6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket kârını aşan huzur hakkı dürüstlük kuralına aykırıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3601 E. 2020/1943 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin türünü belirleme yetkisi genel kurulda olsa da bu yetki sınırsız değildir; ödenecek ücret ile şirketin elde ettiği gelir (kâr) arasında açık bir orantısızlık bulunması ve ücretin şirket kârını aşması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur ve ilgili genel kurul kararı iptale tabidir.

Ele alınan sorunlar

Şirket kârının yaklaşık iki katına ulaşan yönetim kurulu ücretine ilişkin genel kurul kararının iptali → kabul

İddia: Davalı, yönetim kuruluna ödenecek mali hakların türünü belirleme yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davacının kendisi yönetim kurulundayken de benzer ücret ödendiğini ve itiraz etmediğini, davanın çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötüniyetle açıldığını savunmuştur.

Gerekçe: Şirketin 2016 yılı net kârı 204.098,19 TL iken, yönetim kurulu üyelerine 01.01.2017 tarihinden itibaren ödenmesine karar verilen yıllık ücret toplamı 402.000,00 TL olup, şirketin yıllık kârının neredeyse iki katıdır. Şirketin elde ettiği gelir ile ödenecek ücretler arasında bu şekildeki açık orantısızlık dürüstlük kuralına aykırı olduğundan, genel kurul kararı iptale tabidir. (Yargıtay'ca benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Şirket kârıyla açık orantısız yönetim kurulu ücretine ilişkin genel kurul kararının dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptal edilebileceği yönünden emsal değeri taşır; Yargıtay onamasıyla teyit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali dürüstlük kuralı yönetici ücreti huzur hakkı örtülü kazanç aktarımı eşit işlem ilkesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3601 E.  ,  2020/1943 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/554 E- 2018/222 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 31/05/2019 tarih ve 2019/1084 E- 2019/764 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 oranında hissedarı olduğunu, şirketin 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 12.04.2017 tarihinde yapıldığını, toplantıda 6. madde ile 01.01.2017 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyelerinden ...'na aylık net 17.500,00 TL, ...'na aylık net 11.000,00 TL ve ...'ye aylık net 5.000,00 TL ücret ödenmesine oyçokluğuyla karar verildiğini, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin yıllık net maliyetinin 402.000,00 TL olduğunu, şirketin 31.12.2016 tarihli bilançosuna göre yıllık kârın 203,928,40 TL olduğunu, toplantıda alınan karara göre yıllık 402.000.- TL huzur hakkı ödemesinin fahiş olduğunu, bu miktarda ödeme yapılmasının ortaklara dağıtılacak kâr payını yok edeceğini, karara muhalif kalındığını, bu kararla birlikte örtülü kazanç dağıtımı yapıldığını, bu durumun eşit işlem yasağı, şeffaflık ilkelerine aykırı olduğunu, ortaklıktan doğan hakların engellendiğini ileri sürerek 12.04.2017 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yönetim kurulunun yaptığı görev ve hizmet karşılığınca ödenebilecek mali hakların, huzur hakkı, kazanç payı, ikramiye ve ücret şeklinde öngörülebileceğini ve tercihte bulunma hak ve yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davacının da yönetim kurulu üyesi olduğu 2006-2007-2009 ve 2010 yıllarına ait genel kurul toplantılarında yine yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine karar verildiğini, davacının o dönemde hiçbir itirazının olmadığını, davacının yönetim kurulunda görevli bulunduğu dönemde ödenen bedelin daha yüksek olduğunu, davanın kötü niyetle ikame edildiğini, davacının çelişkili davranma yasağına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin bilançosunda 2016 yılı net kârının 204.098,19 TL olduğu, yönetim kurulu üyelerine 01.01.2017 tarihinden itibaren toplam 33.500,00 TL'den, bir yıllık ödenecek olan ücretin 402.000,00 TL olduğu, şirketin yıllık kârının neredeyse iki katı tutarında ücret ödeneceği, davalı şirketin 29.04.2016 tarihli genel kurulda da alınan 5 numaralı kararın iptali için açılan ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/646 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine dair kararın, Yargıtay tarafından, şirketin elde ettiği gelir ile ödenecek ücretler arasında açık bir orantısızlık olup, bu kararın dürüstlük kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, davaya konu genel kurul toplantısının 6.

maddesinde de benzer şekilde alınmış kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararının iptaline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587529000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1084 E. 2019/764 K.

Yönetim kurulu üyelerine gelirle orantısız ücret ödenmesi kararının iptali

Gerekçe özeti

Genel kurulun yönetim kurulu üyelerine ücret takdirine ilişkin kararı, ödenmesi öngörülen toplam ücretin şirketin elde ettiği gelirle (net kâr veya kira geliri gibi) açık orantısızlık göstermesi ve şirket karının önemli bir kısmının ya da fazlasının ücret olarak dağıtılması halinde, diğer ortakların kâr payı alma hakkını zayıflatarak belli ortaklara örtülü kâr dağıtımı sonucu doğurur; bu durum eşitlik ve dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturduğundan söz konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekir.

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin şirketin elde ettiği gelirle orantısız olması ve şirket karının önemli bir kısmının bu şekilde dağıtılmasının, diğer ortakların kâr payı hakkını zayıflatarak örtülü kâr dağıtımı ve dürüstlük/eşitlik kurallarına aykırılık oluşturacağı yönündeki değerlendirme açısından bölgesel ve ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali örtülü kazanç/kâr dağıtımı dürüstlük kuralı eşitlik ilkesi yönetim kurulu üyesi ücreti huzur hakkı bilirkişi raporu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1084

KARAR NO 2019/764

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/03/2018

NUMARASI 2017/554 Esas 2018/222 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/05/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA Davacı vekili ; müvekkilinin davalı şirketin %20 oranında hissedarı olduğu, şirketin 2016 yılı olağan gk toplantısının 12/04/2017 tarihinde yapıldığını, toplantıda 6.madde ile yönetim kurulu üyelerine 1.1.2017 tarihinden itibaren YK üyelerinden... aylık net 17.500-TL, ... aylık net 11.000-TL ve ... aylık net 5.000-TL ücret ödenmesine oyçokluğuyla karar verildiğini,YK üyelerine ödenecek ücretin yıllık net maliyetinin 402.000 TL olduğunu, şirketin 31/12/2016 tarihli bilançosuna göre yıllık karın 203,928,40-TL olduğu, bu miktarda ödeme yapılması ortaklara dağıtılacak kar payını yok edeceğini karara muhalif kalındığını, bu kararla birlikte örtülü kazanç dağıtımı yapıldığını belirterek gk toplantısının 6 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulunun yaptığı görev ve hizmet karşılığınca ödenebilecek mali hakların, huzur hakkı, kazanç payı, ikramiye ve ücret şeklinde öngörülebileceğini ve tercihte bulunma hak ve yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davacının da YK üyesi olduğu 2006-207-2009-ve 2010 yıllarına ait genel kurul toplantılarında yine yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine karar verildiğini, davacının o dönemde hiçbir itirazının olmadığını,belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, şirketin bilançosuna göre 2016 yılı net karının 204.098,19-TL olduğu ;YK üyelerine 01/01/2017 tarihinden itibaren toplam 33.500 TL'den, bir yıllık ödenecek olan ücretin 402.000-TL olduğu,şirketin yıllık karının neredeyse iki katı tutarında ücret ödeneceği,davalı şirketin 29/04/2016 tarihli gk da alınan 5 nolu kararın iptali için açılan ve İstanbul 14. ATMnin 2014/646 Esas sayılı dosyasında verilen istemin reddine ilişkin kararın, Yargıtay 11. HDnin 14/09/2017 tarihli kararıyla şirketin elde ettiği gelir ile ödenecek ücretler arasında açık bir orantısızlık olup, bu kararın dürüstlük kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle bozulduğu davaya konu gk nun 6. maddesinde de benzer şekilde alınmış kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili bilirkişi raporuna aykırı karar verilerek raporun görmezden gelindiğini ,raporda kanuna aykırılık saptanmadığını ,ücret almadan görev yapmalarının beklenemeyeceğini ,dayanak 2015 yılı genel kurulu ile ilgili verilen kararın henüz kesinleşmediğini bildirerek ,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Mahkemece; şirket kayıtlarının incelenmesi ile düzenlenen rapordaki teknik açıklamalar değerlendirilerek YK üyelerine ödenmesine karar verilen ücretlerin şirket geliriyle orantısız ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan kararın iptaline karar verilmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporunda;2017 yılında YK üyelerine ödenmesi kararlaştırılan ücretin geçmiş yıllarda ödenmesi öngörülen ücretlerle nispeten uyumlu olduğu, genel kurul kararının batıl olmadığı, iptali talep edilen kararın, şirket karının YK üyelerine dağıtılmak suretiyle davacıya kar dağıtımı yapılmaması amacını taşıyıp taşımadığı,dürüstlük kuralına aykırılık olup olmadığı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu,Vergi mevzuatı bakımından usulsüzlüğe rastlanmadığı açıklanmıştır.

Davalı şirketin 2015 yılına ilişkin 23/05/2016 tarihinde yapılan gk toplantısında alınan YK üyelerine ücret takdirine ilişkin kararın iptali istemine ilişkin davada ;davanın reddine ilişkin hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11 HD nin 2016/5118 esas 2017/4360 karar sayılı ilamı ile " Genel kurulun 5. maddesiyle, YK üyesi ... aylık 4.000-Avro net, .. ile... aylık ayrı ayrı 3.000 Avro net ücret ödenmesine karar verilmiştir. .. işletme konusu itibariyle tek geliri de bu taşınmazın kirasından elde edilen gelir olan davalı şirketin elde ettiği yıllık kira gelirinin 230.000 Avro, YK üyelerine ödenen yıllık toplam ücretin ise yıllık 120.000 Avro olduğu dikkate alındığında şirketin elde ettiği gelirin yarısından fazlasının ücret olarak dağıtılmasına karar verildiği görülmektedir...şirket yöneticilerine verilecek yüksek miktarlı huzur hakkı ile yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların payları oranında kâr payı alma haklarının zayıflatıldığı, belli ortaklara örtülü kâr dağıtılması sonucunu doğuracağı bir gerçektir.

Dolayısıyla şirketin elde ettiği gelir ile YK üyelerine ödenmesine karar verilen ücretler nazara alındığında, YK üyelerine verilmesine karar verilen huzur hakkının şirketin geliri ve YKnun görevleriyle orantılı olmadığı,alınan kararın belli ortaklara örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu kabul edilmeli, bu kararın eşitlik dürüstlük kurallarına da aykırı bulunduğu nazara alınmalıdır. "denilerek hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili tarafından Yargıtay ilamı kesinleşmediğinden hükme esas alınamayacağını ileri sürmekte ise de mahkemece Yargıtay ilamında ki tesbitler doğrultusunda ödenmesine karar verilen ücretleri değerlendirerek ölçüsüz bulunduğu ve karın 2 katı düzeyinde bir ödeme gerektiğinden örtülü kazanç niteliğinde olduğu kanaatına vararak kararın iptaline karar vermiştir.

Bilirkişi kurulu kar payı dağıtımının engellenmesi amacının bulunup bulunmadığı hususunda takdiri mahkemeye bırakmıştır.Mahkemenin delilleri takdirinde isabetsizlik olmayıp davanın kabulune ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.