Ortaklık sıfatının davanın kesinleşmesine kadar sürmesi ve aktif husumet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3534 E. 2020/2082 K. · · İlk derece: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ ortaklık sıfatının devamı↗ genel kurul kararının iptali↗ ortaklıktan çıkma / ayrılma akçesi↗
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptalini isteyen ortağın ortaklık sıfatının davanın kesinleşmesine kadar sürmesi gerekir; dava devam ederken ortaklıktan çıkarılıp bu sıfatını yitiren davacının davası aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasında aktif husumet - ortaklık sıfatının davanın kesinleşmesine kadar sürmesi → ret
İddia: Davacı, çıkma payı alacağını tahsil edemediğini, davalı şirketin kendisine ve ilişkili şirkete borçlu olmasına rağmen kâr dağıtımına karar verilmesinin şirketin ve alacaklıların haklarına zarar verdiğini, iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Genel kurul kararının iptalini isteyen ortağın bu sıfatının davanın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Dava devam ederken davacı, hakem kararıyla şirket ortaklığından çıkarılmış; hakem kararının iptaline ilişkin dava reddedilip Yargıtay onamasıyla kesinleşmiş ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmıştır. Ortaklık sıfatını dava sırasında yitiren davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Benimsenen ilk derece holding'i üzerinden; iptal davasında davacının ortaklık sıfatının kesinleşmeye kadar sürmesi gerektiği, dava sırasında bu sıfatın yitirilmesinin aktif husumet yokluğuna yol açtığı yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- genel kurul kararının iptali davasında davacının ortaklık sıfatının (aktif husumet ehliyeti) davanın kesinleşmesine kadar sürmesi
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3534 E. , 2020/2082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06/09/2018 tarih ve 2017/22 E- 2018/517 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/06/2019 tarih ve 2018/2620 E- 2019/925 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin % 49 hissedarı olduğunu, müvekkili ile % 51 hissedar olan diğer ortak arasında süre gelen ihtilaf nedeniyle tarafların hakeme başvurduklarını, hakem süreci sonunda müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına, müvekkiline ayrılma akçesi olarak faiz hariç 14.680,365,52 TL ödenmesine karar verildiğini, diğer ortak ...'in hakem kararının iptali talebiyle açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin çıkma payınını tahsili için takip başlattığını, icra mahkemesince hakem kararının kesinleşmeden icra edilemez nitelikte olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini,müvekkilinin böylelikle çıkma payı alacağını tahsil edemediğini, 30.11.2016 tarihli genel kurul toplantısında muhalefet şerhlerine rağmen kâr payı dağıtımına karar verildiğini, oysa ki davalı şirketin müvekkiline ayrılma akçesi ile yine müvekkiline ait diğer şirkete de 2 milyon TL'ye yakın borcu bulunduğunu, kâr dağıtımına karar verilmesinin müvekkilinin ve şirketin diğer alacaklılarının haklarına zarar verecek olup iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek şirketin 30.11.2016 tarihli genel kurul kararının 3 numaralı kısmında yer alan kâr dağıtımı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının şirketten ayrılma akçesi alacağı bulunmadığını, davacının hem ayrılma akçesi isteyip hem de ortak olarak kalmasının mümkün olmadığını, kâr payı dağıtımı kararının yasaya uygun şekilde salt çoğunlukla alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; genel kurul kararının iptalini isteyen ortağın bu sıfatının davanın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiği, dava devam ederken davacının hakem kararı ile şirket ortaklığından çıkarıldığı, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/741 E, 2016/870 K sayılı dosyasıyla hakem kararının iptaline ilişkin açılan davanın reddedildiği, söz konusu kararın Yargıtay 11. H.D'nin 2017/1992 E, 2017/5518 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, buna ilişkin kararın 01.02.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacının ortaklık sıfatını dava devam ederken kaybettiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587546900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz