6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eda davası açma olanağı varken tespit davasında hukuki yarar yoktur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4140 E. 2020/2376 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Eda davası açma olanağı bulunan tarafın aynı hukuki ilişkiye dair tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur; hukuki yarar dava şartı bulunmadığından dava esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Eda davası açılabilecekken açılan tespit davasında hukuki yarar dava şartının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, davalının sözleşmeyi feshinin usul ve yasaya aykırı olup geçersiz olduğunu ileri sürerek muarazanın men'ini, fesih tutanağının geçersizliğinin ve protokolün yürürlükte olduğunun tespitini istemiştir.

Gerekçe: Davacının eda davası açma olanağı varken işbu tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır; bu nedenle dava, hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. (Yargıtay'ca benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Eda davası açma olanağı varken tespit davası açanın hukuki yararının bulunmayacağı ve davanın usulden reddi gerektiği yönünden emsal değeri taşır; Yargıtay onamasıyla teyit edilmiştir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar dava şartıdır; eda davası açma olanağı varken açılan tespit davasında hukuki yarar bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı tespit davası eda davası usulden ret muarazanın men'i

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/4140 E.  ,  2020/2376 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/01/2019 tarih ve 2018/890 E- 2019/20 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2019/909 E- 2019/833 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 17.05.2018 tarihinde süresiz şekilde Yeddiemin Otopark İşletmeciliğine İlişkin Protokol akdedildiğini, davalının 01.08.2018 tarihli belge ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ancak feshin usul ve yasaya aykırı olup geçersiz olduğunu ileri sürerek, muarazanın men'ine, 01.08.2018 tarihli fesih tuıtanağının geçersizliğinin tespiti ile 17.05.2018 tarihli protokolün yürürlükte olduğunun/geçerliliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının protokole uygun davranmaması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının eda davası açma olağanı varken işbu tespit davasını açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587596100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/909 E. 2019/833 K.

Sözleşmenin geçerliliği ve feshin haksızlığının tespitinde hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Eda davası açılması mümkün olan hallerde, sözleşmenin geçerliliğinin veya feshinin haksızlığının tespitine yönelik olumlu tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz; sözleşme serbestliği ilkesi gereği taraflar sözleşmenin devamına zorlanamayacağından, feshin haksızlığı meselesi ancak açılacak bir eda davasında değerlendirilir.

Emsal değeri

Eda davası açma imkanı varken sözleşmenin geçerliliği/feshin haksızlığına yönelik olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığına ilişkin genel ilkeyi ortaya koyması nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: hukuki yarar tespit davası eda davası sözleşme serbestliği dava şartı usulden ret

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/909

KARAR NO 2019/833

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/01/2019

NUMARASI 2018/890 E.-2019/20 K.

DAVA

Tespit (Yedieminlik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/06/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında 17.05.2018 tarihinde süresiz şekilde Yediemin Otopark İşletmeciliğine İlişkin Protokol akdedildiğini, davalının 01.08.2018 tarihli belge ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, oysa fesih usul ve yasaya aykırı olup geçersiz olduğunu, zira fesih tutanağında otopark yetkilisi olarak belirtilen şahısla müvekkilinin ilgisinin olmadığını, kaldı ki müvekkiline teslim edilip de yasal çıkış dışında otoparkta bulunmayan bir araç olmadığını, davalının araç model ve plaka bilgisine yer vermeyerek afaki işlem tesis ettiğini, sözleşme tam iki taraflı sözleşme olup tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, feshin ancak mahkemeden talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek muarazanın menine, 01.08.2018 tarihli fesih tuıtanağının geçersizliğinin tespiti ile 17.05.2018 tarihli protokolün yürürlükte olduğunun/geçerliliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının protokole uygun davranmaması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının eda davası açma olağanı varken bu tespit davasını açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tam iki taraflı sözleşmelerin tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin feshin geçersizliğinin tespitini istemekte hukuki yararının olduğunu, feshin haksız olduğunu, fesih gerekçesi olarak gösterilen yedieminliği suistimalin de söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Yediemin-Otopark İşletmeciliğine İlişkin Sözleşmenin geçerli olup yürürlükte olduğunun ve feshinin haksız olduğunun tespiti istemine ilişkin ilişkindir. Hukuki yarar bir dava şartıdır. Eda davalarında ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir.Somut olaya gelindiğinde, davacının münhasıran sözleşmenin davalı tarafça feshinin haksızlığını tespit ettirmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira “sözleşme serbestliği” ilkesi gereği tarafları sözleşmenin devam ettirilmesine zorlamak mümkün değildir, dolayısıyla sözleşmenin feshinin haksız olup olmaması, ancak açılacak bir eda davasında mahkemece uyuşmazlığın çözümüne katkı sağladığı ölçüde değerlendirilecektir.O halde ilk derece mahkemesince, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

20. 06.2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.