İtirazının reddine dair TPMK YİDK kararlarının iptali ile davalılara ait başvuru markasının hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2137 E. 2020/962 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 16. sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler (16 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07 alt gruplarındaki mallar ile 41 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07,08 alt grubundaki hizmetler) yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-11366 sayılı kararının dava konusu edilen 2015/36239 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 16. sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu 2015/36239 sayılı marka tescilli olduğundan 16. sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, dava konusu markanın kapsamında yer alan 16. sınıftaki "tespihler" emtiası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlık yönünden asıl tartışılması gereken hususun davalı şirketin başvurusunda kötü niyetli olup olmadığının belirlenmesi olduğu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.06.2010 tarih ve 2010/60-116 sayılı kararını bozan Yargıtay HGK.'nın 04.05.2011 tarih ve 2011/11-59-271 sayılı kararından sonra, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2016 tarih ve 2012/82-2016/47 sayılı kararında açıkça "davalının markasal kullanımının en başından beri kötü niyetli olduğu" gerekçesiyle davalı adına tescilli 1998/193134 ve 195160 numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 11. HukukDairesinin 11.04.2018 tarih ve 2016/9432-2018/2605 sayılı ilamı ile onandığı, böylelikle davalı için hukuk dünyasında varlık kazanan "Kültür" esas unsurlu markalarını kullanmasının en başından beri kötü niyetli olduğu gerekçesinin, işbu davada da davalı şirket başvurusu yönünden geçerli olmadığının söylenmesinin yargı kararları arasında çelişki yaratacağı, davalı şirketin marka tescil başvurusunun da kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket ve davalı kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2016-M-11366 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2015/36239 sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusuna nisbi nedenlerle yapılan davacı itirazının reddine dair TPMK YİDK kararlarının iptali ile davalıya ait başvuru markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir ve önceki marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir.
Somut uyuşmazlıkta, istinaf üzerine İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında daha önce görülen yargılamalarda davalının daha önceki "KÜLTÜR" esas unsurlu marka başvurularının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalıya ait “KÜLTÜR” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının bu davaya konu "şekil+KÜLTÜR YAYINCILIK Özel Ders Defterim" unsurlu marka tescil başvurusunun da kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sonuca gidilmişse de, her bir yeni başvuruda başvuruya eklenen yeni unsurlar bakımından hem işaretsel olarak hem de tescil kapsamları bakımından bir bütün olarak başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında marka tescil kapsamları itibariyle 556 sayılı KHK 8/1-b kapsamında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, daha önce benzer ibareli marka başvurusu yapılması tek başına kötüniyetli marka başvurusu olarak değerlendirilemeyecek olduğu halde, hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4349 E. 2024/835 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… t gruplarındaki mallar ile 41 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07,08 alt grubundaki hizmetler) yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'n …
… K 8/1-b kapsamında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, daha önce benzer ibareli marka başvurusu yapılması tek başına «kötüniyetli» marka başvurusu olarak değerlendirilemeyecek olduğu halde, hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün davalılar yararına bozulma …
Benzer bu kararda… .... olduğunun kesinleşmiş mahkeme, Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla ... bulunduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi("TBMM")'nin 2014 yılında almış olduğu «son» karar uyarınca “... dershane faaliyetlerinin kapanması ve ... dershanelerin ... okul olarak faaliyete devam etmesi” kararı sonrası davalı Şirketin dershane faaliyetlerini sonlandırarak ... okul alanında faaliyet göstermeye hazırlandığını, bu kapsamda davalının TürkPatent nezdinde 2015/99087 sayılı “KÜLTÜR OKULLARI” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa her iki markanın da 41. sınıfta kullanıldığını, markalar arasında işitsel, anlamsal ve sınıf bakımından ayniyet ve/veya büyük benzerlik bulunduğunu, dava konusu “KÜLTÜR OKULLARI” markasının müvekkili kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, serisi olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu ve bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından «iltibasa» mahal vererek «haksız rekabete» sebebiyet vereceğini, davalı tarafın tüm mahkeme kararlarına rağmen hukuk tanımaz davranışlarını sürdürerek KÜLTÜR markasını dershane kapsamı dışında ... okul alan …
… ve markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)’nin 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davacı ....’nin, “KÜLTÜR” ibaresi üzerinde “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, tescilsiz markadan kaynaklı sınai bir hakkı olduğu ve …
16. ve 41 sınıfta yer ... tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8'... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğu, aynı zamanda davacı tarafın "Kültür" ibaresi üzerinde «uyuşmazlık konusu» 41. sınıf "eğitim-öğretim hizmetleri" yönünden aynı KHK'nın 8 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğu, davalı şirketin dava konusu ibare üze …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · temlik · kötü niyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… .... olduğunun kesinleşmiş mahkeme, Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla ... bulunduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi("TBMM")'nin 2014 yılında almış olduğu «son» karar uyarınca “... dershane faaliyetlerinin kapanması ve ... dershanelerin ... okul olarak faaliyete devam etmesi” kararı sonrası davalı Şirketin dershane faaliyetlerini sonlandırarak ... okul alanında faaliyet göstermeye hazırlandığını, bu kapsamda davalının TürkPatent nezdinde 2015/99087 sayılı “KÜLTÜR OKULLARI” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa her iki markanın da 41. sınıfta kullanıldığını, markalar arasında işitsel, anlamsal ve sınıf bakımından ayniyet ve/veya büyük benzerlik bulunduğunu, dava konusu “KÜLTÜR OKULLARI” markasının müvekkili kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, serisi olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu ve bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından «iltibasa» mahal vererek «haksız rekabete» sebebiyet vereceğini, davalı tarafın tüm mahkeme kararlarına rağmen hukuk tanımaz davranışlarını sürdürerek KÜLTÜR markasını dershane kapsamı dışında ... okul alan …
… avalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin KÜLTÜR ve KÜLTÜR esas unsurlu markalarını ... yıllardan bu yana adına tescil ettirerek, kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, Kültür Dershanelerinin 1979 yılında “öyle bir genç ki kültür’lü” iddiasıyla ... ... ... tarafından kurularak eğitim hizmeti vermeye başlandığını, söz konusu dershanenin işletmeciliği ile birlikte tüm hakları ile 1986 yılında devir sözleşmesi ile birlikte ... ... ... tarafından ... ... ve ... ...’e devir ve «temlik» edildiğini, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı ...
"Kültür" ibaresinin 41. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, aynı hususun «uyuşmazlık konusu» 16. sınıf yönünden de kabul edilmesi gerektiğini, anılan ibarenin 41. sınıfta yer ... hizmetler yönünden zayıf bir ibare olduğu hususunda Yargıtay ve mahkeme karar …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı TürkPatent vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, "KÜLTÜR" ibaresinin 41. sınıfta yer ... hizmetler bakımından «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, 41. sınıf hizmet kullanıcıların dikkatli tüketici oldukları nazara alındığında markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığını, başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığını, önceye dayalı kullanım nedeniyle başvurunun reddi koşullarının oluşmadığını, «kötü niyete» ilişkin kabulün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5921 E. 2024/2428 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… t gruplarındaki mallar ile 41 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07,08 alt grubundaki hizmetler) yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'n …
Benzer bu kararda… scilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, serisi olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu ve bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından «iltibas» meydana geldiğini, davalının bu kullanımı nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi büyük zarar yaşamasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-10669 …
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ve markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali olduğu, davacı ...Ş.’nin, “KÜLTÜR” ibaresi üzerinde “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, tescilsiz markadan kaynaklı (önceki kullanıma dayalı) sınai bir hakkı bulunduğu ve bu hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı markasının tescilini engelleme «yetkisinin» olduğu, davacıların "İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ve "KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli markalarının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 27.04.2015 tarihi itibariyle “eğitim ve öğretim hizmetleri” sektöründe tanınmış marka statüsünde bulunduğu ve tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacı ...Ş.’nin «ticaret unvanının», “41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” itibariyle, 2015/36241 sayılı “KÜLTÜR YAYINCILIK Çöz Bitir Çöz Getir + şekil” markası yönünden 556 sayılı KHK’nin 8 inci mad …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ayırt edicilik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ve markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali olduğu, davacı ...Ş.’nin, “KÜLTÜR” ibaresi üzerinde “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, tescilsiz markadan kaynaklı (önceki kullanıma dayalı) sınai bir hakkı bulunduğu ve bu hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı markasının tescilini engelleme «yetkisinin» olduğu, davacıların "İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ve "KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli markalarının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 27.04.2015 tarihi itibariyle “eğitim ve öğretim hizmetleri” sektöründe tanınmış marka statüsünde bulunduğu ve tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacı ...Ş.’nin «ticaret unvanının», “41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” itibariyle, 2015/36241 sayılı “KÜLTÜR YAYINCILIK Çöz Bitir Çöz Getir + şekil” markası yönünden 556 sayılı KHK’nin 8 inci mad …
… ket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "KÜLTÜR" ve "KÜLTÜR" esas unsurlu markalarını uzun yıllardan bu yana adına tescil ettirip kullanarak, bu markalara «ayırt edicilik» kazandırdığını, Kültür Dershanelerinin 1979 yılında “öyle bir genç ki kültür’lü” iddiasıyla Mehmet Nuri Güleç tarafından kurularak eğitim hizmeti vermeye başlandığ …
… Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "KÜLTÜR" esas unsurlu markalarını uzun yıllardan bu yana adına tescil ettirip kullanarak bu markalara «ayırt edicilik» kazandırdığını, dava konusu "KÜLTÜR YAYINCILIK Çöz Bitir Çöz Getir+şekil" markası değerlendirildiğinde; bu markada davacılar tarafından iddia edildiği gibi "KÜLTÜR …
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, 41. sınıf hizmetler yönünden "KÜLTÜR" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, bu yönde mahkeme kararlarının bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının verildiği tarihte, davacılar tarafından dava konusu marka başvurusunun kötü n …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8568 E. 2016/6125 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÖ.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, “......” eseri ile ilgili olarak 5.000 TL manevi tazminat, “............” isimli eser için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalı .....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2137 E. , 2020/962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 tarih ve 2017/5 E- 2017/483 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 14/02/2019 tarih ve 2018/742 E- 2019/148 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının "Kültür" ibareli birçok tescilli markalarının bulunduğunu, davalının 2015/36239 sayılı "şekil+KÜLTÜR YAYINCILIK Özel Ders Defterim" ibareli marka başvurusuna iltibas, benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesi ile yaptıkları itirazlarının nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki taraftar arasında 1992'den beri hukuksal ihtilaf bulunduğunu, mahkeme kararlarının davacı lehine olduğunu, davalının kötü niyetli olarak kanun boşluklarından yararlandığını, 1996'da hizmet markaları tescil edilmeye başlayınca, davalının 2 adet marka tescili yaptırdığını, davacının üstün ve gerçek hak sahibi bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2016-M-11366 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı lehine verilmiş bir yargı kararı bulunmadığını, 1997'de kurulan vakıf üniversitesinin 1992'de hukuksal ihtilafının olamayacağını, davalının "KÜLTÜR" ibareli markalarını yıllardır tescilli olarak kullandığını, davacıların kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 16. sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler (16 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07 alt gruplarındaki mallar ile 41 sınıfın 01,02,03,04,05,06,07,08 alt grubundaki hizmetler) yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-11366 sayılı kararının dava konusu edilen 2015/36239 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 16. sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu 2015/36239 sayılı marka tescilli olduğundan 16.
sınıftaki "tespihler" hariç tüm mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, dava konusu markanın kapsamında yer alan 16. sınıftaki "tespihler" emtiası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlık yönünden asıl tartışılması gereken hususun davalı şirketin başvurusunda kötü niyetli olup olmadığının belirlenmesi olduğu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.06.2010 tarih ve 2010/60-116 sayılı kararını bozan Yargıtay HGK.'nın 04.05.2011 tarih ve 2011/11-59-271 sayılı kararından sonra, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2016 tarih ve 2012/82-2016/47 sayılı kararında açıkça "davalının markasal kullanımının en başından beri kötü niyetli olduğu" gerekçesiyle davalı adına tescilli 1998/193134 ve 195160 numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 11.
HukukDairesinin 11.04.2018 tarih ve 2016/9432-2018/2605 sayılı ilamı ile onandığı, böylelikle davalı için hukuk dünyasında varlık kazanan "Kültür" esas unsurlu markalarını kullanmasının en başından beri kötü niyetli olduğu gerekçesinin, işbu davada da davalı şirket başvurusu yönünden geçerli olmadığının söylenmesinin yargı kararları arasında çelişki yaratacağı, davalı şirketin marka tescil başvurusunun da kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket ve davalı kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2016-M-11366 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2015/36239 sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusuna nisbi nedenlerle yapılan davacı itirazının reddine dair TPMK YİDK kararlarının iptali ile davalıya ait başvuru markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir ve önceki marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir.
Somut uyuşmazlıkta, istinaf üzerine İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında daha önce görülen yargılamalarda davalının daha önceki "KÜLTÜR" esas unsurlu marka başvurularının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalıya ait “KÜLTÜR” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının bu davaya konu "şekil+KÜLTÜR YAYINCILIK Özel Ders Defterim" unsurlu marka tescil başvurusunun da kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sonuca gidilmişse de, her bir yeni başvuruda başvuruya eklenen yeni unsurlar bakımından hem işaretsel olarak hem de tescil kapsamları bakımından bir bütün olarak başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında marka tescil kapsamları itibariyle 556 sayılı KHK 8/1-b kapsamında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, daha önce benzer ibareli marka başvurusu yapılması tek başına kötüniyetli marka başvurusu olarak değerlendirilemeyecek olduğu halde, hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava, davalı kurum YİDK kararının iptali ile davalıya ait başvuru markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda öngörülen gerekçelere ve özellikle davalı tarafın “KÜLTÜR” ibaresine teferruat niteliğindeki ibareler eklemek suretiyle vaki marka başvurusunun, daha önce “KÜLTÜR” ibareli marka başvurula-rının kötüniyetli olduğuna ilişkin kesinleşmiş yargı kararları da gözetildiğinde, aynı çerçevede kötüniyetli kabul edilmesinde herhangi bir takdir hatası bulunmamasına, davalının iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumda olduğunun anlaşılması nedeniyle işbu davaya konu marka başvurusunun da kötüniyetli olduğunun ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamasına göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğunu düşündüğümüzden Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kabulüne katılamıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587315600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz