6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının geçersizliği davasında şirket malvarlığına tedbir istemi reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2334 E. 2023/1936 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti davasında, TTK 449 uyarınca verilebilecek ihtiyati tedbir/geçici hukuki koruma ancak dava konusu kararın icrasının durdurulmasına yönelik olabilir; davanın konusunu oluşturmayan şirket malvarlığının (araç, taşınmaz, banka hesabı) korunmasına yönelik tedbir talebi, dava konusuyla sınırlılık ilkesi gereği reddedilir. Ayrıca davacının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu hallerde, somut bir tehlike gösterilmedikçe ivedi koruma ihtiyacı bulunmadığından ihtiyati tedbir koşulları oluşmaz.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının geçersizliği davasında şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, diğer ortakların şirkete ait taşınmazı (Galip Paşa Köşkü) elden çıkarmaya çalıştıklarını, sahte belgelerle hisse azaltma ve mal varlığına zarar verme girişiminde bulunduklarını, telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması için şirket adına kayıtlı araçlara, taşınmazların tapu kayıtlarına ve banka hesaplarına ivedilikle tedbir konulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 449 maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığında mahkemenin yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemektedir. Bu maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 390/3) yararlanılabilir; buna göre tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Eldeki davanın konusu anonim şirket genel kurul kararlarının geçersizliğinin tespitine ilişkin olup, şirketin malvarlığı davanın konusunu teşkil etmemektedir. Davanın niteliği itibariyle verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak kararların icrasının durdurulmasına yönelik olabilir; ihtiyati tedbir kararı ancak davanın konusunu teşkil eden hususlarda verilebilir. Şirketin malvarlığının korunması yolundaki talep işbu davanın konusu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının şirketi münferiden temsile yetkili olması nedeniyle ivedi koruma ihtiyacının bulunmaması → ret

Gerekçe: Davacının davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşıldığından, şirketin ivedi bir koruma ihtiyacı bulunmamaktadır. Geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için somut bir tehlikenin varlığı zorunludur; böyle bir tehlike bulunmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, TTK 449 kapsamında genel kurul kararının iptali/butlanı davalarında verilebilecek ihtiyati tedbirin dava konusuyla sınırlı olduğunu (yalnızca kararın icrasının durdurulmasına yönelik olabileceğini) ve davanın konusu olmayan şirket malvarlığına yönelik tedbir taleplerinin bu nedenle reddedilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir genel kurul kararının butlanı/yokluğu geçici hukuki koruma dava konusuyla sınırlılık yaklaşık ispat münferit temsil yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 447TTK 449 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2334

KARAR NO 2023/1936

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/10/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/703 Esas

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/12/2023

İhtiyati tedbirin reddine ilişkin 13/10/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP VE DAVA

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, TTK 447. maddesi gereğince anonim şirket genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için eldeki davayı açmış olup, dava dilekçesinde şirketin tek yöneticisi olduğunu, davalıların, kendisinin yokluğunda olağan genel kurul toplantısı düzenleyip kararlar aldıklarını, söz konusu bu kararların Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilmemiş olduğunu ve yine toplantıda kendisine ait %70 hisseden %40'ını devretmiş gibi karar alıp, iki farklı hazirun cetveli tanzim ettiklerini belirterek 02/10/2018 tarihinde ve 11/11/2019 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitini, davalılar tarafından şirketin araçlarını, taşınmazlarının satılıp banka hesaplarının boşaltılmasını engelleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece, davacı tarafça açılan genel kurul kararlarının butlanına karar verilmesi istemli davada ;davacı tarafından şirketin araçlarını, taşınmazlarının satılıp banka hesaplarının boşaltılmasına da engelleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesinin istenildiği, ticaret sicil kayıtlarında davacının hala tek yönetici bulunduğu, bunun dava dilekçesinde de açıkça bildirildiği, bu nedenle davalıların şirkete ait araç ve taşınmazları devretmelerinin, bankadan para çekmelerinin mümkün olmadığı, bunların ancak davacı yönetici tarafından yapılabileceği, aksine bir sahte belge hazırlanarak işlem yapılmasının ise ihtiyati tedbir konulsa da gerçekleştirilebileceği bu nedenle ihtiyati tedbirde sonuç olarak hukuki bir yararın bulunmadığı nazara alınarak talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin davacı dışındaki diğer ortakları tarafından sistematik olarak ve sahte imzalı belgelere dayalı olarak şirketin kurucusu ve asıl sahibi müvekkilinin şirketteki hisselerini hukuka aykırı olarak azaltılmaya çalışılarak tapuda mülkiyeti ... A.Ş.adına kayıtlı Göztepe/ Kadıköy’de bulunan tarihi Galip Paşa Köşkü’nün bir an önce elden çıkarıp paraya çevirmeye çalıştıklarını,bu hususun müvekkili tarafından köşkü satın almak ve görmek isteyen kişilerin Galip Paşa Köşkü’nü gezmek istediklerini bildirmeleri üzerine ortaya çıktığını ,diğer ortakların mülkiyeti davacının %70 hissedar olduğu şirkete ait taşınmazı emlakçı vasıtası ile ilana koyduklarını anladığını ,diğer ortakların şirket varlıklarını elden çıkartma girişimlerinin engellenmesi, telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması için şirket adına kayıtlı araçlara, taşınmazların tapu kayıtlarına ve banka hesaplarına ivedilikle tedbir konulması talebinde bulunulduğunu ,Davalı şirketin malvarlığına tedbir konulması halinde, sahte olsun veya olmasın hiç bir belge ile hukuken bir işlem yapılması mümkün olmayacağını ,müvekkili şirketin tek yetkilisi olmasına rağmen, şirketin diğer ortağı olan kız kardeşlerinin sahtecilik yaparak, şirket mal varlığına ciddi zararlar verebileceği ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğinden endişe etmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ileri sürerek ;şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı TTK 447. maddesi gereğince anonim şirket genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için eldeki davayı açmış olup, dava dilekçesinde şirketin tek yöneticisi olduğunu, davalıların, kendisinin yokluğunda olağan genel kurul toplantısı düzenleyip kararlar aldıklarını, söz konusu bu kararların Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilmediğini ve yine toplantıda kendisine ait %70 hisseden %40'ını devretmiş gibi karar alıp, iki farklı hazirun cetveli tanzim ettiklerini belirterek 02/10/2018 tarihli ve 11/11/2019 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti talep ettiği davada şirket malvarlığının davacı şirket ortağı dışındaki ortakların usulsüz işlem yapmalarının engellenmesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.TK'nın 449.

maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Eldeki davanın konusu anonim şirket genel kurul kararlarının geçersizliğinin tespitine ilişkin olup, şirketin malvarlığı işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir.

Davanın niteliği itibariyle ihtiyati tedbir konusundaki özel hüküm gereği verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak kararların icrasının durdurulmasına yönelik olacaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak davanın konusunu teşkil eden hususlarda verilebilir. Şirketin malvarlığının korunması yolundaki ihtiyati tedbir talebinin işbu davanın konusu değildir.Öte yandan davacının davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmakla şirketin ivedi bir koruma ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir koşulları bulunmadığından talebin reddine ilişkin ara kararda isabetsizlik olmadığından davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/58958 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.