Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4098 E. 2020/2294 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iç yönerge↗ ihtisas mahkemesi↗ kamu düzeni↗ marka hakkına tecavüz↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında TSE markasının ve işaretinin kullanılmasına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin bedelinin davacı kurum tarafından yönerge ile belirlenecek ücret olduğu konusunda sözleşmede hüküm bulunduğu, gene sözleşmeye göre sözleşmenin 1 yıl süre ile imzalandığı, ancak bu sürenin bitiminden 1 ay önce bildirilmediği takdirde sözleşmenin 1 yıl süre ile daha uzayacağının hüküm altına alındığı, davalının sözleşmenin uzatılmamasına ilişkin bir bildirimde bulunmadığı, bu neden ile sözleşmenin 1 yıl süre ile uzadığı ve davalının 2008 yılına karşılık gelen bu döneme ilişkin ücreti ödemediği, ücret tutarının 2.203,08 TL miktarında bulunduğu, ihtarnamenin davalı tarafından bildirilen adrese 09/02/2012 tarihinde gönderildiği, gene sözleşmeye göre bu adrese gönderilen tebligatların geçerli olduğu, verilen 7 günlük süre ile temerrütün 16/02/2012 tarihinde başladığı, bu tarihten icra takip tarihi olan 17/09/2013 tarihine kadar davacının yasal faiz talebi de dikkate alınarak 313,97 TL miktarında yasal faizin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.203,00 TL miktarındaki asıl alacak ile 313,97 TL miktarındaki faiz yönünden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TSE lisans marka (kullanma) ücretinden doğan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tescilli markanın sahibinden izinsiz olarak veya lisans süresi aşılarak kullanılması hali olaya uygulanacak 556 sayılı KHK'nın 61. maddesinde sayılan marka hakkına tecavüz eylemleri kapsamında düzenlenmiş olup, söz konusu ihlal nedeniyle istenebilecek tazminat davaları ise KHK'nın 62. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
556 sayılı Markalar Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 71'nci maddesine göre bu Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların, ihtisas mahkemelerinde çözümü gerekir. Bu itibarla, davacının marka hakkına dayanmış bulunmasına göre bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir. Bu durumda, mahkemece dava konusu uyuşmazlıkta görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4098 E. , 2020/2294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/11/2015 tarih ve 2014/1117-2015/746 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 30/03/2008 tarihli TSE Markasını kullanmak üzere sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca markanın kullanımından dolayı ücret alındığını, söz konusu ücretin davacının Yönetim Kurulu kararı ile belirlenen ürün belgelendirme ücretlendirme yönergesi ile saptandığını, davacının 2009 yılına ilişkin ücretini ödemediğini ileri sürerek bu ücret nedeni ile yürütülen icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 2007 ve 2008 yılları arasındaki dönem için yapıldığını, bir yıldan sonra vize işlemlerinin yaptırılmadığını, bu TSE markasının kullanıldığı 1 yıl için ücretin ödendiğini, kullanılmayan yıl için herhangi bir ücret ödemek zorunda olmadıklarını, davalıya gönderilmiş herhangi bir faturada bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında TSE markasının ve işaretinin kullanılmasına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin bedelinin davacı kurum tarafından yönerge ile belirlenecek ücret olduğu konusunda sözleşmede hüküm bulunduğu, gene sözleşmeye göre sözleşmenin 1 yıl süre ile imzalandığı, ancak bu sürenin bitiminden 1 ay önce bildirilmediği takdirde sözleşmenin 1 yıl süre ile daha uzayacağının hüküm altına alındığı, davalının sözleşmenin uzatılmamasına ilişkin bir bildirimde bulunmadığı, bu neden ile sözleşmenin 1 yıl süre ile uzadığı ve davalının 2008 yılına karşılık gelen bu döneme ilişkin ücreti ödemediği, ücret tutarının 2.203,08 TL miktarında bulunduğu, ihtarnamenin davalı tarafından bildirilen adrese 09/02/2012 tarihinde gönderildiği, gene sözleşmeye göre bu adrese gönderilen tebligatların geçerli olduğu, verilen 7 günlük süre ile temerrütün 16/02/2012 tarihinde başladığı, bu tarihten icra takip tarihi olan 17/09/2013 tarihine kadar davacının yasal faiz talebi de dikkate alınarak 313,97 TL miktarında yasal faizin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.203,00 TL miktarındaki asıl alacak ile 313,97 TL miktarındaki faiz yönünden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TSE lisans marka (kullanma) ücretinden doğan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tescilli markanın sahibinden izinsiz olarak veya lisans süresi aşılarak kullanılması hali olaya uygulanacak 556 sayılı KHK'nın 61. maddesinde sayılan marka hakkına tecavüz eylemleri kapsamında düzenlenmiş olup, söz konusu ihlal nedeniyle istenebilecek tazminat davaları ise KHK'nın 62. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
556 sayılı Markalar Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 71'nci maddesine göre bu Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların, ihtisas mahkemelerinde çözümü gerekir. Bu itibarla, davacının marka hakkına dayanmış bulunmasına göre bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir. Bu durumda, mahkemece dava konusu uyuşmazlıkta görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587550900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz