullanabildiğinden, şirkette yalnızca ortak sıfatı bulunup yönetici vasfı olmayan kişinin haksız rekabetin tespiti ve men'i davası açmakta aktif husumet ehliyeti yoktur.
Ele alınan sorunlar
Ortağı olduğu şirket aleyhine haksız rekabet iddiasıyla dava açan kişinin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Aleyhine haksız rekabette bulunulduğu bildirilen şirketin dava tarihi itibarıyla yöneticisi dava dışı bir kişidir ve davacının bu şirkette ortak olma dışında yönetici vasfı bulunmamaktadır. Haksız rekabet eylemi, aleyhine yöneldiği tüzel kişi yönünden bir haksız fiil hükmündedir ve tüzel kişi, varsa bu haksız fiile karşı iradesini TMK'nın 50. maddesi uyarınca organı olan müdürü aracılığıyla kullanabilir. Bu hâliyle açılan davada davacının aktif husumeti bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Tüzel kişi aleyhine haksız rekabet iddiasında dava açma sıfatının tüzel kişinin organına ait olduğu, salt ortaklığın bu sıfatı vermediği yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Aktif husumet (dava açma sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ aktif husumet (dava açma sıfatı)↗ tüzel kişinin organı↗ haksız fiil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4138 E. , 2020/2067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/10/2018 tarih ve 2018/317 E. - 2018/927 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/06/2019 tarih ve 2019/1009 E- 2019/795 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Arimpek Şirketinin ortağı olduğunu, davalının müvekkilinin ortağı olduğu şirketle aynı alanda iştigal ettiğini ve aynı adreste faaliyet gösterdiğini, bu durumun müvekkilinin ortağı olduğu şirketin aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin ortağı olduğu şirketin aleyhine gerçekleştirdiği faliyetlerinin TTK’nın 54 vd. uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, kesin hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, aleyhine haksız rekabette bulunulduğu bildirilen Arinpeks Şirketinin davanın açılış tarihi itibariyle yöneticisinin dava dışı İhsan Argat olduğu, davacının bu şirkette ortak olma dışında yönetici vasfının bulunmadığı, haksız rekabet eyleminin dava dışı Arinpex yönünden bir haksız fiil hükmünde olduğu ve tüzel kişinin varsa bu haksız fiile karşı iradesini TMK'nun 50. maddesi uyarınca organı olan müdürü tarafından yani İhsan Argat tarafından kullanılabileceği bu haliyle açılan davada davacının aktif husumetinin olamayacağı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597025100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz