6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İptal davasında muhalefet şerhi dava şartıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3089 E. 2020/1236 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Anonim/limited ortaklık genel kurul kararının iptali davasında, karara olumsuz oy verip muhalefet şerhi düşülmüş olması dava şartıdır; red oyu kullanmayan ortak o karar yönünden iptal davası açamaz ve istem dava şartı yokluğundan reddedilir. Bağımsız denetçi raporuna dayalı finansal tabloları esas alan, nisabı yeterli ve oy yasağına aykırı olmayan kararlar ise iptal sebebi taşımaz. Bir karar yönünden esastan ret yerine muhalefet şerhi yokluğundan usulden ret gerekse dahi, bu husus sonuca etkili değilse karar onanır.

Ele alınan sorunlar

Bağımsız denetçi raporuna dayalı finansal tablolar, ibra ve sermaye artırımına ilişkin kararın iptal sebeplerinin bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, kararların şirkete gider olarak yazılan iki faturaya dayanan bilançolarının gerçeği yansıtmadığını ve TTK 445'te yazılı dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İptali istenen karar, bağımsız denetçi raporuna göre doğrulanan finansal tabloları esas aldığından hukuka uygundur; ibra kararının alınmasında pay sahibi tüzel kişinin oy yasağı bulunmadığı, nisabın yeterli olduğu, sermaye artırımının TTK 459'a ve esas sözleşmeye aykırılık içermediği, davacının kişisel sorumluluğunu gerektirecek bir durumu ispatlar delil sunulmadığı anlaşılmakla iptal sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Aleyhine red oyu kullanılmayan (muhalefet şerhi bulunmayan) kararlar yönünden iptal davası açılabilmesi → ret

İddia: Davacı, genel kurulda alınan bir kısım karara muhalefet edilerek tutanağa yazıldığını ileri sürerek bu kararların iptalini istemiştir.

Gerekçe: İptali istenen bir kısım kararın alınmasında davacının red oyu kullanmadığı anlaşıldığından, bu kararlar yönünden dava şartı yokluğundan ret gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

İptali istenen bir kararda muhalefet şerhi bulunmamasına rağmen esastan ret verilmesinin sonuca etkisi → ret

Gerekçe: Dava konusu bir karara ilişkin de dava şartı niteliğindeki muhalefet şerhi bulunmadığı gözetilerek usulden reddi gerekmekte ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davasında muhalefet şerhinin dava şartı niteliği ve red oyu kullanmayan ortağın iptal davası açamayacağı yönünde emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
muhalefet şerhi (genel kurul kararının iptali davasında)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi dava şartı olumsuz (red) oy ibra oy yasağı bağımsız denetim sermaye artırımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 445TTK 459

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3089 E.  ,  2020/1236 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/10/2016 tarih ve 2015/677 E- 2016/744 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/05/2019 tarih ve 2018/423 E- 2019/625 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, yönetim kurulu üyesi davacının davalı şirkette %10'dan fazla pay sahibi olduğunu, 31.03.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında, gündemin 2-3-4-5-6 ve 9 nolu kararlara muhalefet edilerek tutanağa yazıldığını, şirketin borçlandırılması ile ilgili önceki tarihli genel kurul kararı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, o dava sonuçlanmadan sermaye artışı kararı verilerek, batıl kararlarının meşrulaştırılmayacağını, şirkete gider olarak yazılan iki adet faturaya ait detayların müvekkiline verilmediğini, şirkete verilmeyen hizmetin faturasının şirkete gider kaydının mümkün olmadığını ve bu döneme ait bilançoların gerçeği yansıtmadığını, kararların TTK. m.445'de yazılı dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurulda alınan 2-3-4-5-6 ve 9.nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının sermaye artırımını onayladığını, avukatlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarının, davacı tarafından açılan davaları da kapsayan ve şirkete sunulmuş hukuki danışmanlık hizmetini de içerdiğini, bilanço ve kâr/zarar hesabına ilişkin tüm belgelerin, genel kurul öncesinde elektronik ortamda sunulduğunu, 2-3-4-5 ve 6 sayılı kararların iptal gerekçesi olarak sadece 2 adet fatura gösterildiğini, şirket hesaplarının tümünün bağımsız denetime tabi tutulduğunu, davacının dayanak işlemlere ayrıntısı ile de vakıf olduğunu, davacının 01.07.2011 tarihli sermaye artırımı sonrasında ortak olduğunu, dört yıllık sulh ve ibra süresinin salt kuruluş aşamasında uygulanabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 31.03.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 2-3-4-5-6 ve 9. maddelerinde yazılı kararların, yasaya, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, alınan 2 numaralı kararın bağımsız denetçi raporuna göre doğrulanan finansal tabloları esas alması nedeniyle hukuka uygun olduğu, ibra kararının alınmasında pay sahibi tüzel kişinin oy yasağı bulunmadığı, nisabın yeterli olduğu, sermaye artırımının TTK’nın 459 maddesine ve esas sözleşmesine aykırılık içermediği, davacının kişisel sorumluluğu gerektirecek bir durumu ispatlar delil sunulmadığı, iptali istenilen 3,5,6,9 nolu kararların alınmasında davacının red oyu kullanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davalı şirketin 31/03/2015 tarihli genel kurulda alınan 2 ve 4 nolu kararların iptal sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, 3,5,6,9 nolu kararların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve dava konusu edilen genel kurul toplantısının 4 numaralı kararına ilişkin de dava şartı niteliğindeki muhalefet şerhi bulunmadığı gözetilerek, usulden reddi gerekmekte ise de bu hususun sonuca etkisi olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587312000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/423 E. 2019/625 K.

Genel kurul kararı iptalinde red oyu ve muhalefet şerhi dava şartıdır

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının yasaya, anasözleşmeye veya dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptal davası açılabilmesi için, davacı pay sahibinin ilgili karara toplantıda bizzat red oyu vererek muhalif kalması ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerekir; çekimser veya olumlu oy kullanılması, önceden sözlü itiraz beyan edilmiş olsa da bu dava şartını karşılamaz ve karar iptal davasına konu edilemez. Tüzel kişi pay sahibinin imtiyazla önerdiği ve genel kurulca seçilen YK üyelerinin ibrasında, önerilen tüzel kişi ortağın kendisi üye olarak seçilmediği sürece TTK m.436/2 kapsamında oy hakkından yoksunluk doğmaz; yalnızca kendisi ibra edilen davacı YK üyesinin oyu donar ve bu donmanın kararın sonucuna etkisi yoksa ibra kararı geçerlidir. TTK m.559'daki dört yıllık sulh ve ibra yasağı, kuruluş aşamasındaki kurucu ve ilk YK üyelerinin sorumluluğuna özgü olup sonraki dönem olağan genel kurullarında alınan ibra kararlarına uygulanmaz.

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davasında, iptal isteminin dayanağı olan her bir gündem maddesi yönünden davacının bizzat red oyu kullanıp muhalefetini tutanağa geçirmesinin ayrı bir dava şartı olduğu ve bu şartın karara özgü olarak (kısmen kabul, kısmen dava şartı yokluğundan ret şeklinde) değerlendirilmesi gerektiği yönünden emsal niteliktedir. Ayrıca tüzel kişi ortağın imtiyazla önerdiği YK üyelerinin ibrasında TTK 436/2 kapsamında oy hakkından yoksunluğun kapsamı ve TTK 559'un zaman itibariyle uygulama alanı konusunda ilke niteliğinde tespitler içermektedir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi red oyu dava şartı ibra oy hakkından yoksunluk tüzel kişi pay sahibi sulh ve ibra yasağı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/423

KARAR NO 2019/625

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2016

NUMARASI 2015/677 Esas 2016/744 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/05/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; YK üyesi davacının davalı şirkette %10'dan fazla pay sahibi olduğunu, 31.03.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında, gündemin 2-3-4-5-6 ve 9 nolu kararlara muhalefet edilerek tutanağa yazıldığını,şirketin borçlandırılması hakkındaki kararın TTK.m.391 'e aykırı ve batıl olduğuna dair açılan davanın ...Anadolu 4. ATM'nin E.2014/685 sayılı dosyasında derdest olduğunu ve o dava sonuçlanmadan sermaye artışı kararı verilerek, batıl kararlarının meşrulaştırılmayacağını, 24.11.2014 güııü 2 şirket görevlisi ile toplanılarak şirketler topluluğunun temmuz, ağustos ve eylül aylarına (3 .döneme) ait ticari defterleri ve müstenidatının tetkik edildiğini ve el yazısı ile 24.11.2014 tarihli tutanak düzenlenerek 2 görevli ve davacı tarafından imzalandığını, hakim ortak Inpharmas Holdings'in, şirkete borç olarak iki defada döviz olarak toplam 59.577.433.-TL verdiğini, batıl şirket borçlanması işleminin bu işlem olduğunu, şirkete gider olarak yazılan 4.196.60 -TL'lık ...

faturası, 21.450.-TL tutarlı ... faturasına ait detayların müvekkiline verilmediğini, şirkete verilmeyen hizmetin faturasının şirkete gider kaydının mümkün olmadığını ve bu döneme ait bilançoların gerçeği yansıtmadığını, TTK. m.445'de yazılı dürüstlük kurallarına aykırı genel kurulda alınan 2-3-4-5-6 ve 9.nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;davacının sermaye artırımını onayladığını, hatta daha fazla artırım talebinde bulunduğunu, avukatlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarının, davacı tarafından açılan davaları da kapsayan ve şirkete sunulmuş hukuki danışmanlık hizmetini de içerdiğini,bilanço ve kâr/zarar hesabına ilişkin tüm belgelerin, genel kurul öncesinde elektronik ortamda sunulduğunu, 2-3-4-5 ve 6 sayılı kararların iptal gerekçesi olarak sadece 2 adet fatura gösterildiğini, şirket hesaplarının tümünün Bağımsız Denetime tabi tutulduğunu,... yapılmış olan danışmanlık ücreti ödemesini, İst Anadolu 4.ATM'nin E.2014/2018 saydı dosyasında dava konusu yaptığını, dayanağı bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ...

tarafından yapılan yurtdışı ziyareti harcamasının dayanağını, şirketin ürettiği tıbbi ürünlerin FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onay işlemleri ile ilgili olarak yapılan görüşmelere ilişkin olduğunu, davacının da,dayanak işlemlere şirket YK toplantılarında ayrıntısı ile de vakıf olduğunu ve bu hususların 24.11.2014 tarihli tutanakta birebir tespit edildiğini, davacının 01.07.2011 tarihli sermaye artırımı sonrasında ortak olduğunu, dört yıllık sulh ve ibra süresinin salt kuruluş aşamasında uygulanabileceğini belirterek TTK.m.445 ve m.446 hükümlerine aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ;

31. 03.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 2-3-4-5-6 ve 9. maddelerinde yazılı kararların, yasaya, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; TTK’nun 559.maddesi gereği şirket esas sermayesinin onda birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibranın Genel Kurul’ca onaylanamayacağının düzenlendiğini ,buna rağmen başkanlıkça oylanarak ekseriyetle ibrasına karar verildiğini, şirketin borçlandırılması hakkındaki kararın TTK 391.maddesine aykırı batıl kararlardan olduğuna dair açılan ...Anadolu 4.ATM'nin 2014/685 esas sayılı dosyasındaki derdest davanın yürüdüğü sırada sermaye artışı kararı verilerek batıl kararlarının meşrulaştırılmayacağını belirttiğini, davacının müracaatı üzerine şirket görevlileri ile birlikte şirketin üçüncü dönemine ait ticari defterleri ve müstenidatının tetkik edilerek tutanak tutulduğunu, gider olarak gösterilen 2 adet avukat fatura detaylarının verilmediğini, şirkete yapılmayan hizmetin faturasının şirkete gider kaydı mümkün bulunmadığından bu döneme ait bilançoların gerçeği yansıtmadığını,31 Mart 2015 tarihli genel kurulca verilen ve hakim hissedarı temsilen onaylatılıp ibra ettirilen kanuna, dürüstlük kurallarına aykırı bulunan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK.nun 446-(1)-a maddesi uyarınca Toplantıda hazır bulunupda karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren pay sahisbinin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir.Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan paydaşın karara karşı ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz.GK toplantısına esas hazirun cetveline göre ;şirketin 7.094.752.-TL'lık sermayesi olup,3 ortağının bulunduğu, davacının sermaye tutarı ve hisse adedinin 890.881, hisse oranının % 12,56 olduğu, ...

sermaye tutarının ve hisse adedinin 6.173.874, hisse oranının % 87,02 olduğu, ...’nun sermaye tutarının ve hisse adedinin 29.997, hissesi oranının % 0.42 olduğu,toplantıda tüzelkişi paydaşın vekaleten davacı ve ... asaleten temsil edildiği belirlenmiştir. Toplantı gündeminin 2.maddesi; "2014 mali yılı YK yıllık faaliyet Raporu ve bağımsız denetçi raporunun okunması ve müzakere edilmesi: davacının kurumsal ortağın yönetim kurulu toplantısı yaptığı ve azınlık haklarının ihlal edildiği,şirket için düzenlenen faturaların detayları belirli olmadığı için yasal hakkının ihlal edildiği, denetim faaliyetini yeterli bulmadığı ve çoğunluğa sahip olan ortakların işlemlerinin ayrıca incelenmesi ve azınlık haklarının korunması gerektiğini belirterek muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, 920.878(% 12.98) menfi oya karşılık 6.173.874( % 87,02) olumlu oy ile YK yıllık faaliyet raporu ve bağımsız denetçi raporunun kabulü yönünde oy çokluğu ile karar alındığı ve muhalefet şerhleri alınarak tutanağa eklendiği,alınan bilirkişi raporu ile bağımsız denetçinin faaliyet raporunun kanuna uygun olduğu, faaliyet raporu ile finansal tablolardaki verilerin uyumlu olduğu, davacı tarafından faaliyet raporu ve denetim raporunun gerçeği yansıtmadığına ilişkin somut bir delile dayanmadığından 2.madde yönünden istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.Gündemin 3.maddesinde;

"Şirketin 2014 mali yılına ait bilanço ve gelir tablosunun okunarak müzakere edilmesi ve onaylanması hususunda karar alınmasına ilişkindir.Davacı bu karara muhalefet şerhi yazdırmıştır.Ancak karar 920.878(% 12.98) çekimser oya karşılık 6.173.874 % 87,02) olumlu oy ile alındığı anlaşılmakla davacı anılan karara karşı red oyu kullanmadığından red oyu kullanılmasına ilişkin dava şartı yerine getirilmemiştir.Gündemin 4.maddesi;Yönetim Kurulunun ibrasına ilişkindir.YK üyesi ... ibra edilmesi konusunda; davacının faturalara ilişkin (ilgili YK üyesinin uçak faturasına ilişkin) itirazlarına ilişkin muhalefetini tutanağa geçirdiği ve 920.878(% 12.98) menfi oya karşılık 6.173.874 (% 87,02) olumlu oy ile ibra edilmesi yönünde oy çokluğu ile karar alındığı, ...

'in, ... 'in, ...,nin, ibraları için davacının itirazlarını tekrarladığı belirtilerek 920.878(% 12.98) menfi oya karşılık 6.173.874 (% 87,02) olumlu oy ile ibra edilmeleri yönünde oy çokluğu ile karar alınmış, YK üyesi davacı ... ise tüzel kişi paydaşın 6.173.874 menfi oyu ile ibra edilmemiştir.Şirket esas sözleşmesine göre şirket YK nun beş üyeden oluştuğu, bu üyelerden 4 adedini belirleme yetkisinin A grubu paylara sahip tüzel kişi hakim ortağa, 1 adedini belirleme yetkisinin ise B grubu paylara sahip davacı ortağa verildiği, şirket sözleşmesinde ayrıca tüzel kişi ortağa bir ya da birkaç temsilci belirleyerek YK nda üye olma hakkı tanındığı, 30.11.2012 tarihinde yapılan Olağanüstü genel kurul toplantısında,YK üyeliğine 3 yıl süre ile görev yapmak üzere...

,... ...,... ...,... ... ve ...'nun seçilmelerine, Şirketin 06.08.2012 tarihinde tescil edilen 02.08.2012 tarih ve 2012/5 sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca verilen görev ve temsil ilzam yetkilerinin aynen devamına oy birliği ile karar verildiği, davalı şirketin, 01.07.2013 tarih ve 8353 sayılı TTS Gazetesi'nin 835'nci sayfasında yer alan esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin tadil tasarısının, "Yönetim Kurulu" başlıklı 16.maddesinde; "Şirketin işleri ve yönetimi, TTK hükümleri çerçevesinde Genel Kurul tarafından seçilecek en az 5 üyeden oluşan bir YK tarafından yürütülecektir."denilmiştir. Haklarında ibra kararı verilen YK üyelerinin tüzel kişi tarafından önerilen adaylar arasından seçilen YK üyeleri olduğu, bunların ibrasında TTK m.

436/2 uyarınca oy hakkından yoksunluk olmayacağı ve tüzel kişi pay sahibinin ibra edebileceği, somut olayda, YK na üye olarak tüzel kişi pay sahibinin seçilmediği, onun imtiyaz hakkını kullanarak pay sahibi olmayan gerçek kişileri genel kurula üye olarak önerdiği,bu durumda ibra oylamasında sadece davacı YK üyesinin oy hakkının donacağı, ancak onun oyunun alınan kararda etkili olmadığı,bu nedenle diğer 4 üye hakkında alınan ibra kararının geçerli olduğu, davacının esasen oylamanın TTK m. 559 aykırı olduğunu iddia ederek iptal talep ettiği, ancak anılan maddenin kurucuların ve ilk YK üyelerinin kuruluştaki sorumluluklarına ilişkin olup, tescilden itibaren 4 yıl geçmedikçe bunların sulh ve ibra yolu ile sorumluluktan kurtarılamayacağını hüküm altına alındığı, oysa anılan genel kurulun 2014 yılı olağan genel kurul toplantısı olduğu, bu sebeple TTK m.

559 hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Dolayısıyla YK.nun 4 üyesinin ibra edilmesine ilişkin kararın iptali şartları bulunmadığından bu karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,davacının kendisinin ibra edilmemesine ilişkin kararın iptali isteminin reddine ilişkin kararı da istinaf etmediğinden bu hususa yönelik inceleme yapılmamıştır.Gündemin 5.maddesi; Bağımsız denetçinin ibrasına ilişkin 5.nolu kararın alınmasında davacı çekimser oy kullandığı ve alınan karara muhalefet etmediğinden bu karar yönünden dava şartı gerçekleşmemiştir.Gündemin 6.maddesi ;2014 mali yılına ait faaliyetlerinden elde edilen kâr dağıtımı na ilişkin olup pay sahiplerine temettü dağıtılmayıp kanuni yedekler ayrıldıktan sonra kalanının yedek akçelere aktarılmasına karar verildiği ve davacının çekimser oy kullandığı anlaşılmakla red oyu kullanılmasına ilişkin dava şartı yerine getirilmemiştir.Gündemin 9.maddesi;Şirket dahilinde yapılmakta olan yeniden finansman kapsamında şirket sermayesinin 7.094.752,-TL'den 9.300.558.-TL'ye artırılması ve esas sözleşmenin "Sermaye" başlıklı 7'nci maddesinin tadil tasarısının karara bağlanması: Davacı ...

..nun yönetim kurulu tarafından verilen sermaye artırım kararında mutabık olduğu ve hatta şirketin mevcut durumu nedeniyle sermaye artırımının teklif edilen miktardan daha fazla artırılmasının gerektiği,fakat bunun azınlık haklarının ihlal edilmemek sureti ile yapılması yönünde muhalefetini belirttiği ancak sözleşmenin "sermaye" başlıklı 7'nci maddesinin... değiştirilmesi ve kabul edilmesine olumlu oy kullanarak kararın oy birliği ile alındığı anlaşılmış,dava şartı yerine getirilmemiştir. Davacının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olması ve kararın yerine getirilmesinin kişisel sorumluluğa sebebiyet verebileceğinden TTK.nun 446/1-d maddesi gereği dava açabileceği ihtimali düşünüldüğünde,sermaye artırımının TTK.nun 459 maddesine ve esas sözleşmesine aykırılık içermediği ve kişisel sorumluluğu gerektirecek bir durumu ispatlar delil sunulmadığı, bu durumda mahkemece, iptali istenilen 3,5,6,9 nolu kararların alınmasında davacı red oyu kullanmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esastan ret kararı verilmesi isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davalı şirketin 31/03/2015 tarihli genel kurulda alınan 2 ve 4 nolu kararların iptal sebepleri yerinde görülmediğinden reddine,3,5,6,9 nolu kararların dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2016 Tarih 2015/677 Esas 2016/744 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirketin 31/03/2015 tarihli genel kurulda alınan 2 ve 4 nolu kararların iptal sebepleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 3,5,6,9 nolu kararların dava şartı yokluğundan REDDİNE"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 44,40- TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 27,70- TL harcın mahsubu ile bakiye 16,70- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 1.800- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.