Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3859 E. 2020/2198 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ talep aşımı↗ açık muvafakat↗ ön inceleme duruşması↗ emredici hüküm↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-birleşen davalı adına tescilli 2010/01931-1 ve 2010/04461-2 numaralı tasarımların 2009 yılında kamuya sunulmuş olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne, anılan iki tasarımın hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının hükümsüzlük iddiasına delil olarak, dava dışı Alessi firmasının www.alessi.com internet sayfası kayıtlarını gösterdiği ve bilirkişi incelemesinin de bu internet sayfası ve Google arama motoru kayıtları yanında, www.richmondscookshop.co.uk adlı bir mağazaya ait site içeriği esas alınarak yapıldığı, ancak bilirkişi heyetinde tasarım uzmanından başka bir bilgisayar uzmanının da yer aldığı ve Google arama motorunda gerek www.alessi.com internet sitesinin gerekse www.richmodrscookshop.co.uk internet sitesinin Ocak 2005- 1 Ocak 2009 arası dönemine ait içeriğinin, filtreleme yoluyla bilgisayar uzmanı bilirkişi tarafından denetlendiği, 15.02.2017 tarihli tensip kararıyla bilirkişi seçimi yapılarak, dava konusu tasarımların yenliğini ortadan kaldırdığı iddia edilen Alessi firmasına ait tasarım görsellerinin internet sitesine hangi tarihte konulduğu araştırılıp Bilgisayar Yüksek Mühendisi bilirkişinin ibraz ettiği rapor ve ek raporda, dava konusu tasarımların yeniliğini yok eden ürün görsellerinin Alessi firması ile diğer firmaların internet sitelerine ilk kez 04.12.2008 tarihinde konulduğunun belirtildiği, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil başvurusunun 12.08.2010 tarihini taşıdığı, yeniliği yok edici görsellerin tasarım tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve alenileştiği, başvuru tarihi itibariyle bu yöne ilişkin tescil koşullarının mevcut olmadığı, hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olacağından ve tasarım tescilleri ile davacıya sağlanan hukuki koruma, tescil başvuru tarihinden başlayarak hiç doğmamış sayılacağından, asıl davada davadaki taleplerin yerinde olmadığı, birleşen davanın dava dilekçesinde 2010/0193(1) ve 2010/044162 (2) sayılı tasarımların hükümsüzlüğünün talep edildiği, ancak 14.04.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında birleşen davanın davacı vekilinin "2010/01931 ve 2010/04416 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü için dava açtık" biçiminde talepte bulunduğu ve mahkemece uyuşmazlık konusunun da her 2 tasarımın tamamını kapsayacak biçimde tespit edildiği, HMK 140/3. maddesinin son cümlesine göre yargılamanın, uyuşmazlık tutanağı esas alınarak sürdürüleceği gözetilerek talep aşımına dair istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin reddine, asıl davanın reddine, birleşen davada 2010/01931 ve 2010/044162 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Birleşen dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 26/1 maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Aynı Kanunun 141. maddesi, davacının cevaba cevap dilekçesiyle serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddiasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme duruşmasına davalı tarafın gelmemesi halinde davacının, onun muvafakati aranmaksızın iddiasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra (ıslah olmaksızın) iddianın genişletilemeyeceği yahut değiştirilemeyeceği hükmünü haizdir.
Somut olayda, birleşen dosyada davacılar vekilince 2010/1931-1 ve 2010/4461-2 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü talep edilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, talep edilen tasarımlar yanında 2010/1931-2 ve 2010/4461-1 sayılı tasarımları da kapsayacak şekilde 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı tasarımların bütünüyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Her ne kadar 14.04.2016 tarihli ön inceleme tutanağındaki, birleşen davacıların 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı tasarımların bütünüyle tamamına ilişkin dava açıldığına dair beyanı esas alınarak karar verilmiş ise de; ön inceleme duruşmasında, birleşen dosya dava dilekçesindeki taleplerin yanında, dava konusu çoklu tasarımların tüm alt sınıfları yönünden hükümsüzlük talebinde bulunulmuş ise de, genişletilen iddiaya ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın 141/1 maddesi kapsamında, duruşmaya katılan birleşen davalısının açık bir muvafakatinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesindeki emredici düzenlemeye aykırı olarak birleşen dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, talep aşımına neden olacak şekilde dava konusu 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı çoklu tasarımların tamamı yönünden hükümsüzlük karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3859 E. , 2020/2198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 03/07/2019 tarih ve 2019/1320 E. - 2019/1423 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davalı vekili; müvekkilinin 2010/01931 numaralı tasarım tescil belgesindeki 1 numaralı kaşık tasarımının piyasada tutulduğunu, davalının ise taklitlerini sattığını, bu durumun değişik iş dosyası üzerinden tespit edildiğini, davalının eyleminin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, tecavüzünün durdurulmasını ve önlenmesini, piyasadaki ürünlerin ve üretim araçlarının toplatılmasını, imhasını, şimdilik 1.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiş; birleşen davanın ise, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, 2010 yılından bu yana satıldığını savunarak reddini istemiştir.
Davalı ...; işyerini Ağustos 2015 tarihinde diğer davalı ...'e kiraladığını, kendisinin dava konusu kaşıklarla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; yurt dışındaki Alessi firmasının bir kaşık ürününü internetten görüp beğendiğini ve bu ürünü sipariş ederek yaptırdığını, ayrıca tasarladığı model için TPMK'ya tasarım başvurusunda bulunduğunu, diğer davalıdan kiraladığı imalathanede bu kaşık modellerinin imalatını yaptığını, davacının patentinden tespit sırasında haberdar olduğunu, kendi tasarımının özgün bir tasarım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili; davalının 2010/01931-1 ve 2010/04461-2 numaralı tasarımlarının daha önce kamuya arz edilmiş oluşu nedeniyle yeni ve ayırd edici olmadığını ileri sürerek, tasarımların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinlerini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-birleşen davalı adına tescilli 2010/01931-1 ve 2010/04461-2 numaralı tasarımların 2009 yılında kamuya sunulmuş olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne, anılan iki tasarımın hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının hükümsüzlük iddiasına delil olarak, dava dışı Alessi firmasının www.alessi.com internet sayfası kayıtlarını gösterdiği ve bilirkişi incelemesinin de bu internet sayfası ve Google arama motoru kayıtları yanında, www.richmondscookshop.co.uk adlı bir mağazaya ait site içeriği esas alınarak yapıldığı, ancak bilirkişi heyetinde tasarım uzmanından başka bir bilgisayar uzmanının da yer aldığı ve Google arama motorunda gerek www.alessi.com internet sitesinin gerekse www.richmodrscookshop.co.uk internet sitesinin Ocak 2005- 1 Ocak 2009 arası dönemine ait içeriğinin, filtreleme yoluyla bilgisayar uzmanı bilirkişi tarafından denetlendiği, 15.02.2017 tarihli tensip kararıyla bilirkişi seçimi yapılarak, dava konusu tasarımların yenliğini ortadan kaldırdığı iddia edilen Alessi firmasına ait tasarım görsellerinin internet sitesine hangi tarihte konulduğu araştırılıp Bilgisayar Yüksek Mühendisi bilirkişinin ibraz ettiği rapor ve ek raporda, dava konusu tasarımların yeniliğini yok eden ürün görsellerinin Alessi firması ile diğer firmaların internet sitelerine ilk kez 04.12.2008 tarihinde konulduğunun belirtildiği, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil başvurusunun 12.08.2010 tarihini taşıdığı, yeniliği yok edici görsellerin tasarım tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve alenileştiği, başvuru tarihi itibariyle bu yöne ilişkin tescil koşullarının mevcut olmadığı, hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olacağından ve tasarım tescilleri ile davacıya sağlanan hukuki koruma, tescil başvuru tarihinden başlayarak hiç doğmamış sayılacağından, asıl davada davadaki taleplerin yerinde olmadığı, birleşen davanın dava dilekçesinde 2010/0193(1) ve 2010/044162 (2) sayılı tasarımların hükümsüzlüğünün talep edildiği, ancak 14.04.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında birleşen davanın davacı vekilinin "2010/01931 ve 2010/04416 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü için dava açtık" biçiminde talepte bulunduğu ve mahkemece uyuşmazlık konusunun da her 2 tasarımın tamamını kapsayacak biçimde tespit edildiği, HMK 140/3.
maddesinin son cümlesine göre yargılamanın, uyuşmazlık tutanağı esas alınarak sürdürüleceği gözetilerek talep aşımına dair istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin reddine, asıl davanın reddine, birleşen davada 2010/01931 ve 2010/044162 sayılı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Birleşen dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 26/1 maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Aynı Kanunun 141. maddesi, davacının cevaba cevap dilekçesiyle serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddiasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme duruşmasına davalı tarafın gelmemesi halinde davacının, onun muvafakati aranmaksızın iddiasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra (ıslah olmaksızın) iddianın genişletilemeyeceği yahut değiştirilemeyeceği hükmünü haizdir.
Somut olayda, birleşen dosyada davacılar vekilince 2010/1931-1 ve 2010/4461-2 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü talep edilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, talep edilen tasarımlar yanında 2010/1931-2 ve 2010/4461-1 sayılı tasarımları da kapsayacak şekilde 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı tasarımların bütünüyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Her ne kadar 14.04.2016 tarihli ön inceleme tutanağındaki, birleşen davacıların 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı tasarımların bütünüyle tamamına ilişkin dava açıldığına dair beyanı esas alınarak karar verilmiş ise de; ön inceleme duruşmasında, birleşen dosya dava dilekçesindeki taleplerin yanında, dava konusu çoklu tasarımların tüm alt sınıfları yönünden hükümsüzlük talebinde bulunulmuş ise de, genişletilen iddiaya ilişkin olarak 6100 sayılı HMK’nın 141/1 maddesi kapsamında, duruşmaya katılan birleşen davalısının açık bir muvafakatinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesindeki emredici düzenlemeye aykırı olarak birleşen dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, talep aşımına neden olacak şekilde dava konusu 2010/1931 ve 2010/4461 sayılı çoklu tasarımların tamamı yönünden hükümsüzlük karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm, birleşen davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen davaya yönelik kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz eden asıl davaya yönelik-asıl davada davacıya iadesine,02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587546500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz