6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan ayrılma | Ortaklık payının ödenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2489 E. 2020/392 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt 6. madde hmk 166 hmk 297 aaüt nispi vekalet ücreti tahkikat yetki itirazı muvazaa şirket müdürü kötüniyet tazminatı derdestlik hak düşürücü süre feragat kâr payı yetki kötüniyet dosya masrafı vekalet ücreti temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 166HMK 297

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

dava dışı şirketteki ortaklıktan ayrılmaya izin ve ortaklık payının ödenmesi istemine ilişkin davanın ise... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/371 sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının derdest davadaki alacağına kavuşmasına engel olmak amacıyla dava dışı şirket müdürü olan ... ve ... tarafından, diğer davalıların alacaklıymış gibi gösterilerek şirketin borçlandırıldığını, davalılar tarafından şirket aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğünün 2013/11986 E. ve 5. İcra Müdürlüğünün 2013/13938 E. sayılı dosyaları ile başlatılan takiplerden kaynaklı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek şirketin anılan icra dosyalarından borçlu olmadığının tespiti, takiplerin iptali ile davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Asıl davada davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Birleşen davada davalılar vekili, davacının dava açma hakkının bulunmadığını ileri sürerek, husumet ve hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve aynı zamanda esastan da reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılardan ... tarafından başlatılan takipte yatırdığını iddia ettiği daire bedelinin tahsilini istediği, diğer davalı ...’un ise yapılan tapu masraflarının tahsili istemiyle takip başlattığı, her iki alacağın da mahkemenin 2010/205-2013/223 sayılı dosyasına konu taşınmaz ve devirlerle ilgili olduğu, anılan yargılamada satış bedellerinin şirket kasasına girmediğinin tespit edildiği, davalı ...'un iptale konu işlemi yapan şirket temsilcilerinden ...'un eşi, ...'nın ise müşterek çocuklarının annesi olduğu, yapılan devirlerin gerçeği yansıtmadığı, muvazalı olduğu ve davacı ortağı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının kabul edilerek devirlerin iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tesciline karar verildiği, davalılar savunmasına itibar edilmediği, takip dosya alacaklılarının takip yapmada haksız oldukları gibi kötü niyetli oldukları gerekçesiyle ana dosya davalıları ile birleşen dosyanın davalısı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğünün 2013/13938 ve ... 7. İcra Müdürlüğünün 2013/11986 sayılı dosyalarında takip borçlusu ...İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin takip alacaklılarına borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptallerine, birleşen dosya davalısı... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... ve ... vekili, birleşen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı ... ve ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bu davalarda davacı vekili, davalılar tarafından yapılan muvazaalı tasarruflar neticesinde ortağı olduğu dava dışı şirketin haksız olarak borçlandırıldığını ileri sürerek ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11986 esas ve ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/13938 esas sayılı icra dosyalarında dava dışı şirketin borçlu olmadığının tespiti, takiplerin iptali ile davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların davalısı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, HMK'nun 166’ıncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmeleri mümkündür. Birleştirme kararı sonrasında davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmayıp, yalnızca birleşen davaların tahkikat safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.

Bu durum karşısında ve HMK 297/2. maddesi ve AAÜT 8. madde düzenlemeleri de dikkate alınarak, hüküm kısmında her bir dava hakkında vekalet ücreti ve mahkeme masraflarına ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Bu nedenle, asıl ve birleşen davalarda kabul edilen dava değerine göre AAÜT’ne göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin, mahkemece davanın niteliği ve davalıların sorumlu olduğu miktarlar da nazara alınarak davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, birleşen dava bakımından da davacı vekili tarafından 18.03.2014 tarihinde ödenen 2.886,40 TL peşin harçla ilgili hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklıktan ayrılma | Ortaklık payının ödenmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2489 E. 2020/392 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · yetki/yetkisizlik · Ortaklıktan ayrılma | Ortaklık payının ödenmesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/2489 E.  ,  2020/392 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/01/2018 tarih ve 2016/671-2018/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... ve ... vekili, birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davacının dava konusu icra takip dosyalarında borçlu olarak görülen dava dışı... İnşaat San. ve Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, davacı tarafından aynı davalılara karşı açılan... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/205-2013/233 sayılı dosyasından muvazaa sebebine dayalı olarak tasarrufların iptaline dair verilen kararın kesinleştiğini, davacının ortağı olduğu dava dışı şirketteki ortaklıktan ayrılmaya izin ve ortaklık payının ödenmesi istemine ilişkin davanın ise... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/371 sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının derdest davadaki alacağına kavuşmasına engel olmak amacıyla dava dışı şirket müdürü olan ... ve ... tarafından, diğer davalıların alacaklıymış gibi gösterilerek şirketin borçlandırıldığını, davalılar tarafından şirket aleyhine ...

7. İcra Müdürlüğünün 2013/11986 E. ve 5. İcra Müdürlüğünün 2013/13938 E. sayılı dosyaları ile başlatılan takiplerden kaynaklı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek şirketin anılan icra dosyalarından borçlu olmadığının tespiti, takiplerin iptali ile davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Asıl davada davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Birleşen davada davalılar vekili, davacının dava açma hakkının bulunmadığını ileri sürerek, husumet ve hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve aynı zamanda esastan da reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalılardan ... tarafından başlatılan takipte yatırdığını iddia ettiği daire bedelinin tahsilini istediği, diğer davalı ...’un ise yapılan tapu masraflarının tahsili istemiyle takip başlattığı, her iki alacağın da mahkemenin 2010/205-2013/223 sayılı dosyasına konu taşınmaz ve devirlerle ilgili olduğu, anılan yargılamada satış bedellerinin şirket kasasına girmediğinin tespit edildiği, davalı ...'un iptale konu işlemi yapan şirket temsilcilerinden ...'un eşi, ...'nın ise müşterek çocuklarının annesi olduğu, yapılan devirlerin gerçeği yansıtmadığı, muvazalı olduğu ve davacı ortağı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının kabul edilerek devirlerin iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tesciline karar verildiği, davalılar savunmasına itibar edilmediği, takip dosya alacaklılarının takip yapmada haksız oldukları gibi kötü niyetli oldukları gerekçesiyle ana dosya davalıları ile birleşen dosyanın davalısı ...

aleyhine açılan davanın kabulüne, ...

5. İcra Müdürlüğünün 2013/13938 ve ...

7. İcra Müdürlüğünün 2013/11986 sayılı dosyalarında takip borçlusu ...İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin takip alacaklılarına borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptallerine, birleşen dosya davalısı... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... ve ... vekili, birleşen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı ... ve ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bu davalarda davacı vekili, davalılar tarafından yapılan muvazaalı tasarruflar neticesinde ortağı olduğu dava dışı şirketin haksız olarak borçlandırıldığını ileri sürerek ...

7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11986 esas ve ...

5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/13938 esas sayılı icra dosyalarında dava dışı şirketin borçlu olmadığının tespiti, takiplerin iptali ile davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların davalısı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, HMK'nun 166’ıncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmeleri mümkündür. Birleştirme kararı sonrasında davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmayıp, yalnızca birleşen davaların tahkikat safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.

Bu durum karşısında ve HMK 297/2. maddesi ve AAÜT 8. madde düzenlemeleri de dikkate alınarak, hüküm kısmında her bir dava hakkında vekalet ücreti ve mahkeme masraflarına ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Bu nedenle, asıl ve birleşen davalarda kabul edilen dava değerine göre AAÜT’ne göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin, mahkemece davanın niteliği ve davalıların sorumlu olduğu miktarlar da nazara alınarak davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, birleşen dava bakımından da davacı vekili tarafından 18.03.2014 tarihinde ödenen 2.886,40 TL peşin harçla ilgili hüküm kurulmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... ve ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen temyiz eden taraf lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.659,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 8.659,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalı ...'dan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587154300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.