İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4124 E. 2020/1610 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ kısıtlılık↗ havale↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007 yılında 191.160 TL tutarında 6 adet fatura aldığı, karşılığında verdiği 3 adet çekin vadelerinde ödendiği, 2008 yılında aldığı 3.000 TL tutarındaki fatura bedelinin ise bankadan havale edildiği, davalı tarafından 191.600 TL'nin nakten ödendiğine ilişkin tutanak sunulduğu, altında davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, şirket yetkilisinin kısıtlı olması sebebiyle isticvap edilen vasinin belgedeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak yazıların sonradan doldurulduğunu ve para alınmadığını belirttiği, davalının 191.160 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/16 E. 2018/748 K.
Ortak:isticvap · kısıtlılık · havale · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007 yılında 191.160 TL tutarında 6 adet «fatura» aldığı, karşılığında verdiği 3 adet çekin vadelerinde ödendiği, 2008 yılında aldığı 3.000 TL tutarındaki fatura bedelinin ise bankadan «havale» edildiği, davalı tarafından 191.600 TL'nin nakten ödendiğine ilişkin tutanak sunulduğu, altında davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, şirket yetkilisinin «kısıtlı» olması sebebiyle «isticvap» edilen vasinin belgedeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak yazıların sonradan doldurulduğunu ve para alınmadığını belirttiği, davalının 191.160 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatı» ile mahkum edilmesine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007 yılında 191.160 TL tutarında 6 adet «fatura» aldığı, karşılığında verdiği 3 adet çekin vadelerinde ödendiği, 2008 yılında aldığı 3.000 TL tutarındaki fatura bedelinin ise bankadan «havale» edildiği, davalı tarafından 191.600 TL'nin nakten ödendiğine ilişkin tutanak sunulduğu, altında davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, şirket yetkilisinin «kısıtlı» olması sebebiyle «isticvap» edilen vasinin belgedeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak yazıların sonradan doldurulduğunu ve para alınmadığını belirttiği, davalının 191.160 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatı» ile mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kötüniyet tazminatı · kazanılmış hak · kötüniyet
Benzer bu karardaBu durumda, «kötüniyet tazminatına» ilişkin olarak davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Usuli «kazanılmış hak» gözetilmeden bu kez «kötüniyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
… ekçesinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini savunmuş, mahkemece verilen ilk kararda da davanın reddine karar verilmekle yetinilerek davalı yararına «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4124 E. , 2020/1610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/12/2015 gün ve 2014/259-2015/904 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/02/2018 gün ve 2018/16 - 2018/748 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılında davalıya verdiği taşıma hizmetinin karşılığı düzenlenen faturalardan devreden alacağı ve 10.07.2008 tarihli fatura alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kayıtlarında yapılan incelemeye göre davacı şirkete bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007 yılında 191.160 TL tutarında 6 adet fatura aldığı, karşılığında verdiği 3 adet çekin vadelerinde ödendiği, 2008 yılında aldığı 3.000 TL tutarındaki fatura bedelinin ise bankadan havale edildiği, davalı tarafından 191.600 TL'nin nakten ödendiğine ilişkin tutanak sunulduğu, altında davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, şirket yetkilisinin kısıtlı olması sebebiyle isticvap edilen vasinin belgedeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak yazıların sonradan doldurulduğunu ve para alınmadığını belirttiği, davalının 191.160 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596982800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz