Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3532 E. 2020/1905 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket müdürü↗ cy/cy şerhi↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ ticaret sicili↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin gündemi de içeren çağrı kağıdının davacıya tebliğ edilemediği ancak davacının buna rağmen toplantıya katıldığı, toplantı gündeminin TTK’nın 414. maddesine uygun olarak toplantıdan 15 gün önce Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, dolayısıyla çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla ilgili butlan ve iptal şartlarının oluşmadığı, davacının davaya konu toplantıya olumsuz oy kullanmasının yeterli olmayıp, aynı zamanda muhalefetin de tutanağa geçirilmiş olması gerektiği, davacının dava konusu genel kurulla ilgili muhalefetini tutanağa dercetmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davacı ortağın iptalini talep ettiği karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Davalı şirketin 4 ortağı olduğu ve tüm ortakların aynı zamanda şirket müdürü olarak da görev yaptıkları anlaşılmaktadır. Dava konusu, 10.10.2016 tarihli genel kurulda alınan 2 numaralı karar, şirket müdürlerinin şirketten aldıkları maaş ve huzur hakkına ilişkindir. Ortak ve aynı zamanda müdür olduğu anlaşılan davacının karara karşı olumsuz oy kullandığı ancak tutanağa muhalaefet şerhini dercetmediği anlaşılmakta ise de, Dairemizin 06.01.2020 gün, 2019/1470 Esas- 2020/23 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ortakların, bizzat şahsi menfaatlerine ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmeleri için muhalefet şerhi koymalarına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kararının iptali | Kar dağıtımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8866 E. 2022/9243 K.
Ortak:muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davacı ortağın iptalini talep ettiği karara usulüne uygun olarak «muhalefet şerhi» koymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Ortak ve aynı zamanda müdür olduğu anlaşılan davacının karara karşı «olumsuz» oy kullandığı ancak tutanağa muhalaefet «şerhini» dercetmediği anlaşılmakta ise de, Dairemizin 06.01.2020 gün, 2019/1470 Esas- 2020/23 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ortakların, bizzat şahsi menfaatlerine ilişkin genel kurul kararlarına karşı «iptal davası» açabilmeleri için «muhalefet şerhi» koymalarına gerek bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının iptalini istediği genel kurul kararlarına usulüne uygun olarak «muhalefet şerhi» koymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3532 E. , 2020/1905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/11/2018 tarih ve 2017/38 E- 2018/1328 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/06/2019 tarih ve 2019/613 E- 2019/1004 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü ve ortağı olduğunu, davalı şirketin 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının müvekkiline usulüne uygun olarak çağrı yapılmaksızın gerçekleştirildiğini, toplantı sonuna yetişen müvekkilinin alınmış kararla karşılaştığını, aylık 8.750,00 TL sabit geliri olan davacının bu kararla gelirinin 4.500,00 TL'ye indirildiğini, davacının geliri düşerken diğer ortakların gelirinin arttığını, diğer ortaklar ... ve ...'ın danışmanlık hizmeti verecek yetkinlikte bilgi birikiminin olmadığını, tutanakla toplantının davacıya tebliğ edildiği yazılı ise de böyle bir tebligatın bulunmadığını, o gün hasbelkader şirkette olan davacının toplantının sonunda haberdar olduğunu, kararı görünce derhal muhalif olarak durumu hazirun tutanağı olduğunu anladığı belgeye dercettiğini ileri sürerek, 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurul kararının usulden ve esastan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya genel kurul toplantısının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve toplantıda alınan kararın yok hükmünde olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usulsüz çağrı esas alınmak suretiyle genel kurul kararlarının yoklukla sakat olduğunun ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin gündemi de içeren çağrı kağıdının davacıya tebliğ edilemediği ancak davacının buna rağmen toplantıya katıldığı, toplantı gündeminin TTK’nın 414. maddesine uygun olarak toplantıdan 15 gün önce Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, dolayısıyla çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla ilgili butlan ve iptal şartlarının oluşmadığı, davacının davaya konu toplantıya olumsuz oy kullanmasının yeterli olmayıp, aynı zamanda muhalefetin de tutanağa geçirilmiş olması gerektiği, davacının dava konusu genel kurulla ilgili muhalefetini tutanağa dercetmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davacı ortağın iptalini talep ettiği karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Davalı şirketin 4 ortağı olduğu ve tüm ortakların aynı zamanda şirket müdürü olarak da görev yaptıkları anlaşılmaktadır. Dava konusu, 10.10.2016 tarihli genel kurulda alınan 2 numaralı karar, şirket müdürlerinin şirketten aldıkları maaş ve huzur hakkına ilişkindir. Ortak ve aynı zamanda müdür olduğu anlaşılan davacının karara karşı olumsuz oy kullandığı ancak tutanağa muhalaefet şerhini dercetmediği anlaşılmakta ise de, Dairemizin 06.01.2020 gün, 2019/1470 Esas- 2020/23 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ortakların, bizzat şahsi menfaatlerine ilişkin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmeleri için muhalefet şerhi koymalarına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596970100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz