6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4836 E. 2020/2284 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi tebliğ tarihi müktesep hak temerrüt tarihi tbk 99 temerrüt faizi ihtar ıslah ihtarname yasal faiz temerrüt i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 121 · BK — BK 104 · HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Dava, davalı bankanın yatırım hesabındaki mevduatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının yatırım hesabında bulunan 24.454,63 TL'ye 24.04.2001 tarihinden dava tarihine kadar temerrüt faizi olarak yasal faiz yürütülüp hesaplanan bu faiz ana paraya eklenerek 83.346.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davacının 24.04.2001 tarihinde davalı bankayı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir bilgi ve belge sunulmamış, davacı keşide ettiği Gaizantep 10. Noterliğinin 30.09.2013 tarih ve 27909 Yevmiye sayılı ihtarı ile hesabındaki mevduatın iadesini istemek suretiyle ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 09.10.2013 tarihinde davalıyı temerrüde düşürmüştür. Bu durumda, 09.10.2013 tarihinin temerrüt tarihi olduğu gözetilip davacının yasal faiz hesabına itirazının olmaması ve hükmün davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli müktesep hak nazara alınarak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak gösterilen tarihler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, yatırım hesabındaki tutara yasal faiz eklenmesiyle bulunan 83.346.- TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek faize faiz işletilmek suretiyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 121/son (818 sayılı BK'nın 104/son) maddesinin de ihlal edilmesi yerine olmamış, davalı vekilinin bu yönlerden karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.05.2018 tarihli 2016/11688 Esas - 2018/3759 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1214 E. 2019/5730 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4836 E.  ,  2020/2284 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22/03/2016 gün ve 2015/771 - 2016/363 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/05/2018 gün ve 2016/11688 - 2018/3759 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalı bankanın ...Pazaryeri Şubesine tahminen 2002 yılında tüm birikimini çocuklarına ve kendisine iyi bir gelecek hazırlamak için 3 ayda bir kâr ödemeli hazine bonosuna yatırdığını, banka görevlilerinin kendisine parayı çekmediği sürece kayda değer bir miktarın anaparaya ekleneceğinin söylendiğini, bankaya müracaat ettiğindeyse hesabının kapatıldığının kendisine bildirildiğini ileri sürerek yatırılan anaparanın hazine bonosu sözleşmesi gereği getirisi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 83.346 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Dava, davalı bankanın yatırım hesabındaki mevduatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının yatırım hesabında bulunan 24.454,63 TL'ye 24.04.2001 tarihinden dava tarihine kadar temerrüt faizi olarak yasal faiz yürütülüp hesaplanan bu faiz ana paraya eklenerek 83.346.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davacının 24.04.2001 tarihinde davalı bankayı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir bilgi ve belge sunulmamış, davacı keşide ettiği Gaizantep 10. Noterliğinin 30.09.2013 tarih ve 27909 Yevmiye sayılı ihtarı ile hesabındaki mevduatın iadesini istemek suretiyle ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 09.10.2013 tarihinde davalıyı temerrüde düşürmüştür.

Bu durumda, 09.10.2013 tarihinin temerrüt tarihi olduğu gözetilip davacının yasal faiz hesabına itirazının olmaması ve hükmün davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli müktesep hak nazara alınarak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak gösterilen tarihler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, yatırım hesabındaki tutara yasal faiz eklenmesiyle bulunan 83.346.- TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek faize faiz işletilmek suretiyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 121/son (818 sayılı BK'nın 104/son) maddesinin de ihlal edilmesi yerine olmamış, davalı vekilinin bu yönlerden karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.05.2018 tarihli 2016/11688 Esas - 2018/3759 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.05.2018 tarihli, 2016/11688 Esas- 2018/3759 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587463300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.