Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2654 E. 2020/1043 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapak hesabı↗ zapta karşı tekeffül↗ ihbar yükümlülüğü↗ rücu hakkı↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ hisse devir sözleşmesi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ işlemiş faiz↗ kâr dağıtımı↗ ihbar↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; rücuya esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın dağıtım faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın ihbar yükümlülüğü bulunan olaylardan olmadığı, davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan vekalet ücreti ve bunun işlemiş faizinin de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından icra dosyalarına yapılan ödemelerin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, bu sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının ise Ankara 25. İcra 2009/2018 Esas nolu icra dosyasına ödeme yaparken icra müdürlüğünce kapak hesabının yanlış yapılması neticesinde bir kısım fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 239.017,13 TL'nin ödeme tarihi olan 13/03/2009 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden katılma yoluyla davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 12.245,26 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/02/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile
... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30.09.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ...Elektrik Dağıtım A.Ş'ne devredilerek 30.09.2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 04/10/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 30.09.2013 tarihinde ...Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 30.09.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 30.09.2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise,30.09.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2873 E. 2018/3216 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… ılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile .... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ....'a ait olmakla birlikte, ....'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. .... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · temerrüt
Benzer bu kararda… dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce davalıya karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ....'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.114,84 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1143 E. 2018/7536 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... ...Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1309 E. 2018/2681 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 29/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Dağıtım A.Ş'ye devredilerek 29/05/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç · dosya masrafı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… aden, devir sözleşmesinden önce davalı şirket tarafından eksik ödenen ücret nedeniyle 10/01/2006 tarihinde açılan alacak davasına istinaden davacı tarafından temyiz «harç» ve «masraflarıyla» birlikte toplam 28.375,97 TL ödeme yapıldığı, bu miktardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.375,97 TL’nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13729 E. 2018/6345 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik Yatırım A.Ş.'ye devredilerek 28.06.2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7239 E. 2017/5783 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 03.09.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik A.Ş'ne devredilerek 03.09.2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» tamamlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13821 E. 2018/6456 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 03.09.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Elektrik A.Ş'ne devredilerek 03.09.2010 tarihli hisse «satış sözleşmesi» tamamlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3802 E. 2018/2979 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «dağıtım» faaliyeti davalı ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası sebebiyle açılan dava sonucunda verilen ilama istinaden dava dışı üçüncü kişilere yaptığı ödemeyi taraflar arasında imzalanan ... uyarınca davalıdan talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 43.859,45 TL'nin ödeme tarihi olan .../03/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3249 E. 2019/639 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; «rücuya» esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın «dağıtım» faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın «ihbar yükümlülüğü» bulunan olaylardan olmadığı, davanın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan «vekalet ücreti» ve bunun «işlemiş faizinin» de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans fai …
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu kararda… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
A.Ş'ne devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse «satış sözleşmesi» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2654 E. , 2020/1043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2018 tarih ve 2016/1006 E- 2018/21 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/02/2019 tarih ve 2018/1085 E- 2019/213 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen olay nedeniyle iş mahkemesinde açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine icra takibine konulduğunu, müvekkilinin icra takip dosyalarına toplam 245.029,73 TL ödediğini, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 245.029,73 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, devre esas bilanço düzenlemeleri ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve hisse devri sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, rücuya konu kararda bahsi geçen alacağın davacı tarafından müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, faiz ve icra dosya masraflarının talep edilemeyeceğini, davanın kabulü halinde müvekkilinin ancak mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olacağını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; rücuya esas davaya konu olayın işletme hakkı sevir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce meydana geldiğini, tazminat ödemesine konu olayın dağıtım faaliyetinden kaynaklandığını, sözleşmenin 7.4. maddesindeki koşullara göre söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalıda olduğu, yine sözleşmenin 7.2. maddesine göre tazminata konu olayın ihbar yükümlülüğü bulunan olaylardan olmadığı, davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının icra dosyalarına ödediği miktar içerisinde taraflara ait olmayan vekalet ücreti ve bunun işlemiş faizinin de bulunduğunu, bu bedellerin mahsubu sonrası kalan 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 238.654,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından icra dosyalarına yapılan ödemelerin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, bu sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının ise Ankara 25. İcra 2009/2018 Esas nolu icra dosyasına ödeme yaparken icra müdürlüğünce kapak hesabının yanlış yapılması neticesinde bir kısım fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 239.017,13 TL'nin ödeme tarihi olan 13/03/2009 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden katılma yoluyla davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 12.245,26 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/02/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile
... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30.09.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ...Elektrik Dağıtım A.Ş'ne devredilerek 30.09.2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 04/10/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 30.09.2013 tarihinde ...Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ...Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 30.09.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 30.09.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 30.09.2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise,30.09.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 30.09.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 30.09.2013 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen dava konusu ödemeden dolayı, 30.09.2013 sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu red edilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587309000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz