YİDK'nın 2019-M- kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3438 E. 2020/1376 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ müktesep hak↗ kazanılmış hak↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının, dava konusu 2015/85884 nolu marka için kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru konusu marka ile davacının itirazına mesnet "KİPA" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının dava konusu 2015/85884 nolu marka için kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacının itiraz gerekçesi markaları “KİPA”, davalının başvuru markası ise “VİPA” ibarelerinden oluşmakta olup, ibareler arasında yüksek düzeyli görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu ve her iki markanın, tescil kapsamı aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ilişkilendirilebilecek ve karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzer oldukları halde, Mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
2–Öte yandan kabule göre de; mahkemece, başvuru markası ile itiraz gerekçesi marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği halde, davalı şirketin önceki tarihli markasının müktesep hak teşkil ettiği ve bu nedenle başvuru markasının tescilinin gerektiği gerekçesi de çelişkili olmuştur. O halde Mahkemece, bir önceki bentteki gerekçelerle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek, Dairemizin daha önce vermiş olduğu emsal 19/09/2008 tarih 2007/7547 Esas 2008/10251 Karar sayılı “ecelady”/ “ecetoff” kararında da ifade edildiği üzere önceki markanın, başvuru tarihi itibariyle, hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, aynı ayırt edici unsuru içermesi ve uzun süredir kullanılıyor olması ile sonraki marka tesciliyle 3. kişiler adına tescilli markalara yanaşılmaması koşullarının varlığı halinde anılan şartları sağlayan marka kapsamı yönünden müktesep hakkın varlığı kabul edilerek sadece o mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri yönünden davanın reddine, diğer mal ve hizmetler yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1450 E. 2021/321 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının dava konusu 2015/85884 nolu marka için «kazanılmış hak» teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» değerlendirilmesi yapılırken markaların bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerekmektedir.
Buna göre, «ortalama tüketici» markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse «iltibas» oluşmaz.
Somut olayda, başvuruya konu “evkiba.com” ibareli markanın gerek kompozisyonu gerekse de görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı bütünsel izlenim itibariyle itiraza mesnet “Kipa” ibareli markalardan «iltibas» ihtimali bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığı görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaBuna göre, «ortalama tüketici» markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse «iltibas» oluşmaz.
-
Marka Tescil İsteğinin Reddi Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5338 E. 2019/6437 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · iltibas
İncelediğiniz kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının dava konusu 2015/85884 nolu marka için «kazanılmış hak» teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının, dava konusu 2015/85884 nolu marka için «kazanılmış hak» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2–Öte yandan kabule göre de; mahkemece, başvuru markası ile itiraz gerekçesi marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği halde, davalı şirketin önceki tarihli markasının «müktesep hak» teşkil ettiği ve bu nedenle başvuru markasının tescilinin gerektiği gerekçesi de çelişkili olmuştur.
Benzer bu karardaŞti.'nin "TİTİZ" ibareli markası arasında da 35. sınıf bakımından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve kısmen sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunduğu, davacının «kazanılmış hak» iddiası açısından ise önceki marka ve sonraki başvuru aynı olmadığından kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı başvuru ile davalı mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibasın» bulunduğu ve davacı yanın önceki markaları ile dava konusu marka başvurusunun aynı olmadığı, bu suretle davacının bir kazanılmış hakkından bahsedilemeyeceği, TPMK YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacının «müktesep hak» iddiasında bulunduğu markalarının tamamının “TİTİZ PLASTİK + logo” unsurlarından oluştuğu, buna mukabil başvuru markasında “PLASTİK” ve “logo” unsurlarının çıkarılarak yalın “TİTİZ” ibaresi ile tescil kapsamı mallar bakımından tanımlayıcı “KITCHENCLUB” ibaresinin eklendiği; bu suretle itiraz ve ret gerekçesi olan ve yalın “TİTİZ” ibaresinden oluşan davalı şirket adına tescilli mesnet markalara yanaşılmak suretiyle söz konusu markaların «ayırt ediciliklerine» ve köken bildirme özelliklerine zarar verildiği, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaŞti.'nin "TİTİZ" ibareli markası arasında da 35. sınıf bakımından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve kısmen sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunduğu, davacının «kazanılmış hak» iddiası açısından ise önceki marka ve sonraki başvuru aynı olmadığından kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… acının önceki tarihli, tescilli ve fiilen kullandığı markaları ile başvuru kapsamındaki markanın aynı mal ve hizmetleri içerdiği, başvurunun davalılar markalarından «ziyade» davacının önceki tarihli markalarına benzediği, davalı markalarına yanaşma çabası olmadığı, önceki markalarının serisi niteliğinde kabul edilecek şekilde müktesep …
Somut olayda da davacının «müktesep hak» iddiasında bulunduğu markalarının tamamının “TİTİZ PLASTİK + logo” unsurlarından oluştuğu, buna mukabil başvuru markasında “PLASTİK” ve “logo” unsurlarının çıkarılarak yalın “TİTİZ” ibaresi ile tescil kapsamı mallar bakımından tanımlayıcı “KITCHENCLUB” ibaresinin eklendiği; bu suretle itiraz ve ret gerekçesi olan ve yalın “TİTİZ” ibaresinden oluşan davalı şirket adına tescilli mesnet markalara yanaşılmak suretiyle söz konusu markaların «ayırt ediciliklerine» ve köken bildirme özelliklerine zarar verildiği, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3689 E. 2023/7569 K.
Ortak:iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaKarara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının dava konusu 2015/85884 nolu marka için «kazanılmış hak» teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rkalar Dairesi Başkanlığının kararı ile itirazın reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin YİDK’ya itiraz sunduğunu, 2015-M-6247 sayılı karar ile markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığı gerekçesiyle davalı şirket markasının tescil edildiğini, oysa dava konusu “KİMA” markası ile müvekkilinin “KİPA” markası arasında görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, markalardaki renk ve şekil unsurlarının markalara yeterince «ayırt edicilik» katmadığını, görsel benzerliğin yanı sıra işitsel yönden de ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, anlamsal olarak incelendiğinde dava konusu markanın herhangi bi …
… e tüketim sürecinin koşulları uyarınca, 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bağlantı kurma ihtimali kapsamında “benzerlik” ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, davacının KİPA ibareli markası tanınmış olmakla birlikte, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dö …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 ... ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davalı Şirketin 2014/15919 sayılı KİMA ibareli başvurusu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · kâr dağıtımı · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… asında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak bir benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının hitap ettiği müşteri tüketici kitlesinin ve ürünlerin «dağıtım» kanalları farklı olduğu için markalar arasında işletmesel bağlantı ihtimali de «dahil» olmak üzere ilişkilendirme/çağrıştırma ihtimalinin de söz konusu olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/365 E., 2017/«266» K.
… rkalar Dairesi Başkanlığının kararı ile itirazın reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin YİDK’ya itiraz sunduğunu, 2015-M-6247 sayılı karar ile markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığı gerekçesiyle davalı şirket markasının tescil edildiğini, oysa dava konusu “KİMA” markası ile müvekkilinin “KİPA” markası arasında görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, markalardaki renk ve şekil unsurlarının markalara yeterince «ayırt edicilik» katmadığını, görsel benzerliğin yanı sıra işitsel yönden de ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, anlamsal olarak incelendiğinde dava konusu markanın herhangi bi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3438 E. , 2020/1376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve 2016/496 E- 2018/81 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1097 E- 2019/561 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1992 yılında İzmir’de kurulduğunu, yurt içine yayılmış ve toplamda 170’i aşan farklı formatta mağazasının ve 150’yi aşan markasının bulunduğunu, davaya konu “VİPA” marka başvurusunun müvekkiline ait “KİPA” ve “KİPA” ibaresi ile başlayan diğer markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkili markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı sınıflarda tescil edilmek istendiğini, bu itibarla markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkilinin “KİPA” markasının tanınmış bir marka vasfında bulunduğunu, bu nedenle de başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-9901 sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin kurulduğu 1996 yılından bu yana mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, ilk kez 01.10.1996 tarihinde tescil edilen “VİPA” ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, 20 yıldan fazla bir süre davacı tarafından söz konusu markaya itiraz edilmediğini, 20 yıl sonra işbu davanın açılmasının aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması sayılacağını, davacının iddialarının aksine "VİPA" markası ile "KİPA" markası arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının, dava konusu 2015/85884 nolu marka için kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru konusu marka ile davacının itirazına mesnet "KİPA" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının önceki tarihli 178086 nolu markasının dava konusu 2015/85884 nolu marka için kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacının itiraz gerekçesi markaları “KİPA”, davalının başvuru markası ise “VİPA” ibarelerinden oluşmakta olup, ibareler arasında yüksek düzeyli görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu ve her iki markanın, tescil kapsamı aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ilişkilendirilebilecek ve karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzer oldukları halde, Mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
2–Öte yandan kabule göre de; mahkemece, başvuru markası ile itiraz gerekçesi marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği halde, davalı şirketin önceki tarihli markasının müktesep hak teşkil ettiği ve bu nedenle başvuru markasının tescilinin gerektiği gerekçesi de çelişkili olmuştur. O halde Mahkemece, bir önceki bentteki gerekçelerle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek, Dairemizin daha önce vermiş olduğu emsal 19/09/2008 tarih 2007/7547 Esas 2008/10251 Karar sayılı “ecelady”/ “ecetoff” kararında da ifade edildiği üzere önceki markanın, başvuru tarihi itibariyle, hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, aynı ayırt edici unsuru içermesi ve uzun süredir kullanılıyor olması ile sonraki marka tesciliyle 3.
kişiler adına tescilli markalara yanaşılmaması koşullarının varlığı halinde anılan şartları sağlayan marka kapsamı yönünden müktesep hakkın varlığı kabul edilerek sadece o mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri yönünden davanın reddine, diğer mal ve hizmetler yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda, (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587327300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz