Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2447 E. 2020/494 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ kazanılmış hak↗ yenileme↗ kötü niyet↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "BLACK GOLD By Ela+Şekil" ibareli başvuru markası ile davalının "DIESEL BLACK GOLD" ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markada 25. sınıfta yer alan "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri." malları ile davalı firmanın 2008/46582 sayılı markanın kapsamında yer alan 18. sınıftaki (deriden ve suni deriden mamül diğer sınıflarda yer almayan mallar)" mallar karşılaştırıldığında 18. sınıftaki bu malların deri/suni deriden mamül çantaları da kapsaması, söz konusu malların çoğunlukla giyim ürünleriyle aynı satış yerinde satılması, söz konusu ürünler giyim ürünlerinin aksesuarı olarak kullanıldığından özellikle ayak giysileriyle tamamlayıcı nitelikte arz ettiği, aynı tüketici kesimine hitap ettikleri ve çoğunlukla aynı ticari kaynak tarafından satışa sunulması nedenleri ile 18 ve 25. sınıftaki bu malların benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da taşıyan bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve kazanılmış hak açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalı yanca, davacı adına tescilli 2000/24569 sayılı “Black Gold” ibareli markanın hükümsüz kılınması için 04.02.2014 tarihinde dava açıldığı, davacının 24.12.2014 tarihinde, belirtilen hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek için aynı ibareyi ön plana çıkaracak şekilde ve aynı emtialar için davaya konu marka başvurusunu yaptığı belirtilerek, marka başvurusunun kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt, hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli değildir. Ayrıca, mahkemece kötü niyete dayanak yapılan hükümsüzlük davası markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığı iddiasına dayalıdır. 556 sayılı KHK'nın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin 14. maddesi ise Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu durumda, yasal dayanağını kaybetmiş olan bir davanın kötü niyet iddiaları bakımından dikkate alınması da mümkün olmayıp, aksi yöndeki mahkeme kabulü isabetli görülememiştir.
2-) Dairemizin 2007/7547 E. ve 2008/10251 K. sayılı 19.09.2008 tarihli “ECE LADY/ECE TOFF” kararında da ifade edildiği üzere, bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Davacı yan, başvuruya konu 2014/106999 sayılı “Black Gold By Ela” ibareli markanın kendisi adına tescilli 2000/24569 sayılı “Black Gold” ibareli markanın serisi niteliğinde olduğunu ve bu marka sebebiyle “Black Gold” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu ileri sürmektedir. Davalı yanca, müktesep hak iddiasına dayanak teşkil eden markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüz kılınması istemiyle dava açılmışsa da yukarıda da ifade edildiği üzere 556 sayılı KHK'nın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin 14. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden söz konusu davanın yasal dayanağı kalmamıştır. Nitekim, davanın görüldüğü mahkeme tarafından da belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karar, Dairemizin 11/11/2019 gün, 2018/5289 Esas- 2019/7072 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, müktesep hak iddiasına dayanak olan markanın davacı yararına olan tescilinin halen geçerli olduğu gözetilerek, müktesep hak iddiasının Dairemizin yukarıda zikredilen ECE LADY/ECE TOFF kararında ortaya konulan ilkeler doğrultusunda, özellikle tescil kapsamındaki mallar itibariyle kullanılmakta olan markayı gençleştirmek ve seri oluşturmak amacıyla başvuru konusu yapılıp yapılmadığı, şayet zaten fiilen kullanılmayan bir marka ise bu markanın sonraki markalar yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2269 E. 2020/16 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · yenileme · kötü niyet · taşıyan · eksik inceleme · iltibas · Kurum kararının iptali
İncelediğiniz kararda… arın benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki «iltibas» koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niy …
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, «müktesep hak» iddiasına dayanak olan markanın davacı yararına olan tescilinin halen geçerli olduğu gözetilerek, müktesep hak iddiasının Dairemizin yukarıda zikredilen ECE LADY/ECE TOFF kararında ortaya konulan ilkeler doğrultusunda, özellikle tescil kapsamındaki mallar itibariyle kullanılmakta olan markayı gençleştirmek ve seri oluşturmak amacıyla başvuru konusu yapılıp yapılmadığı, şayet zaten fiilen kullanılmayan bir marka ise bu markanın sonraki markalar yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esast …
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve «kazanılmış hak» açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ın benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki «iltibas» - ilişkilendirme koşulunun oluştuğu, bu kısım yönünden YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu, önceye dayalı hak ve «kazanılmış hak» açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanmadığı, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olması, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı kanaatine varılarak 556 sayılı KHK' …
Bu durum «kazanılmış hak» ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, «müktesep hak» iddiasının, özellikle önceki markanın fiilen kullanılmadığı iddiası yönünden, Dairemizin yukarıda zikredilen ECE LADY/ECE TOFF kararında ortaya konulan ilkeler doğrultusunda değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esast …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/683 E. 2023/851 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · taşıyan · iltibas
İncelediğiniz kararda… arın benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki «iltibas» koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niy …
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve «kazanılmış hak» açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Benzer bu kararda… açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04.02.2014 olduğu, davacı tarafça da 24.12.2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niy …
… ı ticari kaynak tarafından satışa sunulması nedenleri ile 18 ve 25. sınıftaki bu malların benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu, bu emtialar yönünden «iltibas» koşulu oluşsa da; davacı tarafın daha önceden ...+şekil ibareli-2000/24569 sayılı tescilli ve korunan markası olduğu ve hükümsüz kılınmadığı, önceki ve sonraki başvurusunun işaretsel açıdan benzer olduğu, 2014/106999 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan "25. sınıftaki: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, baş giysileri" açısından «müktesep hak» koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Türk Patent'in 2016-M-10983 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2014/106999 başvuru sayılı markanın k …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/753 E., 2019/130 K. sayılı kararıyla; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve «kazanılmış hak» açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · kötüniyet
Benzer bu kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların ve hizmet sınıflarının benzer olduğunu, müvekkili şirketin dünyaca ünlü ... markasının sahibi olduğunu, başvurunun «kötüniyetle» yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dairemizin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E. ve 2020/494 K. sayılı kararıyla davacının marka başvurusunun «kötüniyetli» olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, Dairemizin .../... kararında ortaya konulan ilkeler doğrultusunda, özellikle tescil kapsamındaki mallar itibariyle kullanılmakta olan markayı gençleştirmek ve seri oluşturmak amacıyla başvuru konusu yapılıp yapılmadığı, şayet zaten fiilen kullanılmayan bir marka ise bu markanın sonraki markalar yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması …
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının verildiği tarihte «derdest» bir hükümsüzlük davasının bulunduğunu ve karar tarihinde davanın reddedilmediğini ve mevcut şartlar uyarınca karar verildiğini, davacının müktesep hakka dayanak ma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1198 E. 2019/5734 K.
Ortak:kazanılmış hak · yenileme · iltibas
İncelediğiniz kararda… arın benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki «iltibas» koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niy …
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve «kazanılmış hak» açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye «yenilenmiş» bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını …
Benzer bu karardaBu durum «kazanılmış hak» ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Mahkemece, idida, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, ancak davacının önceki tarihli markası nedeniyle dava konusu başvuru açısından kazanılmış hakkının olduğu, bu sebeple YİDK kararının isabetli olmadığı ve iptal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Dava, TPMK YİDK kararının iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının marka başvurusu ile davalının redde mesnet gösterdiği markası arasında 556 sayılı KHK 8/1-b. bendi anlamında «iltibas» bulunduğu ancak,davacının önceki tarihli markası nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline dair verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya
Benzer bu karardaDavacı tarafın «kazanılmış hak» iddiasının dayanağını oluşturan 2003/15278 sayılı markasının “kuş şekli” “TRC” “candiani” olmak üzere üç ayrı ayırt edici unsuru bulunmakta iken dava konusu 2013/04562 sayılı yeni marka başvurusu “candiani denim made in italy 1938+şekil” ibaresinden oluşmakta ve diğer iki ana unsur olmaksızın yalnızca “candiani” ibaresini taşıması sebebiyle seri marka oluşturmaktan «ziyade» davalı adına tescilli “candıa” markasına yanaştığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kar …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10040 E. 2011/4166 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… arın benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki «iltibas» koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da «taşıyan» bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niy …
Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Benzer bu karardaGoldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Aksi takdirde, bu kullanım başkasının tescilli markasına «iltibas» oluşturduğundan bahisle, 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri uyarınca tescilli marka hakkı sahibinin dava açma hakkı mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
Goldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Gold ” ibareli markalarının davalı iş yerinde tanıtıcı işaret olarak kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2447 E. , 2020/494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/01/2018 tarih ve 2017/20 E- 2018/18 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 14/02/2019 tarih ve 2018/753 E- 2019/130 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “Black Gold By Ela+Şekil” ibaresini, 25. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2014/106999 kod numarası alan başvuruya davalı şirketçe, kendisine ait 2008/46582 sayılı “Dıesel Black Gold” ibareli marka mesnet gösterilmek suretiyle yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından kabul edildiğini ve müvekkilinin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin “Black Gold” ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu zira 2000/24569 sayılı Black Gold ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin "DİESEL BLACK GOLD" ibareli markanın 25. sınıfta henüz tescil edilmemiş olmasının davacı yana 25. sınıflardaki tüm emtialar bakımından söz konusu markayı kullanma hakkını vermeyeceğini, müvekkili şirketin marka tescilinin olduğu 18. sınıfta yer alan emtialar bakımından benzerlik bulunmadığına, müvekkili şirketin dünyaca ünlü "DİESEL" markasının sahibi olduğunu, "DİESEL BLACK GOLD" ibareli markasının ise 2008 yılından bu yana sadece Türkiye'de değil dünya çapında 40 ülkede tescil edildiğini ve halen aktif olarak kullanıldığını, başvurudaki "BLACK GOLD denim" ibareli markada ön planda kullanılan unsurun "BLACK GOLD" ibaresi olduğunu, "denim" ibaresinin yardımcı unsur olduğunu, neredeyse okunamayacak şekilde çok küçük puntolarla yazıldığını ve dikkat çekmediğini, başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "BLACK GOLD By Ela+Şekil" ibareli başvuru markası ile davalının "DIESEL BLACK GOLD" ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markada 25. sınıfta yer alan "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri." malları ile davalı firmanın 2008/46582 sayılı markanın kapsamında yer alan 18. sınıftaki (deriden ve suni deriden mamül diğer sınıflarda yer almayan mallar)" mallar karşılaştırıldığında 18. sınıftaki bu malların deri/suni deriden mamül çantaları da kapsaması, söz konusu malların çoğunlukla giyim ürünleriyle aynı satış yerinde satılması, söz konusu ürünler giyim ürünlerinin aksesuarı olarak kullanıldığından özellikle ayak giysileriyle tamamlayıcı nitelikte arz ettiği, aynı tüketici kesimine hitap ettikleri ve çoğunlukla aynı ticari kaynak tarafından satışa sunulması nedenleri ile 18 ve 25.
sınıftaki bu malların benzer, birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı olduğu bu açıdan davacının başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yönden davacıya ait 2000/24569 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük istemli açılan dava tarihinin 04/02/2014 olduğu, davacı tarafça da 24/12/2014 tarihinde aynı ibareyi ön plana çıkartacak şekilde ve hükümsüzlüğe konu markanın emtia sınıfını da taşıyan bir başvuruda bulunmuş olmasının, kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek niyet ve iradesini taşıdığı, yeni marka başvurusunun iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, önceye dayalı hak ve kazanılmış hak açısından 25. sınıf yönünden önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalı yanca, davacı adına tescilli 2000/24569 sayılı “Black Gold” ibareli markanın hükümsüz kılınması için 04.02.2014 tarihinde dava açıldığı, davacının 24.12.2014 tarihinde, belirtilen hükümsüzlük davasının sonucunu bertaraf etmek için aynı ibareyi ön plana çıkaracak şekilde ve aynı emtialar için davaya konu marka başvurusunu yaptığı belirtilerek, marka başvurusunun kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt, hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli değildir. Ayrıca, mahkemece kötü niyete dayanak yapılan hükümsüzlük davası markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığı iddiasına dayalıdır.
556 sayılı KHK'nın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin 14. maddesi ise Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu durumda, yasal dayanağını kaybetmiş olan bir davanın kötü niyet iddiaları bakımından dikkate alınması da mümkün olmayıp, aksi yöndeki mahkeme kabulü isabetli görülememiştir.
2-) Dairemizin 2007/7547 E. ve 2008/10251 K. sayılı 19.09.2008 tarihli “ECE LADY/ECE TOFF” kararında da ifade edildiği üzere, bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır.
Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Davacı yan, başvuruya konu 2014/106999 sayılı “Black Gold By Ela” ibareli markanın kendisi adına tescilli 2000/24569 sayılı “Black Gold” ibareli markanın serisi niteliğinde olduğunu ve bu marka sebebiyle “Black Gold” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu ileri sürmektedir. Davalı yanca, müktesep hak iddiasına dayanak teşkil eden markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsüz kılınması istemiyle dava açılmışsa da yukarıda da ifade edildiği üzere 556 sayılı KHK'nın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğe ilişkin 14. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden söz konusu davanın yasal dayanağı kalmamıştır. Nitekim, davanın görüldüğü mahkeme tarafından da belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karar, Dairemizin 11/11/2019 gün, 2018/5289 Esas- 2019/7072 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, müktesep hak iddiasına dayanak olan markanın davacı yararına olan tescilinin halen geçerli olduğu gözetilerek, müktesep hak iddiasının Dairemizin yukarıda zikredilen ECE LADY/ECE TOFF kararında ortaya konulan ilkeler doğrultusunda, özellikle tescil kapsamındaki mallar itibariyle kullanılmakta olan markayı gençleştirmek ve seri oluşturmak amacıyla başvuru konusu yapılıp yapılmadığı, şayet zaten fiilen kullanılmayan bir marka ise bu markanın sonraki markalar yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587141500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz