İptal davasında muhalefet şerhi dava şartıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3089 E. 2020/1236 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim/limited ortaklık genel kurul kararının iptali davasında, karara olumsuz oy verip muhalefet şerhi düşülmüş olması dava şartıdır; red oyu kullanmayan ortak o karar yönünden iptal davası açamaz ve istem dava şartı yokluğundan reddedilir. Bağımsız denetçi raporuna dayalı finansal tabloları esas alan, nisabı yeterli ve oy yasağına aykırı olmayan kararlar ise iptal sebebi taşımaz. Bir karar yönünden esastan ret yerine muhalefet şerhi yokluğundan usulden ret gerekse dahi, bu husus sonuca etkili değilse karar onanır.
Ele alınan sorunlar
Bağımsız denetçi raporuna dayalı finansal tablolar, ibra ve sermaye artırımına ilişkin kararın iptal sebeplerinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı, kararların şirkete gider olarak yazılan iki faturaya dayanan bilançolarının gerçeği yansıtmadığını ve TTK 445'te yazılı dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İptali istenen karar, bağımsız denetçi raporuna göre doğrulanan finansal tabloları esas aldığından hukuka uygundur; ibra kararının alınmasında pay sahibi tüzel kişinin oy yasağı bulunmadığı, nisabın yeterli olduğu, sermaye artırımının TTK 459'a ve esas sözleşmeye aykırılık içermediği, davacının kişisel sorumluluğunu gerektirecek bir durumu ispatlar delil sunulmadığı anlaşılmakla iptal sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Aleyhine red oyu kullanılmayan (muhalefet şerhi bulunmayan) kararlar yönünden iptal davası açılabilmesi → ret
İddia: Davacı, genel kurulda alınan bir kısım karara muhalefet edilerek tutanağa yazıldığını ileri sürerek bu kararların iptalini istemiştir.
Gerekçe: İptali istenen bir kısım kararın alınmasında davacının red oyu kullanmadığı anlaşıldığından, bu kararlar yönünden dava şartı yokluğundan ret gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İptali istenen bir kararda muhalefet şerhi bulunmamasına rağmen esastan ret verilmesinin sonuca etkisi → ret
Gerekçe: Dava konusu bir karara ilişkin de dava şartı niteliğindeki muhalefet şerhi bulunmadığı gözetilerek usulden reddi gerekmekte ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davasında muhalefet şerhinin dava şartı niteliği ve red oyu kullanmayan ortağın iptal davası açamayacağı yönünde emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- muhalefet şerhi (genel kurul kararının iptali davasında)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ dava şartı↗ olumsuz (red) oy↗ ibra↗ oy yasağı↗ bağımsız denetim↗ sermaye artırımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3089 E. , 2020/1236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/10/2016 tarih ve 2015/677 E- 2016/744 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/05/2019 tarih ve 2018/423 E- 2019/625 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yönetim kurulu üyesi davacının davalı şirkette %10'dan fazla pay sahibi olduğunu, 31.03.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında, gündemin 2-3-4-5-6 ve 9 nolu kararlara muhalefet edilerek tutanağa yazıldığını, şirketin borçlandırılması ile ilgili önceki tarihli genel kurul kararı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, o dava sonuçlanmadan sermaye artışı kararı verilerek, batıl kararlarının meşrulaştırılmayacağını, şirkete gider olarak yazılan iki adet faturaya ait detayların müvekkiline verilmediğini, şirkete verilmeyen hizmetin faturasının şirkete gider kaydının mümkün olmadığını ve bu döneme ait bilançoların gerçeği yansıtmadığını, kararların TTK. m.445'de yazılı dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurulda alınan 2-3-4-5-6 ve 9.nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sermaye artırımını onayladığını, avukatlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarının, davacı tarafından açılan davaları da kapsayan ve şirkete sunulmuş hukuki danışmanlık hizmetini de içerdiğini, bilanço ve kâr/zarar hesabına ilişkin tüm belgelerin, genel kurul öncesinde elektronik ortamda sunulduğunu, 2-3-4-5 ve 6 sayılı kararların iptal gerekçesi olarak sadece 2 adet fatura gösterildiğini, şirket hesaplarının tümünün bağımsız denetime tabi tutulduğunu, davacının dayanak işlemlere ayrıntısı ile de vakıf olduğunu, davacının 01.07.2011 tarihli sermaye artırımı sonrasında ortak olduğunu, dört yıllık sulh ve ibra süresinin salt kuruluş aşamasında uygulanabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 31.03.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 2-3-4-5-6 ve 9. maddelerinde yazılı kararların, yasaya, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, alınan 2 numaralı kararın bağımsız denetçi raporuna göre doğrulanan finansal tabloları esas alması nedeniyle hukuka uygun olduğu, ibra kararının alınmasında pay sahibi tüzel kişinin oy yasağı bulunmadığı, nisabın yeterli olduğu, sermaye artırımının TTK’nın 459 maddesine ve esas sözleşmesine aykırılık içermediği, davacının kişisel sorumluluğu gerektirecek bir durumu ispatlar delil sunulmadığı, iptali istenilen 3,5,6,9 nolu kararların alınmasında davacının red oyu kullanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davalı şirketin 31/03/2015 tarihli genel kurulda alınan 2 ve 4 nolu kararların iptal sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, 3,5,6,9 nolu kararların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve dava konusu edilen genel kurul toplantısının 4 numaralı kararına ilişkin de dava şartı niteliğindeki muhalefet şerhi bulunmadığı gözetilerek, usulden reddi gerekmekte ise de bu hususun sonuca etkisi olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587312000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz