Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2891 E. 2020/645 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vazgeçmiş sayılma↗ rücuen tazmin↗ kesin mehil↗ i̇i̇k 266↗ makul süre↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ ara karar↗ kesin süre↗ ihtar↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, zararın tespitinin ne kadar olduğu hususunu davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, zararın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmak üzere gerekli gider olan 1.400,00 TL ücretin 2 haftalık kesin süre içerisinde karşılanması için davacı tarafa süre verildiği, buna rağmen davacı tarafından süresinde masrafın karşılanmayarak duruşma talikine sebebiyet verdiği, bu durumda davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, 29/01/2019 tarihli celsede davacı tarafın zararının hesaplanması için deniz hukukundan anlayan bir bilirkişi ile cam emtiasının zarar hesabından anlayan bir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına ve rapor için 1.400.- TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına dair ara karar alınmış, davacı tarafça süresi içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine HMK’nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi delilinden
vazgeçilmiş sayılması ile zarar miktarının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece, bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmemesi nedeniyle verilen kesin mehil sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi HMK’nın 266. maddesi uyarınca da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacak olması karşısında deniz hukukundan anlayan bilirkişiden görüş alınmasına dair ara karar kurulması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4592 E. 2024/2689 K.
Ortak:vazgeçmiş sayılma · rücuen tazmin · kesin mehil · i̇i̇k 266 · bilirkişi ücreti · ek mehil · ara karar · kesin süre
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmemesi nedeniyle verilen «kesin mehil» sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi HMK’nın «266». maddesi uyarınca da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacak olması karşısında deniz hukukundan anlayan bilirkişiden görüş alınmasına dair «ara» karar kurulması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ı için deniz hukukundan anlayan bir bilirkişi ile cam emtiasının zarar hesabından anlayan bir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına ve rapor için 1.400.- TL «bilirkişi ücretinin» 2 haftalık «kesin süre» içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına dair «ara» karar alınmış, davacı tarafça süresi içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine HMK’nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi delilinden «vazgeçilmiş sayılması» ile zarar miktarının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… duğu hususunu davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, zararın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmak üzere gerekli gider olan 1.400,00 TL ücretin 2 haftalık «kesin süre» içerisinde karşılanması için davacı tarafa süre verildiği, buna rağmen davacı tarafından süresinde «masrafın» karşılanmayarak duruşma talikine sebebiyet verdiği, bu durumda davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmemesi nedeniyle verilen «kesin mehil» sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi HMK’nın «266» ncı maddesi uyarınca da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacak olması karşısında deniz hukukundan anlayan bilirkişiden görüş alınmasına dair «ara» karar kurulması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektiği ... ” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekil …
… için deniz hukukundan anlayan bir bilirkişi ile cam emtiasının zarar hesabından anlayan bir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına ve rapor için 1.400,00 TL «bilirkişi ücretinin» 2 haftalık «kesin süre» içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına dair «ara» karar alınmış, davacı tarafça süresi içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine HMK’nın 324 üncü maddesi uyarınca bilirkişi delilinden «vazgeçilmiş sayılması» ile zarar miktarının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… uğu hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, zararın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmak üzere gerekli gider olan 1.400,00 TL ücretin 2 haftalık «kesin süre» içerisinde karşılanması için davacı tarafa süre verildiği, buna rağmen davacı tarafından süresinde «masrafın» karşılanmayarak duruşma talikine sebebiyet verdiği, bu durumda davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili taraf …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zıya · nakliyat emtia sigortası · konişmento · taşıyıcının sorumluluğu · riziko · taşıma sözleşmesi · rücu · ifa
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «taşıma sözleşmesinin» 4020347 ve 4030284 numaralı koyteynerin içerisinde bulunan camlara ilişkin yapıldığı, yükleme limanının Lıanyungang, koyteynerlerin toplanıp yüklerin elleçlendiği ve gümrük işlemlerinin yapılarak ana gemiye aktarımın yapıldığı limanın ise Qıngdao olduğu, dava konusu malın satış faturasında FOB (Free On Board-gemide «masrafsız» «teslim») teslim şartlı olarak satıldığı, Incoterms 2010 rehberi doğrultusunda, satıcının borcunun satış konusu emtiayı gümrük işlemleri tamamlanmış olarak alıcı tarafından tayin edilen ana gemiye teslim ederek «ifa» edilmiş sayılacağı, bu zamana kadarki masraf ve «rizikolardan» satıcının sorumluluğunun bulunduğu, koyteynerlerin «konişmentoda» belirtilen mühürler bozulmadan gönderilene teslim edilmesi nedeniyle karadan gemiye yükleme yapıldığı sırada camların arasında ayraç kullanılıp kullanılmadığı, sabitleme noktalarının yerinde olup olmadığı, sağlam ve eksiksiz yüklenip yüklenmedikleri, başka bir anlatımla kırık hatasının kök nedeni hususunda açıklık bulunmadığı gibi dosyada yer alan fotoğraflardan dava konusu zararın konteynerin ana gemiye getirilmesi esnasında camların içerisinde olduğu koyteynerin, tırın devrilmesi ile düşerek karada gerçekleştiğinin tespit edilebildiği, davaya dayanak konişmentoda Clean on Bord (malzemenin koyteynere hasarsız ve sağlam bir şekilde taşındığını gösterir) «kaydının» mevcut olmadığı, bu haliyle zararın ne şekilde oluştuğu belli olmadığı gibi gemide teslim şartı doğrultusunda sorumluluk ve riskin yükleyici/satıcı firmada olduğu, alıcının ya da «taşıyıcının sorumluluğunun» henüz doğmadığı, «zıyanın» davalı firmanın hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaynaklanmış ise gemide gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyl …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dısı Ardıç sirketi arasında düzenlenen «nakliyat emtia sigorta poliçesine» esas dava konusu eşyanın Çin Halk Cumhuriyetin'den Haydarpaşa'ya taşınmak üzere 10.09.2011 tarihinde Blue Anchor Line şirketine «teslim» edildiğini, söz konusu eşyayı «taşıyan» konteynerın elleçleme işlemi sırasında devrilmiş olup söz konusu eşyanın cam olması nedeniyle eşya tamamen «zıyaa» uğradığını, alınan bilirkişi raporlarında taşımanın FOB şeklinde yapıldığı tespit edildiğini, 25.07.2014 tarihli raporda taşımanın FOB şeklinde yapıldığı için müvekkil şirketin davalıya «rücu» edebileceği tespit edilmişken dosya kapsamında alınan «son» raporda taşımanın FOB şeklinde yapılmış olması gerekçe gösterilerek rücu edilemeyeceğinin ifade edildiğini, raporlar arasında açıkça çelişki olmasına rağmen sonrak …
Mahkemece, gemide «teslim» şartı doğrultusunda sorumluluk ve riskin yükleyici/satıcı firmada olduğu, «taşıyıcının sorumluluğunun» henüz doğmadığı, «zıyanın» davalı firmanın hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı «taşıyıcının» taşıma güzergahı «konişmentoda» belirlendiğine ve malların aktarma limanında «hasar» gördüğü anlaşılmasına göre, «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi bakımından deniz taşıma hukukunda ve deniz yolu taşımacılığında uzman olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyetinden, dosya içerisinde birbirinden farklı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2891 E. , 2020/645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve 2018/18-2019/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı Ardıç Cam San. Tic. Ltd. Şti. ile nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlediğini, sigortaya konu ve zıyaa uğrayan eşyanın Lianyungang (Çin Halk Cumhuriyeti)'dan Haydarpaşa'ya taşınması için 10.09.2011 tarihinde Blue Anchor Line şirketine teslim edildiğini, eşyanın konteyner içerisine yüklü olduğunu, söz konusu konteynerin taşıyıcının hakimiyetinde iken Qingdaı limanında elleçlenmesi sırasında devrildiğini, bunun neticesi eşyanın tamamen zıyaa uğradığını, poliçeye konu taşıma esnasında meydana gelen eşyanın ziyaı neticesi sigortalıya 04.11.2011 tarihinde 37.806,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 37.806,00 TL'nin tazminatın 04.11.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, zararın tespitinin ne kadar olduğu hususunu davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, zararın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmak üzere gerekli gider olan 1.400,00 TL ücretin 2 haftalık kesin süre içerisinde karşılanması için davacı tarafa süre verildiği, buna rağmen davacı tarafından süresinde masrafın karşılanmayarak duruşma talikine sebebiyet verdiği, bu durumda davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, 29/01/2019 tarihli celsede davacı tarafın zararının hesaplanması için deniz hukukundan anlayan bir bilirkişi ile cam emtiasının zarar hesabından anlayan bir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına ve rapor için 1.400.- TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına dair ara karar alınmış, davacı tarafça süresi içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine HMK’nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi delilinden
vazgeçilmiş sayılması ile zarar miktarının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece, bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmemesi nedeniyle verilen kesin mehil sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi HMK’nın 266. maddesi uyarınca da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacak olması karşısında deniz hukukundan anlayan bilirkişiden görüş alınmasına dair ara karar kurulması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587431500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz