İstinaf kabulünde salt vekâlet ücretini düzeltmek, esas hakkında yeniden hüküm yerine geçmez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4973 E. 2020/2421 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bölge adliye mahkemesi bir istinaf başvurusunu kabul ettiğinde, HMK 353/1-b-2 uyarınca ilk derece kararını kaldırıp esas hakkında yeniden hüküm kurmak zorundadır; ilk derece hükmünün yalnızca bir bendini (ör. vekâlet ücreti) kaldırıp düzeltmekle yetinmesi usule aykırıdır ve bu hüküm kuruluş hatası re'sen bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
İstinaf başvurusunun kabulü hâlinde Bölge Adliye Mahkemesinin hükmü kuruluş biçimi (HMK 353/1-b-2) → kabul
Gerekçe: HMK'nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince incelenen kararın usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığında başvurunun esastan reddine karar verileceği; 353/1-b-2 maddesiyle ise yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği düzenlenmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, sadece vekâlet ücreti yönünden hüküm tesis edilmesi doğru değildir; bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İstinaf kabulünde bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp esas hakkında yeniden hüküm kurması gerektiği, salt bir bendi düzeltmenin yeterli olmadığı yönünde bağlayıcı Yargıtay içtihadı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun kabulü↗ esas hakkında yeniden hüküm↗ re'sen bozma↗ vekâlet ücreti↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3312 E. 2019/2633 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 71.950,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4973 E. , 2020/2421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/10/2017 tarih ve 2014/958 E.- 2017/839 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13/06/2018 tarih ve 2017/885 E. - 2018/740 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar...ve ...'ın davalı şirketin ortakları olduğunu, taraflar arasında muhtelif mahkemelerde davalar bulunduğunu, şirket ortağı olan ...'a ait %80 hissenin devir taahhüdü kapsamında müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, söz konusu hissenin müvekkiline aidiyetinin tespitine, ayrıca şirket ortakları olan...ve ...'ın haklı nedenle şirketten çıkartılmasına ve bu talepleri kabul edilmediği takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile müvekkilinin ortaklık payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında fesih ve tasfiye talebinden feragat etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklık payının kendilerine ödenmesi yönündeki talebin feragat nedeniyle, bunlar dışındaki sair taleplerin ise sübuta ermediğinden reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2017 Tarih 2014/958 Esas- 2017/839 Karar sayılı hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin 5. Bendinin HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına; kararın 5. Bendinin "Davalılar vekili için takdir olunan 45.950- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, limited şirket fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmış, aynı Yasa’nın 353/1-b-2 maddesiyle ise, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ''Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2017 Tarih 2014/958 Esas- 2017/839 Karar sayılı hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin 5. Bendinin HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına; kararın 5. Bendinin "Davalılar vekili için takdir olunan 45.950- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine, '' şeklinde karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü üzerine ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken sadece vekalet ücreti yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, bölge adliye mahkemesi kararının resen bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587690100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz