Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3772 E. 2020/2442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ denetime elverişlilik↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bozmadan sonra alınan bilirkişi ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK’nın 66/a maddesi çerçevesinde muhtemel gelir hesabına göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 17.440,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden, 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından ise takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden ise, 12.440,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Daha önce ilk derece mahkemesinin kararı, davacı, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca hesaplanmasını talep ettiği halde, mahkemece KHK'nın 66/b maddesine göre tazminatı hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenerek karar verilmesi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de hükme esas alınan bu raporda yine davalının elde ettiği kâr hesaplanmak suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece de eksik ve denetime elverişli olmayan bu rapor esas alınarak karar verilmiş, dolayısıyla daha önceki bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa, davacı, 556 sayılı KHK’nın 66/a bendine göre tazminat talep etmiş olup, tazminat hesabı için öncelikle davalının davacıya ait markayı kullanmak suretiyle kaç adet müşteriye hizmet verdiği tespit edilerek işletmenin konumu ve işletme becerisi gibi unsurlar hariç bırakıldıktan sonra davalının bu tür bir ticari faaliyeti olmasaydı bu müşterilerden kaç adetinin davacıdan hizmet alacağının tespiti ve akabinde tespit edilen müşteri sayısı kadar kişiye davacı tarafça hizmet verilseydi davacının fiyatları ve kâr marjı üzerinden ne miktarda net kâr elde edeceği hususu belirlenerek tazminata hükmolunması gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının elde ettiği kâr hükmolunması doğru olunmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/694 E. 2013/17954 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… çerçevesinde muhtemel gelir hesabına göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 17.440,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden, 5.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından ise takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden ise, 12.440,00 TL maddi tazminatın da …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 16.300,03 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12606 E. 2012/19528 K.
Ortak:maddi tazminat · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… çerçevesinde muhtemel gelir hesabına göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 17.440,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden, 5.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından ise takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden ise, 12.440,00 TL maddi tazminatın da …
Daha önce ilk derece mahkemesinin kararı, davacı, dava dilekçesinde «maddi tazminat» talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca hesaplanmasını talep ettiği halde, mahkemece KHK'nın 66/b maddesine göre tazminatı hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenerek karar verilmesi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de hükme esas alınan bu raporda yine davalının elde ettiği kâr hesaplanmak suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece de eksik ve «denetime elverişli» olmayan bu rapor esas alınarak karar verilmiş, dolayısıyla daha önceki bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» davasının kabulüne, davalının müdahalesinin önlenmesine; ispatlanamayan «maddi tazminat» davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının marka hakkına yönelik tecavüzün varlığının sabit bulunmasına göre kural olarak maddi zarara uğradığının kabulü ile, dosya kapsamı uyarınca, Borçlar Kanunu'nun 42/2. maddesi gereğince «maddi tazminat» miktarının belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · marka hakkına tecavüz · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaDavacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, aynı konuda davalı yan vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davalının ilgilisi bulunduğu anlaşılan işletmeye ait «ticari defter» ve kayıtların dosyaya «ibrazı» sağlanmamıştır.
Öncelikle belirtilmek gerekir ki, davalı tarafın ticari kayıt ve «defterlerinin» sunulması için davacı yan vekiline süre ve/veya «kesin süre» verilmesi usule uygun olmayıp kesin süreye uyulmamasının davacı aleyhine sonuç doğurması söz konusu değildir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» davasının kabulüne, davalının müdahalesinin önlenmesine; ispatlanamayan «maddi tazminat» davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4387 E. 2015/11552 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… çerçevesinde muhtemel gelir hesabına göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 17.440,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden, 5.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından ise takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden ise, 12.440,00 TL maddi tazminatın da …
Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Daha önce ilk derece mahkemesinin kararı, davacı, dava dilekçesinde «maddi tazminat» talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca hesaplanmasını talep ettiği halde, mahkemece KHK'nın 66/b maddesine göre tazminatı hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenerek karar verilmesi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de hükme esas alınan bu raporda yine davalının elde ettiği kâr hesaplanmak suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece de eksik ve «denetime elverişli» olmayan bu rapor esas alınarak karar verilmiş, dolayısıyla daha önceki bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taklit olduğunu bildiği halde orijinal ürünlere göre daha ucuz fiyatla taklit malları pazarlamak ve dağıtmanın «haksız rekabet» oluşturduğu, davaya ve haksız rekabete konu ürünlerin kaç adet satıldığının davalı yanın «defter» «ibraz» etmemesi nedeniyle belirlenemediği, davalı tanığının beyanı esas alınarak iki adet ürünün satıldığı kabul edilerek, haksız rekabetin men'ine, 1.300 TL «maddi tazminat» ve 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Davacı tarafça, «haksız rekabetin» men'i, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulmuş olup, talep edilen kalemlerin her birinin ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, kabul edilen haksız rekabetin men'i talebi yönünden davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargıl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ilan · vekalet ücreti · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, taklit olduğunu bildiği halde orijinal ürünlere göre daha ucuz fiyatla taklit malları pazarlamak ve dağıtmanın «haksız rekabet» oluşturduğu, davaya ve haksız rekabete konu ürünlerin kaç adet satıldığının davalı yanın «defter» «ibraz» etmemesi nedeniyle belirlenemediği, davalı tanığının beyanı esas alınarak iki adet ürünün satıldığı kabul edilerek, haksız rekabetin men'ine, 1.300 TL «maddi tazminat» ve 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Davacı tarafça, «haksız rekabetin» men'i, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulmuş olup, talep edilen kalemlerin her birinin ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, kabul edilen haksız rekabetin men'i talebi yönünden davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargıl …
1 benzer karar daha
-
Yönetici azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10665 E. 2015/10324 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren 3 ay içerisinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi "«davanın açılmamış sayılmasına»; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Dava, şirket yöneticilerinin azli istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre kendini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3772 E. , 2020/2442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/05/2019 tarih ve 2017/373-2019/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin 2010 yılından bu yana sektörde faaliyet gösterdiğini, www.abakademi.com.tr ve www.ab-ilan.com alan adlı internet sitelerinin ve 2010/23554 numaralı “Ab-ilan.com” markasının sahibi olduğunu ve 2011/21994 numara ile “AB AKADEMİ” ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, şirket bünyesindeki uzmanlar aracılığıyla araştırma ve eğitim verilmekte olduğunu, davalı şahsın ise müvekkilin ticaret unvanı ve internet sitesi ile ayırt edilemeyecek derecede benzer www.abprojeakademisi.com alan adı ile bir internet sitesi açtığını, davalının verdiği ilanlarda, müvekkili şirketin internet sitesindeki katılımcı yorumlarının kopyalanıp kullanıldığını, davalının “Ab Proje Akademisi Eğitim ve Danışmanlık” şeklindeki ticaret unvanının da müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka ve telif haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile KHK'nın 66/a maddesi uyarınca 5.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davada alınan bilirkişi raporu uyarınca maddi tazminat tutarının 17.440,00 TL olarak tespiti karşısında asıl davada talep edilen 5.000 TL bedelin tenzili ile kalan 12.440,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı, davacının ticaret unvanı ile kendi ticaret unvanının benzer olmadığını, web sitelerinin ara yüzü ve içeriklerinin de benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bozmadan sonra alınan bilirkişi ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK’nın 66/a maddesi çerçevesinde muhtemel gelir hesabına göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 17.440,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden, 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından ise takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden ise, 12.440,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Daha önce ilk derece mahkemesinin kararı, davacı, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca hesaplanmasını talep ettiği halde, mahkemece KHK'nın 66/b maddesine göre tazminatı hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenerek karar verilmesi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de hükme esas alınan bu raporda yine davalının elde ettiği kâr hesaplanmak suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece de eksik ve denetime elverişli olmayan bu rapor esas alınarak karar verilmiş, dolayısıyla daha önceki bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Oysa, davacı, 556 sayılı KHK’nın 66/a bendine göre tazminat talep etmiş olup, tazminat hesabı için öncelikle davalının davacıya ait markayı kullanmak suretiyle kaç adet müşteriye hizmet verdiği tespit edilerek işletmenin konumu ve işletme becerisi gibi unsurlar hariç bırakıldıktan sonra davalının bu tür bir ticari faaliyeti olmasaydı bu müşterilerden kaç adetinin davacıdan hizmet alacağının tespiti ve akabinde tespit edilen müşteri sayısı kadar kişiye davacı tarafça hizmet verilseydi davacının fiyatları ve kâr marjı üzerinden ne miktarda net kâr elde edeceği hususu belirlenerek tazminata hükmolunması gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının elde ettiği kâr hükmolunması doğru olunmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587687600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz