6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fiilen yapılmayan işten rekabet yasağı ihlali ileri sürülemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3338 E. 2020/1125 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Hisse devrine bağlı rekabet yasağı, sözleşme ve protokolde davacının fiili faaliyet alanıyla ve tahdidi olarak sayılan işlerle sınırlandırılmışsa, bu kapsamda sayılmayan bir hizmet (örneğin tekel hattında verilen acentelik hizmeti) yasağın ihlali sayılmaz; ana sözleşmede yazılı olsa dahi fiilen yapılmayan işten dolayı rekabet yasağının ihlal edildiği ileri sürülemez. Rekabet yasağını ihlal ettiği ileri sürülen dava dışı şirketle bağı bulunmayan devreden yönünden dava husumet yokluğundan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Hisse devir sözleşmesi ve protokoldeki rekabet yasağının kapsamı ve acentelik hizmetinin bu kapsamda olup olmadığı → ret

İddia: Davacılar, hisse devri sonrası satıcı davalıların rekabet yasağına aykırı olarak, ortağı oldukları dava dışı şirket aracılığıyla aynı faaliyet alanında iş yaparak cezai şartı hak ettiklerini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinde ve protokolde rekabet yasağı kapsamındaki hizmetler sadece davacı şirketin fiili faaliyet alanlarıyla sınırlandırılmış ve yasak kapsamındaki işler tahdidi olarak sayılmıştır. Davacı şirket deniz taşımacısı iken, dava dışı şirket fiili taşıyıcı olan İDO'ya belirli bir hatta acentelik hizmeti vermektedir; bu hat İDO'nun kullanım tekelinde olduğundan ve bir başka şirketçe kullanımı söz konusu olmadığından davacının zararına yol açılmamıştır. Acentelik hizmeti, sözleşme ve protokolde sayılan rekabet yasağı kapsamındaki hizmetler içinde bulunmamaktadır. Ana sözleşmede yazılı olsa dahi fiilen yapılmayan işten dolayı rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiği ileri sürülemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava dışı şirketle bağlantısı bulunmayan devreden davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret

İddia: Davalılar, bir kısım davalının rekabet yasağını ihlal ettiği ileri sürülen dava dışı şirketle bir bağının bulunmadığını, hakkında husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Bir kısım davalının, rekabet yasağını ihlal ettiği ileri sürülen dava dışı şirketle herhangi bir bağı bulunmadığından (biri fatura ve geçiş tarihlerinden önce müdürlükten istifa etmiş, diğerinin ise ihlale ilişkin bir delili sunulmamıştır), bu davalılar yönünden açılan dava husumet yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Rekabet yasağının fiili faaliyet alanı ve tahdidi işlerle sınırlı olması ve fiilen yapılmayan işten ihlal ileri sürülemeyeceği yönünde emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı cezai şart hisse devir sözleşmesi tahdidi sayma fiili faaliyet alanı acentelik pasif husumet

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3338 E.  ,  2020/1125 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ - ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2017 tarih ve 2016/1148 E- 2017/1221 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/05/2019 tarih ve 2018/133 E- 2019/701 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili; davalılardan ... ve ...'in müvekkili şirket eski hissedarı olup ...

13. Noterliğinin 29.01.2016 tarihli hisse satış sözleşmesi uyarınca şirketteki hisselerini müvekkili ...'e sattıklarını, sözleşme bedeli 800.000,00 USD’nin ödendiğini, hisse satım sözleşmesinin 4.13 maddesinde satıcıların hisse devrini müteakip 3 yıl boyunca şirketin faaliyet alanlarında doğrudan ya da dolaylı olarak gizli ya da açık şekilde faaliyette bulunamayacaklarının ve rekabet yasağının ihlali halinde alıcının 500.000 USD cezai şart talep etme hakkı olduğunun düzenlendiğini, yine 29.01.2016 tarihli davalıların tamamıyla yapılan protokolde de davalı ...’in de protokol kapsamından iki yıl boyunca şirketin faaliyet alanlarında doğrudan ya da dolaylı olarak gizli ya da açık şekilde faaliyette bulunamayacağının ve rekabet yasağının ihlali halinde 500.000,00 USD cezai şart talep etme hakkı olduğunun düzenlendiğini, davalıların hisse satım ve alım sözleşmesiyle protokol hükümlerine uymadığını, anlaşmayı müteakip ...'in müdürü ...'in ortağı olduğu, ...Nakliyat Hayvancılık Ltd.Şti'nin ...

imzasıyla Habaş Sınai AŞ.ye 31.01.2016 tarihli faturayı düzenlediğini, daha sonra çeşitli isimler altında Harem-Sirkeci arasında tehlikeli gaz firmalarının mallarını taşıyıp, taşınmasına önderlik etmek ve fatura tanzim etmek suretiyle para tahsil ettiğini, davalıların sözleşme ve protokol hükümlerini ihlal nedeniyle cezai şart ödemeleri gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 USD’nin yarı oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; zamanaşımı, husumet ve yetki itirazında bulunarak müvekkilleri ... ve ...'in ...Nakliyat Ltd.Şti. ile bağlantılarının bulunmadığını, ...'in 29.01.2016 tarihli protokol imzalanmadan önce 25.01.2016 tarihi itibariyle bu firmanın müdürlük görevinden istifa ettiğini, ...'in ise diğer davalılarla akrabalık dışında rekabet yasağını ihlaline ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davalılar Sema ve ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirketin faaliyet alanı ile dava dışı ...Nakliyat Ltd.Şti'nin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, davacının gemi taşımacılığı faaliyeti yürütürken dava dışı firmanın fiili faaliyet konusunun ise acentelik ve komisyonculuk olduğunu, ...Nakliyat Ltd.Şti.nin gemileri olmadığı gibi gemi ya da deniz taşımacılığı da yapmadığını, davacının dayandığı faturanın taşımacılık faturası değil acentelik hizmetine ilişkin fatura olup, Harem-Sirkeci hattının İDO'nun tekelinde olup başkaca bir taşıma şirketinin taşıma izin ve yetkisi bulunmadığını, söz konusu iş ve işlemin 2014 yılından itibaren verilen hizmete ilişkin olup sözleşme sonrası yeni bir faaliyetinde söz konusu olmadığını, 2014 yılında İDO ile yapılan acentelik sözleşmesi kapsamında verilen hizmet faturası olduğunu, her iki şirketin fiili faaliyet alanlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dayanak ...Nakliyat..Ltd.Şti.tarafından Habaş...AŞ.adına düzenlenen 31.01.2016 tarihli faturanın konusunun 25.01.2016-31.01.2016 tarihleri arası 28 adet LNG aracının Sirkeci-Harem geçiş bedeli olduğu, davalı ...'in 29.01.2016 tarihinde davacı şirketteki hisselerini devretmesinden sonra ...Nakliyat Tarım Ltd.Şti.ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını gösteren başkaca bir delil de sunulmadığı, davalı ...’in dava dışı ...Nakliyat....Ltd.Şti. yetkilisi iken hisse devir sözleşmesi ve protokol tarihinden önce 25.01.2016 tarihinde müdürlükten istifa ettiği, şirketin ortağı olmadığı, fatura düzenleme tarihi olan 31.01.2016 ve fatura kapsamı geçişlerin tarihi itibariyle dava dışı şirket ile bir bağlantısının kalmadığı, anılan davalılar yönünden husumet itirazlarının yerinde olduğu, İstanbul Deniz Otobüsleri San.ve Tic.AŞ.

ile yazışma yapılarak acentelik sözleşmesi ve 27.09.2017 tarihli cevabi yazı ile ...Nakliyat Tarım Ltd.Şti. tarafından acentelik hizmeti kapsamında Habel Sınai ve Tıbbi Gazlar AŞ'nin 25.01.2016 ile 31.01.2016 tarihleri arasında LNG taşıyan 28 adet aracının Sirkeci-Harem hattından geçiş yaptığının bildirildiği, cevabi yazı ve acentelik sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı ...'in ortağı olduğu dava dışı ...Nakliyat Ltd.Şti. tarafından düzenlenen 31.01.2016 tarihli faturanın şirket ile İDO arasında mevcut acentelik sözleşmesi kapsamında düzenlendiği, dolayısıyla davalı ...'in ortağı olduğu ...Nakliyat Ltd.Şti. aracılığıyla hisse devir sözleşmesinin cezai şartı düzenleyen maddesine aykırı olarak taşıma işi yapılmadığı gerekçesiyle davalılar ...

ve ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; ...Nak. Ltd. Şti.’nin 27.2.2006 tarihinde yurt içi, yurt dışı, şehirlerarası karayolu, deniz yolu, havayolu, liman ve yük taşımacılığı ile taşıma işleri kapsamında komisyonculuk, acenta, brokerlik, ithalat, ihracat ve diğer faaliyet alanlarında işler yapmak üzere kurulduğu, davacı şirketin ise 21.09.2011 tarihinde kurularak aynı işkolunda faaliyet gösterdikleri, davacı ... aynı zamanda davacı şirkette davalıların hisselerini devralmadan evvel de ortak bulunduğu davalılar ... ve ..."in ...Nakliyat. Ltd. Şti.’nde bir bağlarının bulunmadığı, davacı şirket ile dava dışı şirketin aynı sektörde faaliyet göstermekte ve ticaret sicilinde yazılı faaliyet alanlarında genel olarak taşıma ile ilgili alanların olduğu, ancak davacı şirketin deniz taşımacısı, dava dışı şirketin ise fiili taşıyıcı bulunan İDO'ya Harem-Sirkeci hattında sözleşme kapsamında acentelik hizmeti verdiği, bu hattın İDO’nun kullanım tekelinde bir hat olduğu, taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinden evvel 29.09.2014 tarihinde imzalanan 2 yıl süreli acentelik sözleşmesinin hisse devrinden hemen sonra 09.02.2016 tarihinde süresi bittiğinden 1 yıl süre için uzatıldığı, dava dışı ...Nak.

Ltd. Şti.’nin hizmet verdiği İDO’nun güzergahının bir başka şirket tarafından kullanımının sözkonusu olmaması nedeniyle davacının zararına sebebiyet vermediği, davacı şirketin her hangi bir taşıyıcıya fiilen acentelik hizmeti verdiğinin iddia edilmediği, ana sözleşmesinde yazılı olsa dahi fiilen yapılmayan işten dolayı rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiği ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, taraflar arasında düzenlenen 29.01.2016 tarihli hisse devir sözleşmesinde ve aynı tarihli protokolde düzenlenen, rekabet yasağı kapsamındaki hizmetlerin sadece davacı şirketin fiili faaliyet alanlarıyla sınırlandırılmış olmasına, yasak kapsamındaki işlerin sözleşme ve protokolde tahdidi olarak sayılmış olmasına ve acentelik hizmetinin, sözleşme ve protokolde sayılan rekabet yasağı kapsamındaki hizmetler içerisinde bulunmamasına göre, davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 10/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587322800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/133 E. 2019/701 K.

Hisse devri sonrası rekabet yasağı ihlali iddiasıyla cezai şart talebi

Gerekçe özeti

Hisse devri sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiğinin ileri sürülebilmesi için, dayanılan faaliyetin şirket ana sözleşmesinde yazılı olması yeterli değildir; faaliyetin fiilen yürütülmüş olması ve bu faaliyet nedeniyle davacının zarar görmesi gerekir. Taraflar aynı sektörde faaliyet gösterseler ve iş kolları genel olarak örtüşse de, faaliyetin somut biçimi (örn. münhasır bir hat üzerinde sunulan hizmet) davacının faaliyet alanıyla çakışmıyorsa ve davacının bu işten fiilen mahrum kaldığı ispatlanamıyorsa rekabet yasağının ihlal edildiği kabul edilemez. Ayrıca, rekabet yasağı iddiasına dayanak gösterilen şirketle hiçbir bağlantısı (ortaklık/yöneticilik) bulunmayan davalılar yönünden dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.

Emsal değeri

Şirket hisselerinin devri sonrası rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlalinin, salt ana sözleşmede yazılı faaliyet alanına dayanılarak değil, faaliyetin fiilen yürütüldüğünün ve davacıya zarar verdiğinin ispatı ile değerlendirilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer rekabet yasağı ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: rekabet yasağı cezai şart hisse devri sözleşmesi pasif husumet yokluğu haksız rekabet acentelik sözleşmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/133

KARAR NO 2019/701

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/11/2017

NUMARASI 2016/1148 Esas 2017/1221 Karar

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/05/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA Davacılar vekili ; davalılardan ... ve ...'in müvekkili şirket eski hissedarı olup, Kadıköy ....Noterliğinin 29/01/2016 tarih ... yevmiye no.lu hisse satış sözleşmesi uyarınca şirketteki hisselerini müvekkili ...'e sattıklarını, sözleşme bedelinin 800.000-usd olup ödendiğini, hisse satım sözleşmesinin 4.13 maddesinde satıcıların hisse devrini müteakip 3 yıl boyunca şirketin faaliyet alanlarında doğrudan ya da dolaylı olarak gizli ya da açık şekilde faaliyette bulunamayacakları,rekabet yasağının ihlali halinde alıcının 500.000-usd cezai şart talep etme hakkı olduğunu davalıların hisse satım ve alım sözleşmesiyle protokol hükümlerine uymadığını, anlaşmayı müteakip ...'in müdürü ...'in ortağı olduğu, ....Ltd....nin ...

imzasıyla ...AŞ.ye 31/01/2016 tarih ... no.lu faturayı düzenlediğini, daha sonra çeşitli isimler altında Harem-Sirkeci arasında tehlikeli gaz firmalarının mallarını taşıyıp, taşınmasına önderlik etmek ve fatura tanzim etmek suretiyle para tahsil ettiğini, davalıların sözleşme ve protokol hükümlerine uymadığından cezai şart ödemeleri gerektiğini belirterek şimdilik 100.000 -usd'nin davalılar tarafından müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili müvekkilleri ... ve ...'in ...Ltd....ile bir bağlantılarının bulunmadığını, ...'in 29/01/2016 tarihli protokol imzalanmadan önce 25/01/2016 tarihi itibariyle bu firmanın müdürlük görevinden istifa ettiği, ... ise diğer davalılarla akrabalık dışında rekabet yasağını ihlaline ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, bu nedenle Sema ve ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirketin faaliyet alanı ile dava dışı ....Ltd....nin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, davacının gemi taşımacılığı faaliyeti yürütürken dava dışı firmanın fiili faaliyet konusunun ise acentelik ve komisyonculuk olduğunu, .....Ltd....nin gemileri olmadığı gibi gemi ya da deniz taşımacılığı da yapmadığını, davacının dayandığı faturanın taşımacılık faturası değil acentelik hizmetine ilişkin fatura olup, Harem-Sirkeci hattının ...

tekelinde başkaca bir taşıma şirketinin taşıma izin ve yetkisi bulunmadığını, söz konusu iş ve işlemin 2014 yılından itibaren verilen hizmete ilişkin olup sözleşme sonrası yeni bir faaliyetinde söz konusu olmadığını, 2014 yılında ...O ile yapılan acentelik sözleşmesi kapsamında verilen hizmet faturası olduğunu, her iki şirketin fiili faaliyet alanlarının farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Davacının rekabet yasağına aykırı davranış iddiasına dayanak, ....Ltd....tarafından ....AŞ.adına düzenlenen 31/01/2016 tarihli faturanın konusunun 25/01/2016-31/01/2016 tarihleri arası 28 adet ... aracının Sirkeci-Harem geçiş bedeli olduğu, davalı ...'in ....Ltd....ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, davalı ..."in ise ....Ltd....yetkilisi iken hisse devir sözleşmesi ve protokol tarihinden önce 25/01/2016 tarihinde müdürlükten istifa ettiği, şirketin ortağı olmadığı ve gerek fatura düzenleme tarihi olan 31/01/2016 ve gerekse fatura kapsamı geçişlerin tarihi itibariyle dava dışı şirket ile bir bağlantısının kalmadığı gerekçesiyle her iki davalı hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddine;

... San.ve Tic.AŞ.'den gelen cevabi yazı ve acentelik sözleşmesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalı ...'in ortağı olduğu dava dışı ....Ltd.Şti. tarafından düzenlenen davacı tarafın sözleşme ve protokole aykırılık iddiasını dayandırdığı 31/01/2016 tarihli faturanın bu şirket ile ... arasında mevcut acentelik sözleşmesi kapsamında düzenlendiği, dolayısıyla davalı ...'in ortağı olduğu ....Ltd....aracılığıyla hisse devir sözleşmesinin cezai şartı düzenleyen maddesine aykırı olarak taşıma işi yapmadığının belirlendiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya içerisinde bulunan ve dava konusu protokolün cezai şart maddelerinin gerekçeli kararda aynen yazıldığını, mahkemece sözleşme ve aynı tarihli protokolün gereği gibi incelenmediğini, protokolün f. maddesi gereği müteselsil sorumlu olduklarını, yine 29/01/2016 tarihli protokolün b maddesi hükmüne göre davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava dışı ... firmasının ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde ... ile acentelik sözleşmesi yaptığını, aynı tarihte ... yetkilisi ve ortağı olan ...'in şirket hissesini diğer aile bireyleri ile birlikte sözleşme ve protokol şartları dahilinde devrettiğini ve ... firmasından ayrıldığını, ancak oğlu ...

ile aynı işi sözleşme ve protokole aykırı olarak sürdürdüğünü, acenta ismi altında, davacı firmanın faaliyet alanı olan ... taşıyan araçların boğazdan gemi ile geçisinin sağlanması faaliyetinin sözleşmenin 4.13.maddesi hükümlerine aykırı olduğunu, İstanbul Deniz Ticaret Odasından kayıtların istenmesi gerektiğini, delil listesi ekinde faaliyet belgesini sunduklarını, acenteliğin şirketin fiili faaliyet alanına girdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulune karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı ile davalılar arasında akdedilen 29.1.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ve 29.1.2016 tarihli protokol kapsamında, hisse devri sonrası 3 yıl boyunca davalı şirketin faaliyet alanlarında doğrudan ve dolaylı faaliyette bulunmayacağı yönünde rekabet etmeme yükümlülüğünün davalılar tarafından ihlal edildiği iddiası ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.Şirket hisselerinin devri sözleşmesi kapsamında davalılar ... ve .... ,hissedar olmayan ... ile de protokol akdedilerek davalıların davacı şirketle rekabete girmeyeceği aksi halde cezai şart ödeneceği taahhüt edilmiştir. Mevzuatımızda tanımı bulunmayan rekabet yasağı ile kastedilen tarafların anlaşmasıyla belirli süreliğine getirilen ticari faaliyet sınırlaması olarak tarif edilmektedir.

… Ltd. Şti.’nin 27.2.2006 tarihinde yurt içi, yurt dışı, şehirlerarası karayolu, deniz yolu ile havayolu ile liman ve yük taşımacılığı ve taşıma işleri ile ilgili olarak komisyonculuk, acenta, brokerlik, ithalat, ihracat ve diğer faaliyet alanlarında işler yapmak üzere kurulduğu, .… A.Ş.’nin ise 21.9.2011 tarihinde kurularak aynı işkolunda faaliyet gösterdikleri tespit edilmektedir.Davacı ... aynı zamanda davacı şirkette davalıların hisselerini devralmadan evvel de ortak bulunduğu anlaşılmaktadır. ... ve ..."in ...şirketi aracılığıyla faaliyette bulunarak rekabet yasağına ilişkin taahhüdünü ihlal ettiği ileri sürülmekte ise de ... şirketinin ortağı ve yetkilisi ... ve dava dışı ... olduğu, davalı ...

ve ... "in adı geçen şirkette bir bağları bulunmadığı anlaşılmakla her iki davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların şirket hisselerini devrettikten sonra aynı iş kolunda rakip olmaları kural olarak haksız rekabet veya rekabet yasağının ihlalinin teşkil etmez. Davacı şirket ile davadışı şirket her ne kadar aynı sektörde faaliyet göstermekte ve ticaret sicilinde yazılı faaliyet alanlarında genel olarak taşıma ile ilgili alanlar yazılıdır.Ancak davacı şirketin deniz taşımacısı , dava dışı ... ise fiili taşıyıcı bulunan ... ya Harem-Sirkeci hattında sözleşme kapsamında acentelik hizmeti verdiği,bu hattın ... nun kullanım tekelinde bir hat olduğu anlaşılmaktadır.Bu sebeble taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinden evvel 29.9.2014 tarihinde imzalanan 2 yıl süreli acentelik sözleşmesinin hisse devrinden hemen sonra 9.2.2016 tarihinde süresi bittiğinden yeniden 1 yıl süre için uzatılmıştır....

hizmet verdiği ... nun güzergahının bir başka şirket tarafından kullanımının sözkonusu olmaması nedeniyle davacının zararına sebebiyet verdiğinden sözedilemeyecektir.Davacı şirketin her hangibir taşıyıcıya fiilen acentelik hizmeti verdiği iddia edilmemiştir. Ana sözleşmesinde yazılı olsa dahi ancak fiilen yapılmayan işten dolayı rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiği ileri sürülemeyeceğinden davalı ... yönünden rekabet yasağı hükmünün ihlal edilmediğine ilişkin hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.20/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.