6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahkim şartının geçerliliği belirsizse bilirkişi incelemesi şarttır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1894 E. 2023/1921 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Tahkim şartı içeren sözleşmede taraflardan biri yabancı şirket ise, 805 sayılı Kanun'un Türkçe tutma zorunluluğu bu sözleşmeye uygulanmaz ve bu nedenle tahkim şartı geçersiz sayılamaz. Ancak tahkim şartını içeren sözleşme hükmünün lafzında, tahkim dışında mahkemeye başvurulabileceğine dair alternatif bir yol öngörüp öngörmediği konusunda belirsizlik varsa ve çeviri veya ifade netliği bulunmuyorsa, mahkemenin bu belirsizliği kendiliğinden çözmesi yerinde olmaz; geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunup bulunmadığının, tahkimin mutlak olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının ve çeviri hatası olup olmadığının ilgili yabancı hukuka hakim bir bilirkişi aracılığıyla araştırılması gerekir.

Ele alınan sorunlar

805 sayılı Kanun'un Türkçe zorunluluğu gereği tahkim şartının geçersizliği iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, 805 sayılı Kanun uyarınca Türk şirketi ile yabancı şirket arasındaki sözleşmelerin Türkçe nüshasının bulunmaması halinde geçerli olmayacağını, bu nedenle sözleşmede yer alan tahkim şartının da geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 805 sayılı Yasanın 1. maddesine göre Türk tabiiyetindeki şirket ve müesseseler Türkiye dahilindeki muamele ve mukavelelerini Türkçe tutmakla mecburdur. Aynı Yasanın 2. maddesine göre bu zorunluluk yabancı şirket ve müesseseler için, Türk müesseseleri ve Türkiye uyruğundaki kişilerle olan muhabere, muamele ve temaslarına ve devlet kurumlarına ibraz zorunluluğunda bulundukları evrak ve defterlerine hasredilmiştir. Somut olayda tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasanın 1. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığından bu istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tahkim şartının lafzının belirsizliği ve alternatif mahkeme yolu ihtimali nedeniyle bilirkişi incelemesi gerekliliği → kabul

İddia: Davacı vekili, sözleşmenin tahkim, uygulanacak hukuk ve yetki şartı içeren maddelerinin yer aldığı sayfalarda taraf imzasının bulunmadığını, yazılılık şartının gerçekleşmediğini, tahkim sözleşmesinin kesin ve açık nitelikte olmadığını, uyuşmazlık halinde mahkemeye de başvurulabileceğinin belirtildiğini, tarafların tahkime yönelik iradelerinin kesin olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Tahkim sözleşmesinin geçerliliği New York Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmelidir; geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartı temel unsurlardır. Geçerli bir tahkim anlaşmasından bahsedilebilmesi için tarafların tahkim iradelerinin açıkça belirtilmesi ve uyuşmazlığın mutlak olarak hakemde çözümleneceğinin kararlaştırılması gerekir; aksi halde tahkim sözleşmesi geçersiz sayılır. Mahkemece sözleşmenin 15/1. maddesine istinaden tahkim ilk itirazının kabulüne karar verilmiş ise de, bahsi hükmün devamında 'hakemler tarafından verilen karara ilişkin hüküm, bu konuda yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede verilebilir' şeklindeki hükme de yer verilmiştir. Bu hükmün lafzı ve anlamı anlaşılamadığı gibi, tarafların tahkim dışında mahkemeye de müracaat edebilmeleri hususunda alternatif bir yol öngörüp öngörmedikleri hususunda açıklık bulunmamaktadır. Aynı maddedeki takip eden fıkraların tercümesinde de mahiyeti anlaşılamayan ifadelere yer verilmiştir. Bu durumda dosyanın üniversitelerin milletlerarası hukuk ana bilim dalında görev yapan İngiliz Hukuku'na hakim bir bilirkişiye tevdi edilerek, ilgili sözleşme hükmünün ne anlama geldiği, çeviride hata bulunup bulunmadığı, tahkim dışında alternatif bir yol öngörülüp öngörülmediği, tahkimin mutlak olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancı unsurlu sözleşmelerde tahkim şartının geçerliliğinin New York Sözleşmesi'ne göre değerlendirilmesi gerektiği ve 805 sayılı Kanun'un Türkçe zorunluluğunun yabancı şirketlere uygulanmayacağı yönündeki tespit ile, tahkim şartının lafzında mahkemeye başvuru alternatifine ilişkin belirsizlik bulunması halinde bu hususun bilirkişi incelemesiyle aydınlatılması gerektiği yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim ilk itirazı tahkim sözleşmesi geçerliliği New York Sözleşmesi 805 sayılı Kanun yazılı şekil şartı bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 805 sayılı Kanun — 805 sayılı Kanun 1805 sayılı Kanun 2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 116HMK 412/4HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1894

KARAR NO 2023/1921

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/06/2023

NUMARASI 2021/135 Esas - 2023/539 Karar

DAVA Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/12/2023

Tahkim ilk itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 1998 yılında başlayan ticari ilişkinin 2013 yılında tek satıcılık sözleşmesi imzalanarak devam ettiğini, davalının ürünlerinin Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki satışını ve satış sonrası montaj, bakım ve servis hizmeti verdiklerini, kendilerinin davalı ürünlerinin tanınırlığını arttırıp pazar payını büyüttüklerini,üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine ve bir sorun olmadan ticari ilişkinin devam etmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin haklı bir neden olmadan feshedildiğini, davalının kendileri tek satıcı olmasına rağmen başka bir firma ile sözleşme imzaladığını, söz konusu ticari ilişki kapsamında başarılı bir satış ağı ve müşteri portföyü kurduklarını, davalı için pazar payı ve müşteri kitlesi yarattıklarını, kendilerinin oluşturduğu bu pazar payı ve müşteri portföyünün davalının yeni sözleşme imzaladığı firmaya sunulmak zorunda kalındığını, sözleşmenin haksız feshedilmesi sebebiyle zarara uğradıklarını, haksız fesihten doğan tüm zararları ödemesi gerektiğini belirterek portföy tazminatı ve tüm zararların tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında 13/08/2013 tarihli ana/çatı sözleşme ve distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini,sözleşmenin 15. maddesinde uyuşmazlıkların halli için tahkim şartı öngörüldüğünü ve tahkim yerinin Londra, tahkim dilinin İngilizce olduğunu,sözleşmenin 15. maddesi uyarınca İngiliz Hukukuna göre yorum yapılacağı ve 16. Maddesine göre İngiliz Hukukunun uygulanacağının hüküm altına alındığı, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk için kendilerine tebligat yapılmadığını, TTK'nun 122. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusunun belirlenebilir nitelikte olduğunu,portföy tazminatı şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 13/08/2013 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde;sözleşmenin ihlalinden veya bunlarla ilgili ihtilaf veya talep olması durumunda bunların çözümü için tahkim şartı öngörüldüğü, davalı vekili tarafından tahkim ilk itirazının cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürüldüğü, uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu ve tahkim şartının geçerli olduğu,, davalı tarafça sözleşmenin 805 sayılı Kanuna aykırı düzenlenmesi sebebiyle geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, ancak 6100 Sayılı HMK'nun 412/4 maddesi uyarınca tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin tahkim ilk itirazının kabulü ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 805 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Türk şirketi ile yabancı şirket arasında yapılan sözleşmelerin Türkçe nüshasının bulunmaması halinde geçerli olmayacağının düzenlendiğini,sözleşmede yer alan tahkim şartının da geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin tahkim, uygulanacak hukuk, yetki şartı içeren maddelerinin olduğu sayfalarda tarafların imzasının bulunmadığını, dolayısıyla bu hükümlerinin müvekkilini bağlamadığını, usulüne uygun bir tahkim anlaşması yapıldığının kabul edilemeyeceğini, yazılılık şartının gerçekleşmediğini, ayrıca tahkim sözleşmesinin kesin ve açık nitelikte olmadığını, uyuşmazlık halinde mahkemeye de başvurulabileceğinin belirtildiğini, tarafların tahkime yönelik iradelerinin kesin olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Taraflar arasında akdedilen Ana/Çatı Sözleşme'nin 15. maddesinde ve Ana Sözleşmenin eki niteliğinde olan Distribütör Atama Sözleşmesi'nin Ürünler ve Hizmetlerin Satışına İlişkin Koşul ve Şartlar Form ES104(Rev4) başlıklı Standart Taban Hüküm ve Koşullarının 16.2.b maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarla ilgili tahkim şartı yer almakta olup sözleşmede tahkim yeri Londra, uygulanacak hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğinden, geçerli bir tahkim şartı olup olmadığının, Türkiye'nin taraf olduğu New York Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.

Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şeklinde yapılsın, tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Tahkim sözleşmesinin tâbi olduğu şekil 1958 tarihli NewYork Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır.

Geçerli bir tahkim anlaşmasından bahsedilebilmesi için tarafların tahkim iradelerinin açıkça belirtilmesi; uyuşmazlığın mutlak olarak hakemde çözümleneceği hususunun kararlaştırılması gerekmektedir. Aksi takdirde tahkim sözleşmesi geçersiz sayılacaktır. Ana/ Çatı Sözleşme'nin 15/1. maddesinde; "...Bu sözleşmeden veya bu sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan veya bunlarla ilgili herhangi bir ihtilaf veya talep olması durumunda, taraflar öncelikle ihtilafı Arabuluculuk Kuralları uyarınca Uluslararası Uyuşmazlık Çözüm Merkezi tarafından yönetilen arabuluculuk yoluyla çözmeye çalışmayı kabul ederler. Arabuluculuk için yazılı talebin tebliğinden sonra 60 gün içinde çözüme ulaşılamazsa, bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşmeyle ilgili olarak çözülmemiş herhangi bir ihtilaf veya talep, uluslararası Uyuşmazlık çözüm merkezinin uluslararası Tahkim Kurallarına uygun olarak, söz konusu Kurallara uygun olarak atanan bir veya daha fazla hakem tarafından nihai ve bağlayıcı tahkim yoluyla çözülecektir.

Tahkim merkezi veya yer, London, İngiltere olacak, dil İngilizce olacak ve hakemler tarafından verilen karara ilişkin hüküm, bu konuda yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede verilebilir..." şeklinde tahkim şartı öngörülmüştür.Ana Sözleşmenin eki niteliğinde olan Distribütör Atama Sözleşmesi'nin Ürünler ve Hizmetlerin Satışına İlişkin Koşul ve Şartlar Form ES104(Rev4) başlıklı Standart Taban Hüküm ve Koşullarının 16.2 maddesinde; "... taraflardan herhangi biri, Alıcının konumuna bağlı olarak aşağıdakilere uygun olarak tahkim veya mahkeme işlemlerini başlatabilir: (a) Alıcının ilgili iş yerinin ABD'de olması durumunda, yasal işlem ..., ... veya Alıcının ana iş yerinin bulunduğu yerdeki yargı yetkisine sahip federal mahkemede veya eyalet mahkemesinde başlatılacaktır;

veya (b) Alıcının ilgili iş yerinin ABD dışında olması durumunda, anlaşmazlık Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kuralları ("'ICC") uyarınca tahkime sunulacak tahkim yoluyla çözülecektir. Hakem sayısı, uyuşmazlık konusu miktar 5.000.000 ABD Doları eşdeğerini aşmadığı sürece, ICC kurallarına uygun olarak seçilen bir hakem olacaktır, ... Tahkim merkezi Londra, İngiltere olacaktır. ...Hakemlerin kararı nihai ve her iki taraf için de bağlayıcı olacak ve taraflardan hiç biri kararın gözden geçirilmesi için bir hukuk mahkemesine veya başka bir merciye başvurmayacaktır...." şeklinde tahkim şartı öngörülmüştür.805 sayılı Yasanın 1.maddesine göre "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar".

Anılan Yasanın 2.maddesine göre ise bu zorunluluk, yabancı şirket ve müesseseler için, Türk müesseseleri ile Türkiye uyruğunda olan kişiler ile muhabere, muamele ve temaslarına ve devlet kurumlarına ibraz zorunluluğunda bulundukları evrak ve defterlerine hasredilmiştir. Somut olayda, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı yasanın 1.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığından, davacı vekilinin bu husustaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Mahkemece sözleşme'nin 15/1. maddesine istinaden davalının tahkim ilk itirazının kabulüne karar verilmiş ise de bahsi sözleşme hükmünün devamında "...hakemler tarafından verilen karara ilişkin hüküm, bu konuda yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede verilebilir..." şeklindeki hükme de yer verilmiştir.

Bahsi geçen bu hükmün lafzı ve anlamı anlaşılamadığı gibi tarafların tahkim dışında mahkemeye de müracaat edebilmeleri hususunda alternatif bir yol öngörüp öngörmedikleri hususunda açıklık bulunmamaktadır. Aynı maddedeki takip eden fıkraların tercümesinde ise "...düşüklerin çatışmasına...", "...İngiltere'nin düşüklerine..." şeklinde mahiyeti anlaşılamayan ifadelere de yer verildiği görülmektedir. Bu durumda dosyanın üniversitelerin milletlerarası hukuk ana bilim dalında görev yapan İngiliz Hukuku'na hakim olan bir bilirkişiye tevdi edilerek, bahsi geçen sözleşme hükmünde yer alan "...hakemler tarafından verilen karara ilişkin hüküm, bu konuda yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede verilebilir..." şeklindeki ifadenin ne anlama geldiği, çeviride hata bulunup bulunmadığı, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi dışında alternatif başka bir yol öngörülüp öngörülmediği, tahkimin mutlak olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih 2021/135 Esas - 2023/539 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/59337 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.