İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2519 E. 2020/576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf süresi↗ delil avansı↗ istinaf dilekçesinin reddi↗ istinaf karar harcı↗ gider avansı↗ bilirkişi ücreti↗ uyap↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ bilirkişi incelemesi↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 19.06.2018 tarihli celsede alacağın banka tarafından kullandırılan kredinin miktarı ile ödenmeyen kısmının belirlenmesi için bankacı bilirkişi ile inceleme yapılmasına karar verildiği ve delil avansı olarak 800,00 TL bilirkişi ücretinin ödenmesinin talep edildiği ancak inceleme gününe kadar davacı banka tarafından bir müracaat olmadığı gibi delil avansının da dosyaya ödenmediği, mevcut delilinin davanın esasını çözme konusundaki delil olup, uzmanlık gerektiren bir inceleme olması ve davacı tarafından verilen kesin süreye rağmen ödenmemesi nedeni ile davanın ispatlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, kesin süreye rağmen gerekli gider avansı yatırılmamış olduğundan itirazın iptali isteminin usulden reddine, şartları bulunmadığından davalının da tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İsitinaf mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline ilk derece mahkeme kararının 22.01.2019 tarihinde tebliğ ediliği, iki haftalık istinaf başvuru süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacı vekilince istinaf süresi geçdikten sonra istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, HMK'nın 346 ve 352/1.c maddeleri uyarınca, süresinde verilmeyen istinaf dilekçesinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine İstinaf Mahkemesince HMK'nın 346. ve 352/1.c maddeleri gereğince süresinde verilmemesi nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf dilekçesinin verilme usulü 6100 sayılı HMK'nın 343. maddesi ve bu madde delaletiyle aynı Kanunun 118. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre dilekçenin bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydedildiği tarihin kararın istinaf edildiği tarih olarak dikkate alınacağı; 345. maddesinde ise istinaf yoluna başvuru süresinin ilamın tebliğinden itibaren iki hafta olduğu düzenlenmiştir.
Somut davada ilk derece mahkemesi kararı davacı vekiline 22.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, HMK 345. maddesi gereğince de iki haftalık süre içinde davacı vekili tarafından 05.02.2019 tarihinde istinaf dilekçesi UYAP sistemi üzerinden gönderilmiştir. Her ne kadar istinaf harcı 07.02.2019 tarihinde yatırılmış ise de HMK 343/3 maddesinin delaletiyle aynı Yasa'nın 118. maddesi gereğince istinaf istemi, istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle yapılmış olacağından ve istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle istemin süresinde olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf isteminin süreden reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6007 E. 2022/456 K.
Ortak:istinaf dilekçesinin reddi · kesin hüküm · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… sede alacağın banka tarafından kullandırılan kredinin miktarı ile ödenmeyen kısmının belirlenmesi için bankacı bilirkişi ile inceleme yapılmasına karar verildiği ve «delil avansı» olarak 800,00 TL «bilirkişi ücretinin» ödenmesinin talep edildiği ancak inceleme gününe kadar davacı banka tarafından bir müracaat olmadığı gibi delil avansının da dosyaya ödenmediği, mevcut delilinin davanın esasını çözme konusundaki delil olup, uzmanlık gerektiren bir inceleme olması ve davacı tarafından verilen «kesin süreye» rağmen ödenmemesi nedeni ile davanın ispatlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, kesin süreye rağmen gerekli «gider avansı» yatırılmamış olduğundan itirazın iptali isteminin «usulden reddine», şartları bulunmadığından davalının da tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
İsitinaf mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline ilk derece mahkeme kararının 22.01.2019 tarihinde tebliğ ediliği, iki haftalık istinaf başvuru süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacı vekilince «istinaf süresi» geçdikten sonra istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, HMK'nın 346 ve 352/1.c maddeleri uyarınca, süresinde verilmeyen «istinaf dilekçesinin reddine», karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine İstinaf Mahkemesince HMK'nın 346. ve 352/1.c maddeleri gereğince süresinde verilmemesi nedeniyle «istinaf dilekçesinin reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf dilekçesinin reddi başlıklı HMK’nın 346. maddesi “ (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya «kesin» olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme «istinaf dilekçesinin reddine» karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde «istinaf yoluna başvurulabilir».
Ancak HMK’nın 346. maddesinde, istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya «kesin» olan bir karara ilişkin olursa, «istinaf dilekçesinin reddine» ilişkin kararın ilk derece mahkemesine ait bir görev olduğu belirtilmekte olup ilk derece mahkemesince bu yönde bir karar verilmesi ve ilgilinin bu (ek) karara kar …
Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi «istinaf dilekçesinin reddine» ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.” hükmünü içermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvuru süresi · gerekçeli istinaf dilekçesi · keşideci · bono · harç
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davaya konu «bono» üzerinde «keşideci» olarak davacı adına atılmış olan imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, kararı istinaf eden davalı vekiline kararın, 18.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, HMK'nın 345.maddesinde öngörülen iki haftalık «istinaf başvuru süresi» 01/02/2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesini ve «harçlarını» 04/02/2019 tarihinde yatırarak kararı süresinden sonra istinaf ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 345 ve 352.maddeleri uyarınca süre yö …
Somut olayımızda, ilk derece mahkemesinin 05.11.2018 tarihli kararı, davalı vekilince 15.11.2019 tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf edilmiş, gerekçeli karar davalı vekiline 18.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 04.02.2019 tarihinde «harç» yatırarak «gerekçeli istinaf dilekçesini» sunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, kararı istinaf eden davalı vekiline kararın, 18.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, HMK'nın 345.maddesinde öngörülen iki haftalık «istinaf başvuru süresi» 01/02/2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesini ve «harçlarını» 04.02.2019 tarihinde yatırarak kararı süresinden sonra istinaf ettiği gerekçesiyle HMK 352. maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2519 E. , 2020/576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/12/2018 tarih ve 2017/1180 E- 2018/1201 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemi dilekçesinin reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/04/2019 tarih ve 2019/763 E- 2019/559 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı borçlu Felton İnş. Tur. Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. ile davacı Banka Kavacık Şubesi arasında 10.11.2011 tarihinde Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, kredi tahsisi yapıldığını ve işbu sözleşmenin, davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak davalı ve dava dışı borçlu şirket tarafından krediler ödenmediğini, davalıya ve borçlu şirkete ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında ilamsız icra takibin başlatıldığını, davalı, vekilleri aracılığıyla takibe, borca, faiz ve tüm fer'ilere itiraz ettiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, itirazların haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına ve alacak likit olduğundan %20'den az olmayacak inkar tazminatına karar verilmesine, davalıdan takip tarihi itibariyle faiziyle 127.241,21 TL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin dilekçeye eklenerek mahkemeye verilmesini, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması gerektiğini, ayrıca dava dışı Fetlon İnş. Ld Şti ile davacı arasında 10/11/2011 tarihinden sonra bir kaç defa yeni genel kredi sözleşmesi daha imzaladığını, bu sözleşmelerde davalının imzasının bulunmadığını, daha sonra imzalanan sözleşmelerin önceki sözleşmeleri geçersiz kılacağı hukuken tartışmasız olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın asıl borçlu şirket Felton İnş.
Tur. Gıda. Tic. ve San. Ltd. Şti ve gerçek kişi Serdar Özkıl'a ihbarını, haksız ve hukuki temelden yoksun olan davanın zamanaşımı nedeni ile esastan reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar taziminatına hükmedilmesini istemiştir.
./..
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 19.06.2018 tarihli celsede alacağın banka tarafından kullandırılan kredinin miktarı ile ödenmeyen kısmının belirlenmesi için bankacı bilirkişi ile inceleme yapılmasına karar verildiği ve delil avansı olarak 800,00 TL bilirkişi ücretinin ödenmesinin talep edildiği ancak inceleme gününe kadar davacı banka tarafından bir müracaat olmadığı gibi delil avansının da dosyaya ödenmediği, mevcut delilinin davanın esasını çözme konusundaki delil olup, uzmanlık gerektiren bir inceleme olması ve davacı tarafından verilen kesin süreye rağmen ödenmemesi nedeni ile davanın ispatlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, kesin süreye rağmen gerekli gider avansı yatırılmamış olduğundan itirazın iptali isteminin usulden reddine, şartları bulunmadığından davalının da tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İsitinaf mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline ilk derece mahkeme kararının 22.01.2019 tarihinde tebliğ ediliği, iki haftalık istinaf başvuru süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacı vekilince istinaf süresi geçdikten sonra istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, HMK'nın 346 ve 352/1.c maddeleri uyarınca, süresinde verilmeyen istinaf dilekçesinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine İstinaf Mahkemesince HMK'nın 346. ve 352/1.c maddeleri gereğince süresinde verilmemesi nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf dilekçesinin verilme usulü 6100 sayılı HMK'nın 343. maddesi ve bu madde delaletiyle aynı Kanunun 118. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre dilekçenin bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydedildiği tarihin kararın istinaf edildiği tarih olarak dikkate alınacağı; 345. maddesinde ise istinaf yoluna başvuru süresinin ilamın tebliğinden itibaren iki hafta olduğu düzenlenmiştir.
Somut davada ilk derece mahkemesi kararı davacı vekiline 22.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, HMK 345. maddesi gereğince de iki haftalık süre içinde davacı vekili tarafından 05.02.2019 tarihinde istinaf dilekçesi UYAP sistemi üzerinden gönderilmiştir. Her ne kadar istinaf harcı 07.02.2019 tarihinde yatırılmış ise de HMK 343/3 maddesinin delaletiyle aynı Yasa'nın 118. maddesi gereğince istinaf istemi, istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle yapılmış olacağından ve istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle istemin süresinde olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf isteminin süreden reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2019/763 E.; 2019/559 K. sayılı kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587174900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz