Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5100 E. 2020/2884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ fesih↗ komisyon↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2019/5100 E. , 2020/2884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 03/10/2019 tarih ve 2019/1721 E- 2019/1312 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığını, tarafların 2 yıllık bildirim süresine uyularak sözleşmeyi feshedilebileceğini, ayrıca bu süreçte müvekkiline bırakılan bölgede yapılan satışlardan müvekkiline komisyon verileceğini, müvekkiline “Greater Europe” bölgesinin bırakıldığını, davalının 18.12.2010 tarihinde 2 yıllık süreye uymaksızın sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek fesih nedeniyle oluşan zararın tespiti ile şimdilik 20.000.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 9. maddesinin hakkaniyet doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca fesihten sonra anılan bölgeye satış yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinin "İki yıllık fesih süresi zarfında bölgenizde müşterilerinizden alınan siparişler için tam komisyon alma hakkına sahip olacaksınız" hükmünü içermekte olduğu, bu hüküm kapsamında, Lübnan ülkesinin "Greater Europe" bölgesi kapsamında kaldığını ve en önemlisi davalının satış gerçekleştirdiği Somoplast Rıach Co. şirketinin davacının müşterisi olduğunu davacının ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4359 E. 2019/4575 K.
Ortak:komisyon
İncelediğiniz kararda… r, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2009 tarihli «bayilik sözleşmesinin» imzalandığını, tarafların 2 yıllık bildirim süresine uyularak sözleşmeyi feshedilebileceğini, ayrıca bu süreçte müvekkiline bırakılan bölgede yapılan satışlardan müvekkiline «komisyon» verileceğini, müvekkiline “Greater Europe” bölgesinin bırakıldığını, davalının 18.12.2010 tarihinde 2 yıllık süreye uymaksızın sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek «fesih» nedeniyle oluşan zararın tespiti ile şimdilik 20.000.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinin "İki yıllık «fesih» süresi zarfında bölgenizde müşterilerinizden alınan siparişler için tam «komisyon» alma hakkına sahip olacaksınız" hükmünü içermekte olduğu, bu hüküm kapsamında, Lübnan ülkesinin "Greater Europe" bölgesi kapsamında kaldığını ve en önemlisi davalı …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmeye göre “Greater Europe” bölgesi dahilinde yapılan satışlardan davacının «komisyon» alabileceği, davacı tarafın bu bölgede yapılan satışın varlığını kanıtlayamadığı, Lübnan ülkesinde kurulu şirkete yapılan «satışın sözleşem» kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · istinaf başvurusunun reddi · teamül · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · infaz · maddi tazminat · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda1- Dava, «sözleşmenin feshi» nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… argılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve «infazda tereddüt» oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmeye göre “Greater Europe” bölgesi dahilinde yapılan satışlardan davacının «komisyon» alabileceği, davacı tarafın bu bölgede yapılan satışın varlığını kanıtlayamadığı, Lübnan ülkesinde kurulu şirkete yapılan «satışın sözleşem» kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… alanı tasvir etmediğinin bildirildiği, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı cevabında ise “Greater Europe" deyiminin ticari işlerde kullanıldığına ilişkin herhangi bir «teamülün» bulunmadığının bildirildiği, tüm bu hususlar nazara alındığında davacı tarafın Lübnan ülkesinin "Greater Europe" bölgesi kapsamında kaldığı hususu ile davalının sa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5100 E. , 2020/2884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 03/10/2019 tarih ve 2019/1721 E- 2019/1312 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığını, tarafların 2 yıllık bildirim süresine uyularak sözleşmeyi feshedilebileceğini, ayrıca bu süreçte müvekkiline bırakılan bölgede yapılan satışlardan müvekkiline komisyon verileceğini, müvekkiline “Greater Europe” bölgesinin bırakıldığını, davalının 18.12.2010 tarihinde 2 yıllık süreye uymaksızın sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek fesih nedeniyle oluşan zararın tespiti ile şimdilik 20.000.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 9. maddesinin hakkaniyet doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca fesihten sonra anılan bölgeye satış yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinin "İki yıllık fesih süresi zarfında bölgenizde müşterilerinizden alınan siparişler için tam komisyon alma hakkına sahip olacaksınız" hükmünü içermekte olduğu, bu hüküm kapsamında, Lübnan ülkesinin "Greater Europe" bölgesi kapsamında kaldığını ve en önemlisi davalının satış gerçekleştirdiği Somoplast Rıach Co. şirketinin davacının müşterisi olduğunu davacının ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı alacak (tazminat) istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, dosya kapsamı, bu çerçevede Dairemizin bozma kararından önce gerek İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar gerekçesi ve gerekse münhasıran davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen başvurunun esastan reddine dair kararın gerekçesi ve bu kararın Dairemizce bozulmasına ilişkin ilamda zikredilen hususlar gözetildiğinde, uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya tahsis edilen ve "Greater Europe" olarak tanımlanan bölgenin Lübnan ülkesini kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi ile mümkündür. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde ise de bozmaya uyularak verilen temyize konu kararda, davacı lehine oluşan müktesep hak ihlal edilerek "...davalının satış gerçekleştirdiği şirketin davacının müşterisi olduğunun ispatlanamadığı" yolundaki davanın reddine ilişkin ilave bir gerekçeye yer verilmesi usulen doğru olmamıştır.
Diğer yandan, mahkemece sözleşmede belirtilen bölgeye Lübnan ülkesinin dahil olup olmadığı konusunda mahkemece yapılan araştırma-incelemenin de yeterli olmadığı kanısındayım. Şöyle ki, mahkemece Greater Europe tanımlanmasının ne anlama geldiği ve hangi ülkeleri kapsadığı hususunda Dışişleri Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'ndan bilgi verilmesi istenmekle yetinilmiş, anılan kurumlardan sorulan hususlarda somut-açık-net bir yanıt alınamamıştır. Bu durumda, davacı yanın bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş olması ve muteber bilinen bazı kaynaklarda söz konusu ülkenin anılan bölge dahilinde addedildiğinin davacı yanca ortaya konulması da gözetilerek mezkur hadisenin aydınlatılması ile ilgili bilirkişi görüşüne başvurulması gerekmektedir.
Mahkemece bu yola neden gidilmediği gerekçelendirilmeksizin davacı yanın bu hususu ispatlayamadığı kanısına varılarak sonuçta davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararın bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kanaatine katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587686600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz