Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1050 E. 2020/3465 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali↗ sermaye taahhüdü↗ ortaklar kurulu kararı↗ ikrar↗ mahsup↗ taahhütname↗ ihtarname↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket defterlerinde ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, kayıtlı olan sermaye taahhüt borcunun 21.01.2011 tarihinde davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan ve ikrar edilmesi, yine şirkete gönderdiği cevabı ihtarnamede sermaye borcunu kabul ederek kendi şirketinin alacağından mahsup edilmesini istemesi nedeniyle, ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında davalı şirkete sermaye taahhüt borcunun olduğu, bu borcu süresinde yapılan haklı ihtarnamelere rağmen ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup dava konusu 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 5. maddesi ile ihtarlara rağmen toplantı tarihine kadar sermaye borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan ihracına karar verilmiştir. Bozma kararından sonra alınan 27.04.2015 ve 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarından 15.11.2006 tarihinde şirket sermayesinin 20.000.000.- TL'den 30.000.000.- TL'ye çıkarıldığı, bir kısım hisse devirlerinden sonra davacının bu arttırılan sermayeden kaynaklanan 3.333.333.- TL sermaye borcu kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı şirketçe ancak sermaye arttırımdan kaynaklı kısımla ilgili olarak çıkarma kararı verilmesi gerekirken davacının kuruluşta ödediği sermaye paylarını da kapsayacak şekilde ihraç kararı verilmesi hukuka aykırılık taşıdığından 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
2, 3, 4, 5, 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarının iptalini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1746 E. 2024/4196 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararının iptali · sermaye taahhüdü · ortaklar kurulu kararı · ikrar · mahsup · taahhütname · ihtarname · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket «defterlerinde» ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan «ihtarname» tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, kayıtlı olan «sermaye taahhüt» borcunun 21.01.2011 tarihinde davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan ve «ikrar» edilmesi, yine şirkete gönderdiği cevabı ihtarnamede sermaye borcunu kabul ederek kendi şirketinin alacağından «mahsup» edilmesini istemesi nedeniyle, ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında davalı şirk …
Dava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup dava konusu 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 5. maddesi ile ihtarlara rağmen toplantı tarihine kadar sermaye borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan ihracına karar verilmiştir.
… arı verilmesi gerekirken davacının kuruluşta ödediği sermaye paylarını da kapsayacak şekilde ihraç kararı verilmesi hukuka aykırılık taşıdığından 20.08.2008 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerekt …
Benzer bu karardaMahkemece 12.06.2017 tarih, 2014/408 E. ve 2017/108 K. sayılı kararı ile davalı şirket «defterlerinde» ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan «ihtarname» tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333,00 TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, kayıtlı olan «sermaye taahhüt» borcunun 21.01.2011 tarihinde davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan ve «ikrar» edilmesi, yine şirkete gönderdiği cevabı ihtarnamede sermaye borcunu kabul ederek kendi şirketinin alacağından «mahsup» edilmesini istemesi nedeniyle, ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333,00 TL tutarında davalı şir …
… arı verilmesi gerekirken davacının kuruluşta ödediği sermaye paylarını da kapsayacak şekilde ihraç kararı verilmesi hukuka aykırılık taşıdığından 20.08.2008 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmadığından mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 20.08.2008 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısının 5. maddesi ile ihtarlara rağmen toplantı tarihine kadar sermaye borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan ihracına karar verilmiş olup, davacın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · feri müdahil · iflas · temerrüt
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, sermayenin bir bütün olduğu ve çıkarılma kararının tüm hisseler yönünden söz konusu olacağını, sermaye borcunda «temerrüde» düşülen hisseler diye bir ayırım yapılamayacağını, müvekkili şirketin «iflas» ettiğini ve 2 nci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davalı yanında «feri müdahilleri» vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Feri müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, sermayenin bir bütün olduğu ve çıkarılma kararının tüm hisseler yönünden söz konusu olacağını, sermaye borcunda «temerrüde» düşülen hisseler diye bir ayırım yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 529 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince ortaklıktan çıkartılan ortağın çıkarmaya ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1050 E. , 2020/3465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.06.2017 tarih ve 2014/408-2017/108 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Kapıkaya Tur. Kuyumculuk Teks. Deri Ürün. Gıda Otom. Yapı Eleman. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ..., davalı yanında fer'i müdahillerden asil ..., fer'i müdahillerden ..., ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 20.08.2008 tarihli genel kurul toplantısında tüm ortakların hazır bulunduğunu, müvekkilinin hazirun cetvelindeki yazılı payının ticaret sicil kayıtlarına uygun olmadığını belirterek düzeltilmesini istediğini, kararların daktilo ile tutanağa geçirilerek imzaya açıldığını, müvekkilinin imzaya hazır olmasına rağmen tutanakların imza için verilmediğini, tutanakları görmeyen müvekkilinin kararların doğru şekilde tutanağa geçirilip geçirilmediğini, üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığını bilmediğini, tutanakların kaçırılmasının, kararların değiştirilmesinin, müvekkilinin imzadan imtina gösterilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, davalı şirkete sermaye borcu bulunmayan müvekkilinin devrettiği şirket hisselerinin sermaye arttırımına tekabül eden kısım olduğunu, bu kısmın da şirketçe devralan ortaktan tahsil edildiğini ileri sürerek 20.08.2008 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı yanında fer'i müdahil vekili, davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekili ve davalı yanında katılanlar vekili, şirket sermayesinin arttırıldığını, diğer ortaklar arttırılan sermaye borcunu ödedikleri halde davacının ödemediğini, davacıya iki defa ihtar gönderilerek borcun ödenmesinin istendiğini, davacının cevaplarında ortağı olduğu şirketin davalı şirketten alacağının temlik alındığını, bunun sermaye borcuna mahsubunu istediğini ifade edilmişse de davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığından bu talebin yerinde görülmediğini, dava konusu genel kurulda davacının ortaklıktan çıkarıldığını, davacının yanında müdahil ...'in dahi çıkarma yönünde oy kullandığını, bu kararlar alındıktan sonra yazılıp imza aşamasına gelindiğinde davacı ve vekilinin toplantıyı terk ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket defterlerinde ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, kayıtlı olan sermaye taahhüt borcunun 21.01.2011 tarihinde davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan ve ikrar edilmesi, yine şirkete gönderdiği cevabı ihtarnamede sermaye borcunu kabul ederek kendi şirketinin alacağından mahsup edilmesini istemesi nedeniyle, ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333.- TL tutarında davalı şirkete sermaye taahhüt borcunun olduğu, bu borcu süresinde yapılan haklı ihtarnamelere rağmen ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup dava konusu 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 5. maddesi ile ihtarlara rağmen toplantı tarihine kadar sermaye borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan ihracına karar verilmiştir. Bozma kararından sonra alınan 27.04.2015 ve 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarından 15.11.2006 tarihinde şirket sermayesinin 20.000.000.- TL'den 30.000.000.- TL'ye çıkarıldığı, bir kısım hisse devirlerinden sonra davacının bu arttırılan sermayeden kaynaklanan 3.333.333.- TL sermaye borcu kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı şirketçe ancak sermaye arttırımdan kaynaklı kısımla ilgili olarak çıkarma kararı verilmesi gerekirken davacının kuruluşta ödediği sermaye paylarını da kapsayacak şekilde ihraç kararı verilmesi hukuka aykırılık taşıdığından 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587606400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz