6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye memuru ücreti | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3843 E. 2020/2299 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istifa tasfiye memuru ek tasfiye iflas asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mahkeme kararı ile iflas tasfiye memuru olarak atandığı, iflas işlemleri tamamlanmamış olsa bile istifa tarihine kadar görev ve sorumlululuğunun devam ettiği, şirketin mal varlığının bulunmamasının ücretinin tamamını hakketmesine engel olmayacağı, atanma tarihinden istifa tarihine kadar 15.539,99 TL ücrete hak kazandığı, bunun ödenen 1050,00 TL si düşüldüğünde bakiye alacak miktarının 14.489,99 TL olduğu, alacağın belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2010/16129 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 14.489,99 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tasfiye memurunun aylık ücretinin ilk davada belirlenmiş ve verilen kararın da kesinleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/307 E. 2018/7098 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3843 E.  ,  2020/2299 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/07/2018 tarih ve 2016/20-2018/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, mahkeme kararı ile Mercan Metal San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tasfiyesine, aylık 350 TL ücretle müvekkilinin şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye giderlerinin davalı Bakanlıkça ödenmesine karar verildiğini, şirketin 160.419,35 TL vergi borcu bulunduğunu, borca batık olduğundan iflasının gerektiğini, tasfiye masraflarının ödenmemesi üzerine müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa ettiğini, tasfiye memurluğu ücretini alamayan müvekkilinin bu alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığını, davalının, alacakları şirket tüzel kişiliğinden ve tasfiye masasından alınması gerektiğini ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, ilamda tasfiye giderlerinin davalıdan alınacağının açıkça belirtildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tasfiye ücretini istemesinin dışında hiç bir işlem yapmadığını, dava konusu alacağın şirketin tasfiye masasından istenebileceğini, mahkemece takdir edilen ücret ve tasfiye masraflarının müvekkilince ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mahkeme kararı ile iflas tasfiye memuru olarak atandığı, iflas işlemleri tamamlanmamış olsa bile istifa tarihine kadar görev ve sorumlululuğunun devam ettiği, şirketin mal varlığının bulunmamasının ücretinin tamamını hakketmesine engel olmayacağı, atanma tarihinden istifa tarihine kadar 15.539,99 TL ücrete hak kazandığı, bunun ödenen 1050,00 TL si düşüldüğünde bakiye alacak miktarının 14.489,99 TL olduğu, alacağın belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2010/16129 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 14.489,99 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tasfiye memurunun aylık ücretinin ilk davada belirlenmiş ve verilen kararın da kesinleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Bakanlıktan harç alınmasına yer olmadığına, 03/03/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, tasfiye memuru ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2- Davacı tasfiye memuru, davalı tarafın, dava dışı Mercan Metal Ltd isimli şirketin tasfiyesini talep etmesi üzerine İstanbul 8.ATM’nin 2005/163-822 sayılı dosyasında anılan şirkete tasfiye memuru olarak atandığını ve mahkemece, tasfiye memuruna aylık 350 TL ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafın toplamda 1.050 TL tasfiye memuru ücreti yatırdığını, tasfiye aşamasında iflas davası açmak için gerekli olan 5.000 TL masrafın yatırılmaması nedeniyle 04.05.2010 tarihinde istifa ettiğini, bu tarihe kadar birikmiş olan bakiye tasfiye memurluğu ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürmüş ve itirazın iptali ile İİT’na hüküm olunmasını talep etmiş, davalı Bakanlık vekili ise savunmasında;

davacının mahkemece tasfiye memuru olarak atandığını ancak hiçbir işlem yapmadığı halde ücret istediğini, asıl borçlunun tasfiyesi yapılan dava dışı şirket olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3- Mahkemece daha önce, davacı tasfiye memurunun hiçbir tasfiye işlemi yapmadığı, şirket bilançosunu bile düzenlemediği, şirketin iflasını isteme hakkının bulunmadığı ve bu amaçla istediği masraflar yatırılmadığı için istifa da edemeyeceği, kendi sorumluluklarını yerine getirmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu karar, Dairemizin 19.01.2015 tarih ve 2014/18337-2015/643 sayılı kararıyla, davacının mahkeme kararıyla tasfiye memuru olarak atanmış olması nedeniyle, görev yaptığı süre gözetilerek “uygun” bir tasfiye memuru ücretine hüküm olunması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

4- Bozma ilamına uyulmuş olmakla taraflar yararına usulü müktesep hak doğmuş olup, Mahkemece, davacının fiilen görev yaptığı süre dikkate alınarak “UYGUN” bir tasfiye memuru ücretine karar vermesi gerekirken, sanki atandığı 22.08.2006 tarihinden istifa ettiği 04.05.2010 tarihine kadar, görevde kaldığı tüm süre boyunca 3 yıl 8 ay 12 gün süreyle fiilen tasfiye memurluğu yapmışçasına, atamayı yapan mahkemece tayin edilen maktu ücrete karar verilmiştir. Oysa, davalının görevde kaldığı süre boyunca fiilen görev yaptığı tasfiye işlemleri dikkate alınarak makul ve uygun bir ücrete karar verilmesi gerekirdi. Anılan nedenlerle, Daire çoğunluğunun yerel mahkeme kararını onayan görüşlerine katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587483100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.