6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4885 E. 2020/1226 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı hmk 115/3 ilk itiraz işbölümü münhasırlık iş bölümü usulden reddi görevsizlik kararı i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 5 · HMK — HMK 23HMK 114HMK 115 · HUMK — HUMK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın ve birleşen davanın açıldığı tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre ise Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olduğu, dava ve talep münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığından işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekeceği, mahkemece resen dikkate alınamayacağı, asıl davanın dava dilekçesinde Kocaeli Ticaret Mahkemesi yazı olup “Kocaeli” ve “Ticaret” ibarelerinin üzeri çizilerek “Gebze” ve

“Asliye” nin yazılı olduğu, birleşen davanın dava dilekçesinde de Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin yazılı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda eski kanun döneminde açılan davaların kurulan Ticaret Mahkemelerine devrine yönelik bir madde de bulunmadığı gerekçesi ile açılan davada HMK' nın 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, 26/01/2010 tarihinde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olması ve 23/07/2015 tarihinde aynı ilçede Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmiş olması sebepleriyle dosyanın görevli mahkemeye devri kararı mahiyetinde görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizin 18/10/2018 tarih 2016/14677 E.-2018/6474 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamına uyarak dosyayı Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’ne göndermiştir. Yargıtay’ın bozma kararı ile davaya bakacak mahkeme belirlendiğinden (HUMK 25/son) HMK 23/2 maddeleri gereğince bu aşamadan sonra davaya bakacak mahkeme verilen karar ile bağlı olduğundan yazılı olduğu şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın temyiz eden davalı lehine bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17071 E. 2013/21511 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/4885 E.  ,  2020/1226 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/05/2019 tarih ve 2019/255-2019/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalıya 04.05.2009 tarihinde 10.000 TL, 21.05.2009 tarihinde 180.000 USD borç para verdiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının MEB tarafından düzenlenen bilgisayar alım ihalesine katıldığını, ihale kapsamında bilgisayarların belli testlerden geçirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya bu kapsamda hizmet verdiğini, davacının iddia ettiği miktarların da yapılacak iş karşılığı avans olarak verildiğini, hizmetin eksiksiz olarak yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın ve birleşen davanın açıldığı tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre ise Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olduğu, dava ve talep münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığından işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekeceği, mahkemece resen dikkate alınamayacağı, asıl davanın dava dilekçesinde Kocaeli Ticaret Mahkemesi yazı olup “Kocaeli” ve “Ticaret” ibarelerinin üzeri çizilerek “Gebze” ve

“Asliye” nin yazılı olduğu, birleşen davanın dava dilekçesinde de Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin yazılı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda eski kanun döneminde açılan davaların kurulan Ticaret Mahkemelerine devrine yönelik bir madde de bulunmadığı gerekçesi ile açılan davada HMK' nın 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, 26/01/2010 tarihinde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olması ve 23/07/2015 tarihinde aynı ilçede Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmiş olması sebepleriyle dosyanın görevli mahkemeye devri kararı mahiyetinde görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizin 18/10/2018 tarih 2016/14677 E.-2018/6474 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamına uyarak dosyayı Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’ne göndermiştir. Yargıtay’ın bozma kararı ile davaya bakacak mahkeme belirlendiğinden (HUMK 25/son) HMK 23/2 maddeleri gereğince bu aşamadan sonra davaya bakacak mahkeme verilen karar ile bağlı olduğundan yazılı olduğu şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın temyiz eden davalı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587318900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.