Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3252 E. 2020/1161 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ilişkisi↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ uyap↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ muvafakat↗ yenileme↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın duruşmadan haberdar olduğu halde duruşmaya gelmemesi sebebiyle, HMK 150. maddesi gereğince, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, karar tarihinden itibaren üç aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen, davacı tarafın davasını yenilemediği gerekçesiyle , HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Off Shore Bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafın duruşmaya gelmemesi nedeniyle HMK 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık süre geçmiş olmasına rağmen davacı tarafın davasını yenilememesi gerekçesiyle, HMK 150/5 maddesi gereğince mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi (1086 sayılı HUMK 73. maddesi) uyarınca “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir. Öte yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 42'nci maddesi uyarınca ise bir avukatın ölümü durumunda , baro başkanının, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendireceğini ve dosyaları kendisine devir ve teslim edeceği düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki belgelerden mahkemece bozma tensip zaptı ile duruşma gününü bildiren tebligat parçasının 10.10.2017 tarihinde vefat eden Davacı vekili Av. ...ye yapıldığı, yapılan tebligatı Pırıldar İşhanı sekreteri Ayten Ahcı tarafından 17/07/2018 tarihinde tebliğ aldığı anlaşılmaktadır. 17/07/2018 tarihinde ise davacılar vekili Av. ... tarafından uyap portalı üzerinden gönderdiği yazılı dilekçesinde ...Barosunun 01.01.2017 tarih 46/32 sayılı kararı gereğince Av. ...nin vefatı nedeniyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42. maddesi gereğince müteveffanın avukat olarak yürüttüğü davaları geçici olarak takip etmek üzere ...Barosu Yönetim Kurulu Kararı ile görevlendirildiğini, davacılar vekili olarak kaydının ve bildirdiği adrese tebligatların yapılmasını talep etmesine rağmen avukat olarak kaydının yapılmadığı ve duruşma gününü bildirir tebligatlarında tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacılar vekilinin vefat etmesinden dolayı davacılar ile vekilleri arasındaki vekalet ilişkisi sona erdiğinden Baro tarafından görevlendirilen davacılar vekiline veya davacı asillere duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadığı anlaşılmakla vefat eden vekile yapılan tebligatın usulsuz olması nedeniyle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5390 E. 2013/20294 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket · vekalet ücreti · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, yukarıda ifade edildiği gibi, davanın «husumetten» reddine karar verilmiş olmasına rağmen, Hüküm fıkrasının “6” nolu bendinde, “Davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 164/«son» Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 7 ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 2.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak isteminin «limited şirkete» yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölüm ikinci kısım nazara alınarak 1.200,00 TL «vekalet ücretinin» tahsili ile davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davanın reddedilmiş olmasına rağmen, davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiş olması, usul ve yasaya uygun olmayıp, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3781 E. 2015/10999 K.
Ortak:açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… nma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın duruşmadan haberdar olduğu halde duruşmaya gelmemesi sebebiyle, HMK 150. maddesi gereğince, dava «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, karar tarihinden itibaren üç aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen, davacı tarafın davasını yenilemediği gerekçesiyle , HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Dava, Off Shore Bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafın duruşmaya gelmemesi nedeniyle HMK 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve üç aylık süre geçmiş olmasına rağmen davacı tarafın davasını «yenilememesi» gerekçesiyle, HMK 150/5 maddesi gereğince mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda davacılar vekilinin vefat etmesinden dolayı davacılar ile vekilleri arasındaki «vekalet ilişkisi» sona erdiğinden Baro tarafından «görevlendirilen» davacılar vekiline veya davacı asillere duruşma gününü bildirir «tebligat» yapılmadığı anlaşılmakla vefat eden vekile yapılan tebligatın usulsuz olması nedeniyle mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaZ..'nun davaları takip etmediği gerekçesiyle E.Z. tarafından açılan davaların «açılmamış sayılmasına», asıl davanın «pasif husumetten» reddine, birleşen davada Baro tarafından açılan davanın «aktif husumetten» reddine, birleşen davada H..
2- Dava, genel kurul ve «yönetim kurulu kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece birleşen davada H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · davanın konusuz kalması · vekalet ücreti takdiri · aktif husumet · pasif husumet · hukuki yarar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaB..'in davayı açmakta «hukuki yararı» olup olmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Z..'nun davaları takip etmediği gerekçesiyle E.Z. tarafından açılan davaların «açılmamış sayılmasına», asıl davanın «pasif husumetten» reddine, birleşen davada Baro tarafından açılan davanın «aktif husumetten» reddine, birleşen davada H..
B.. tarafından açılan «davanın konusuz kalması» sebebiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
B.. tarafından açılan «davanın konusuz kalması» sebebiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ise de, birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle davacı H..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3252 E. , 2020/1161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.03.2019 tarih ve 2018/618-2019/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin Yurt Bank A.Ş'nin İzmir Şubesi'nde, 19/11/1999 tarihinde, 20.000,00 TL bedelli ve %95 faiz oranlı bir hesap açtığını, 22/12/1999 tarihinde bankaya TMSF tarafından el konulduğunu, müvekkillerinin murisinin mevduatının bilgileri dışında banka tarafından yurt dışındaki off shore hesaplarına aktarılmış gibi işlem yapıldığını, gerçekte ise, paranın davalı Banka sahiplerinin diğer şirketlerinin hesaplarına aktarıldığını, banka sahipleri hakkında ceza yargılaması sonunda mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkillerinin mürisinin yatırmış oldukları paranın taraflarına iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL'nin, 19/11/1999 tarihinden vade sonuna kadar yıllık %95, vade sonundan itibaren de 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş ile TMSF vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın duruşmadan haberdar olduğu halde duruşmaya gelmemesi sebebiyle, HMK 150. maddesi gereğince, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, karar tarihinden itibaren üç aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen, davacı tarafın davasını yenilemediği gerekçesiyle , HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Off Shore Bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafın duruşmaya gelmemesi nedeniyle HMK 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık süre geçmiş olmasına rağmen davacı tarafın davasını yenilememesi gerekçesiyle, HMK 150/5 maddesi gereğince mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi (1086 sayılı HUMK 73. maddesi) uyarınca “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir. Öte yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 42'nci maddesi uyarınca ise bir avukatın ölümü durumunda , baro başkanının, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendireceğini ve dosyaları kendisine devir ve teslim edeceği düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki belgelerden mahkemece bozma tensip zaptı ile duruşma gününü bildiren tebligat parçasının 10.10.2017 tarihinde vefat eden Davacı vekili Av. ...ye yapıldığı, yapılan tebligatı Pırıldar İşhanı sekreteri Ayten Ahcı tarafından 17/07/2018 tarihinde tebliğ aldığı anlaşılmaktadır. 17/07/2018 tarihinde ise davacılar vekili Av. ... tarafından uyap portalı üzerinden gönderdiği yazılı dilekçesinde ...Barosunun 01.01.2017 tarih 46/32 sayılı kararı gereğince Av. ...nin vefatı nedeniyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42. maddesi gereğince müteveffanın avukat olarak yürüttüğü davaları geçici olarak takip etmek üzere ...Barosu Yönetim Kurulu Kararı ile görevlendirildiğini, davacılar vekili olarak kaydının ve bildirdiği adrese tebligatların yapılmasını talep etmesine rağmen avukat olarak kaydının yapılmadığı ve duruşma gününü bildirir tebligatlarında tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacılar vekilinin vefat etmesinden dolayı davacılar ile vekilleri arasındaki vekalet ilişkisi sona erdiğinden Baro tarafından görevlendirilen davacılar vekiline veya davacı asillere duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadığı anlaşılmakla vefat eden vekile yapılan tebligatın usulsuz olması nedeniyle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587315400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz