Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2925 E. 2020/2964 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ müterafik kusur↗ kusur oranı↗ müteselsil sorumluluk↗ basiretli tacir↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kâr kaybı↗ asıl alacak↗ tacir↗ kusur↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 11/04/2008 tarihli talimatlarda şirket adına atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, 10/03/2008 tarihli 67.000 $ dolar bedelli talimat fotokopisinde yer alan imzanın Recep Kızılaslan'a ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın güven kuruluşu olduğu ayrıca basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını ibraz edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000 USD asıl alacak ve davalı bankanın ise bunun 27.400 dolarınından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000 USD’nin ve davalı bankadan 27.400 USD ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece evvelce verilen karar, Dairemizin 02.21.2013 tarih 2013/8033 E. 2013/21871 K. sayılı ilamı ile davalı bankanın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek davacı ile davalı bankanın kusur oranlarının ve davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı bankanın %20 nispetinde kusurlu olduğu kabul edilerek yukarıda yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamına uyulduğuna göre davalı bankanın asıl kusurlu olduğu nazara alınarak zarardan sorumlu tutulması, davacının da müterafik kusuru nedeniyle somut uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih itibariyle yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak tazminattan indirim yapılması gerekirken, gerekçesi dahi karar yerinde tartışılmaksızın davalı bankanın %20 nispetinde kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2577 E. 2024/884 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · basiretli tacir · kâr kaybı · asıl alacak · tacir · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda… ine ait olmadığı, 10/03/2008 tarihli 67.000 $ dolar bedelli talimat fotokopisinde yer alan imzanın Recep Kızılaslan'a ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın «güven kuruluşu» olduğu ayrıca «basiretli tacir» gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını «ibraz» edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları «kayba» uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000 USD «asıl alacak» ve davalı bankanın ise bunun 27.400 dolarınından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000 USD’nin ve davalı bankadan 27.400 USD ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2013/21871 K. sayılı ilamı ile davalı bankanın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek davacı ile davalı bankanın «kusur oranlarının» ve davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Ancak, bozma ilamına uyulduğuna göre davalı bankanın asıl kusurlu olduğu nazara alınarak zarardan sorumlu tutulması, davacının da «müterafik kusuru» nedeniyle somut uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih itibariyle yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak t …
Benzer bu kararda… 008 tarihli 67.000,00 USD bedelli talimat fotokopisinde yer ... imzanın şirket yetkilisine ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın ... kuruluşu olduğu ayrıca «basiretli tacir» gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını «ibraz» edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları «kayba» uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000,00 USD «asıl alacak» ve davalı bankanın ise bunun 27.400,00 dolarınından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000,00 USD'nin tahsili ve bu tutarın 27.400,00 doları ile sınırlı olarak davalı bankanın müştereken ve müteselsilen sorumlul …
… adına atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, dava konusu diğer işleme ilişkin ise davalı bankanın ıslak imzalı talimat belgesi «ibraz» edemediği, davalı bankanın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek davacı ile davalı bankanın «kusur oranlarının» ve davalı Bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/2925 E. ve 2020/2964 K. sayılı kararıyla davalı bankanın asıl kusurlu olduğu nazara alınarak zarardan sorumlu tutulması, davacının da «müterafik kusuru» nedeniyle somut uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih itibariyle yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44 üncü maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak tazminattan indirim yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · vekalet ilişkisi · teamül · icazet · mutabakat · mevduat hesabı · hakkaniyet · ıslah
Benzer bu kararda… işlemden sonra dahi davalı ...'un davalı bankadan para çekmeye devam ettiği, diğer işlemlere itiraz edilmediği, davacı şirket ile davalı ... arasında güvene dayalı «vekalet ilişkisinin» bulunduğu, davacının itiraz etmediği işlemler nedeni ile itiraz ettiği işlemlere de «icazet» verdiği, dolayısı ile taraflar arasında bu şekilde gelişen «teamül» vücuda geldiği, süre gelen bu durumdan ...'... her işlem karşılığı makbuz isteyip bu makbuzları saklamasının beklenemeyeceği, kaldı ki «tacir» olan davacının hesap hareketlerini muntazam kontrol etmesinin gerekli olduğu, keza davacının 30.09.2008 tarihli şirket detay mizanı ile işlemleri onayladığı, davac …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle «müterafik kusur» nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan «hakkaniyet» ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan, davalılar lehine bu kısım üzerinden vekâlet ücreti takdir edilemeyeceği, indirim oranının uygulamada Yargıtay’ın içtihatlarıyla %20 olarak kabul gördüğü, davalı bankanın asıl kusurlu ve zarardan sorumlu olduğu, davacının müterafik kusuru sebebiyle %20 indirim yapılacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.400,00 USD'nin 6.000,00 USD'nin dava tarihi olan 13.01.2009 tarihinden bakiye 24.400,00 USD'nin «ıslah» tarihi olan 06.07.2012 tarihinden itibariyle devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya bakmakta asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğunu, davacının hesabından yalnız diğer davalıya tediye işlemi yapıldığını, davacı yanca itiraz edilen işlemlerin ardından kabul edilen işlemlerin de yapıldığını, davacının diğer davalının işlemlerine «icazet» verdiğini, ödemelerin davacı şirketin yetkilisinin talimatıyla yapıldığını, Bankacılık Hizmet Sözleşmesi gereği «faks talimatı» ile işlem yapılabileceğini, davacının kredi işlemleri için «ibraz» ettiği mizana göre 30.09.2008 tarihinde hesapta «mutabakat» sağlandığını, diğer davalının güveni suiistimalinden sorumlu olmayacaklarını, davacının kötü niyetle dava açtığını, ödemelerden önce aynı miktarda karşılık yatırma …
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2679 E. 2021/3944 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda… ine ait olmadığı, 10/03/2008 tarihli 67.000 $ dolar bedelli talimat fotokopisinde yer alan imzanın Recep Kızılaslan'a ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın «güven kuruluşu» olduğu ayrıca «basiretli tacir» gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını «ibraz» edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları «kayba» uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000 USD «asıl alacak» ve davalı bankanın ise bunun 27.400 dolarınından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000 USD’nin ve davalı bankadan 27.400 USD ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi, açılan davalara «muvafakat» edilmesi yönünde 31.03.2015 tarihli genel kurulda karar alındığını beyan ederek anılan genel kurul tutanağının fotokopisini «ibraz» etmiş ise de mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususunun değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin yerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · muvafakat
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi, açılan davalara «muvafakat» edilmesi yönünde 31.03.2015 tarihli genel kurulda karar alındığını beyan ederek anılan genel kurul tutanağının fotokopisini «ibraz» etmiş ise de mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususunun değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin yerin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/378 E. 2017/3208 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda2013/21871 K. sayılı ilamı ile davalı bankanın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek davacı ile davalı bankanın «kusur oranlarının» ve davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Ancak, bozma ilamına uyulduğuna göre davalı bankanın asıl kusurlu olduğu nazara alınarak zarardan sorumlu tutulması, davacının da «müterafik kusuru» nedeniyle somut uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih itibariyle yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak t …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu işlemin gerçekleştirilmesinde davacının ve davalı bankanın kusurunun bulunduğu, davacının «kusur oranının» %80, davalı bankanın kusur oranının ise %20 olduğu, davalı bankanın zarardan kusuru oranında sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3- Dairemiz bozma ilamı ile açıkça davalı bankanın mevduatı sahibine iadeyle yükümlü olduğu, davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek mahkemece, davacı ile davalı bankanın «kusur oranlarının» ve davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkemenin önceki kararı bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Bu durumda davalı bankanın asli kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte iken davacının usulsüz para çekilmesinden sonra durumu hemen farketmemesinin hangi gerekçeyle «kusur» oluşturduğu ve davacının ne sebeple daha ağır kusurlu olduğu açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10534 E. 2014/15673 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda… ine ait olmadığı, 10/03/2008 tarihli 67.000 $ dolar bedelli talimat fotokopisinde yer alan imzanın Recep Kızılaslan'a ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın «güven kuruluşu» olduğu ayrıca «basiretli tacir» gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını «ibraz» edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları «kayba» uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000 USD «asıl alacak» ve davalı bankanın ise bunun 27.400 dolarınından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000 USD’nin ve davalı bankadan 27.400 USD ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayandığı makbuz asıllarını dosyaya sunmadığı, belge aslı «ibraz» edilmeden fotokopiye dayalı olarak hüküm verilemeyeceği, davacının para yatırdığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2925 E. , 2020/2964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/01/2017 tarih ve 2014/191-2017/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabında bulunan 137.000,00 USD'nin talimatı olmadan davalı ...'a ödendiğini, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, bu davada zimmetine para geçirdiğini kabul ettiğini ileri sürerek şimdilik 6.000,00 USD'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 38.000 USD'ye çıkartmıştır.
Davalı Banka vekili, belirtilen davacı hesabındaki tüm ödemelerin açılış tarihinden itibaren sadece diğer davalıya yapıldığını, dava konusu edilen üç işlem dışında da bir çok işlemin davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının bu işlemlere itiraz etmediğini, bu durumun davalı ...'ın davacının yetkilisi/vekili olduğunu gösterdiğini, diğer davalının hesaptan para çekebileceğine ilişkin teamül oluştuğunu, ayrıca anılan işlemlerin davacının müdürü tarafından gönderilen faks talimatları uyarınca gerçekleştirildiğini, davacının işlemlerden sonra detay mizanında bakiye konusunda mutabakatını belirttiğini, 10 ay sonra yapılan itirazın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., işlem tarihlerinde davacı şirket çalışanı olduğunu, şirket müdürünün yazılı talimatı ile çekilen paraların yine şirket için kullanıldığını, davacının işlemlerden haberinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 11/04/2008 tarihli talimatlarda şirket adına atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, 10/03/2008 tarihli 67.000 $ dolar bedelli talimat fotokopisinde yer alan imzanın Recep Kızılaslan'a ait olduğu belirtilmiş ise de, davalı bankanın güven kuruluşu olduğu ayrıca basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği ve bu talimata ilişkin belge aslını ibraz edemediği gibi fotokopi belgeler üzerindeki incelemede belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının bulunduğu, ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmasının sakıncalı olduğu, bu nedenlerle davalıların bu 3 işlemden kusurları oranında sorumlu olduğu, davalı ...'ın tam kusurlu, davalı bankanın %20 ve davacının %80 kusurlu olduğu, buna göre de davalı ...'ın 137.000 USD asıl alacak ve davalı bankanın ise bunun 27.400 dolarınından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı ...’dan 38.000 USD’nin ve davalı bankadan 27.400 USD ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece evvelce verilen karar, Dairemizin 02.21.2013 tarih 2013/8033 E. 2013/21871 K. sayılı ilamı ile davalı bankanın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek davacı ile davalı bankanın kusur oranlarının ve davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı bankanın %20 nispetinde kusurlu olduğu kabul edilerek yukarıda yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamına uyulduğuna göre davalı bankanın asıl kusurlu olduğu nazara alınarak zarardan sorumlu tutulması, davacının da müterafik kusuru nedeniyle somut uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih itibariyle yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44.
maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak tazminattan indirim yapılması gerekirken, gerekçesi dahi karar yerinde tartışılmaksızın davalı bankanın %20 nispetinde kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.300,98 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587626300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz