6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aynı sicil çevresinde taşınma merkez değişikliği değil adres değişikliğidir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3413 E. 2020/693 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirketin yeni adresi aynı ilçe sınırları içinde ve aynı sicil müdürlüğüne tabi ise, alınan karar şirket merkezinin değiştirilmesi değil adres değişikliğidir; bu karar için ağırlaştırılmış nisap aranmaz ve kararın yoklukla malul olduğu tespit edilemez. Yokluk koşulları oluşmasa dahi, "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince davacının dilekçesindeki iddialar nazara alınarak karar iptal edilebilirlik yaptırımı çerçevesinde değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Ele alınan sorunlar

Aynı sicil müdürlüğüne tabi yerdeki adres değişikliğinin şirket merkezinin değiştirilmesi sayılıp sayılmayacağı ve karar nisabı → kabul

İddia: Davalı şirket vekili davanın reddini savunmuştur.

Gerekçe: Toplantıda alınan kararla şirketin kayıtlı merkez adresinin değiştirilmesine karar verilmiş olup, şirketin belirlenen yeni adresi de aynı ilçe sınırları içerisinde ve aynı sicil müdürlüğüne tabidir. Bu gözetildiğinde söz konusu değişikliğin şirket merkezinin değiştirilmesi değil, bir adres değişikliği olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda anılan kararın alınması için ağırlaştırılmış nisap gerekli olmadığından, kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yokluğun tespiti istemiyle açılan davada kararın iptal edilebilirlik yaptırımı çerçevesinde değerlendirilmesi gereği → kabul

Gerekçe: Davacı dava dilekçesinde alınan kararın şirketin zararına olduğunu, kararda olumlu oyu bulunan diğer ortakların şirketi bu adresten taşıyıp yerine akrabalarının kurduğu şirketi getirmek istediklerini, hatta kurulan şirketin adresi olarak da buranın gösterildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince davacı iddiaları nazara alınarak, toplantıda alınan kararın iptal edilebilirlik yaptırımı çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı sicil çevresi içindeki taşınmanın merkez değişikliği sayılmaması ve yokluk istemiyle açılan davada iptal edilebilirliğin de değerlendirilmesi gereği bakımından bağlayıcı emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yokluk iptal edilebilirlik ağırlaştırılmış nisap şirket merkezi adres değişikliği çoğun içinde az da vardır ilkesi terditli talep

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 589TTK 621

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3413 E.  ,  2020/693 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/10/2017 tarih ve 2016/413 E- 2017/774 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/04/2018 tarih ve 2018/90 E- 2018/469 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.01.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin 26.03.2016 tarihli genel kurulunda alınan 1 ve şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin 2 nolu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1 nolu karar yönünden davanın reddine, 2 nolu karar yönünden ise TTK. 589. ve 621. maddesindeki karar nisabının oluşmadığı, yasaya ve ana sözleşme hükümlerine uyulmaksızın alınan bu kararın yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklar genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Toplantıda alınan 2 nolu kararda ''Divanyolu Caddesi No: ...Sultanahmet, Fatih, İstanbul adresinde kayıtlı bulunan şirket merkez adresinin Alemdar Mah. Çatalçeşme Sok. No: ... Kat: ... olarak değiştirilmesine'' karar verilmiş olup, şirketin belirlenen yeni adresinin de Fatih İlçesi sınırları içerisinde aynı sicil müdürlüğüne tabi olduğu gözetildiğinde, bu değişikliğin şirket merkezinin değiştirilmesi değil, bir adres değişikliği olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda anılan kararın alınması için ağırlaştırılmış nisap gerekli olmadığından, kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilemez.

Ancak davacı dava dilekçesinde alınan bu kararın şirketin zararına olduğunu, kararda olumlu oyları bulunan diğer ortakların davalı şirketi bu adresten taşıyıp yerine akrabalarının kurduğu şirketi getirmek istediklerini, hatta kurulan şirketin adresi olarak da buranın gösterildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, ''çoğun içinde az da vardır'' ilkesi gereğince davacı iddiaları nazara alınarak, toplantıda alınan 2 nolu kararın iptal edilebilirlik yaptırımı çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587138800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/90 E. 2018/469 K.

Limited şirkette merkez değişikliği kararında nisap yetersizliği

Gerekçe özeti

Limited şirkette şirket merkezinin değiştirilmesi, ana sözleşmede yer alması zorunlu bir husus olduğundan ana sözleşme değişikliği niteliğindedir ve TTK 589 ile 621/1 maddeleri gereği esas sermayenin en az 2/3'ünün olumlu oyuyla alınması gerekir; toplantıda sermayenin tamamı temsil edilmiş olsa da karar bu oranın altında bir oy çoğunluğuyla alınmışsa (örneğin %65 oyla, gerekli oranın %66,66 olduğu hallerde), karar yeterli nisapla alınmamış olup yoklukla malul kabul edilir. Ayrıca, aynı şirkette farklı bir genel kurul kararına ilişkin derdest bir iptal davası, konusu ve etkileri itibarıyla bağımsız ve ilgisiz olan başka bir genel kurul kararının değerlendirilmesi için bekletici mesele yapılmaz.

Emsal değeri

Limited şirkette şirket merkezi değişikliğinin ana sözleşme değişikliği sayılacağı ve TTK 589/621 gereği aranan 2/3 nisabının nasıl hesaplanacağı hususunda emsal niteliğindedir.

Kavramlar: nisap genel kurul kararının yokluğu ana sözleşme değişikliği şirket merkezi değişikliği bekletici mesele limited şirket

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/90

KARAR NO 2018/469

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/10/2017

NUMARASI 2016/413 Esas 2017/774 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/04/2018

Davanın kısmen kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %35 hissedarı olduğunu, iflas erteleme sürecini başarıyla tamamlamış olan şirketin tek mal varlığının şirket merkezinin de bulunduğu, Sultanahmet bölgesinde bulunan Meşhur ...- ... isimli lokanta olduğunu, davalı şirketin oyçokluğuyla alınan 28.03.2016 tarihli ortaklar kurulu kararında, borç kalemlerinin yapılandırılmasında yetki verilmesi ve şirketin merkez adresinin değiştirilmesi yönünde karar alındığını, müvekkilinin genel kurulun 1, 2, 3 ve 4 numaralı kararlarına karşı red oyu kullanarak muhalefet şerhi verdiğini, şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin 2. Maddenin TTK. 621. maddesine aykırı olarak alındığı bu kararın yok hükmünde olduğunu, şirket ana sözleşmesinin ancak sermayenin 2/3nü temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceğini kararın %65 oyçokluğuyla alındığını,1.nolu karar ile borçların yapılandırılması için şirket müdürüne yetki verildiğini, TTK.

626/2. Maddesi gereği şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ya da diğer tüm ortaklarca yazılı olarak izin verilmemişse müdürün şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamayacağını, rekabet yasağına aykırı davranan müdürün şirket borçlarının yapılandırılmasına ilişkin işlemlerinin objektif olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek davalı şirketin 26.03.2016 tarihli genel kurulunda alınan 1 ve 2 nolu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine 01.02.2016 tarihli genel kurul kararının iptali istemiyle İstanbul 14. ATM'nin 2016/413 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, dava konusu 28.03.2016 tarihli genel kurulun 2 nolu kararında şirket merkezinin değiştirildiğini, bu kararın TTK. 447. maddesinde sayılan hususlardan bulunmadığını, zira TTK. 622. maddesi yollamasıyla limited şirketlerde de anonim şirkete ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yine şirket borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili şirket müdürüne tam yetki verilmesine ilişkin 1 nolu kararının da ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olmadığını, şirket müdürünün davacının iddiası doğrultusunda haksız rekabet yaptığının kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde sözü edilen Sultanahmet ...A.Ş ile hiçbir ilgi ve bağlantısının olmadığını, davalı şirketin iflas aşamasından son aşamada kurtulup esas sermayesini kaybetmemek ve borca batık halde olmamak için çabalayan bir şirket olduğunu, sermaye arttırımı ile iflastan kurtulduğunu ve davacı payına düşen sermayenin dahi diğer ortak şirket müdürü ...

tarafından ödendiğini belirterek genel kurulda alınan 1 ve 2 nolu kararların yasa ve ana sözleşmeye aykırı olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı şirketin 3 ortaklı olup, 8.000 payın 4.000.000- TL sermayeye tekabül ettiğini ve bunun 4080 adet pay karşılığı 2.040.000- TL'sinin ..., 2800 adet paya karşılık 1.400.000- TL sermayenin davacı ..., 1120 adet paya karşılık 560.000-TL sermayenin de ...'e ait olduğunu ve ...'ın şirketteki payının ;%51, davacı ...'in pay oranının %35, diğer ortak ...ün de payının şirket sermayesinin %14'üne tekabül ettiğini, dava konusu 28.03.2016 tarihli genel kurula şirketin üç ortağının da katıldığını, ancak her iki kararın da ... ve ...'ün olumlu oyuna karşılık teşkil eden %65 oyla alındığını, davacı ...'in alınan kararlara muhalefet ettiği, 2 nolu karar ile şirket merkezinin değiştirilmesine karar alındığı, şirket merkezinin değiştirilmesi aynı zamanda esas sözleşmenin değiştirilmesi anlamına geldiğini, zira TTK.

576. maddesinde şirket merkezinin ana sözleşmede yer alması gereken hususlardan olduğunu TTK. 589. Maddesinde ''aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği takdirde şirket sözleşmesi esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceğini,

TTK. 621. maddesinde ise, önemli kararlar bakımından ağırlaştırılmış özel nisaplar öngörüldüğünü, anılan madde de ''aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az 2/3 ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceğinin belirtildiğini bu kararlar arasında ''şirket merkezinin değiştirilmesine” ilişkin kararların da olduğunu,TTK. 621. Maddesinde ifade edilen sermayenin tamamının temsil edilmesi koşulunun gerçekleştiğini, Ancak TTK. 589. Maddesi gereği sermayenin en az üçte ikisinin olumlu oy kullanması gerektiği;genel kurulda toplantı nisabı %100 sermaye tutarına karşılık gelse de, kararın toplam sermayenin %65'ini teşkil eden oylarla alındığını oysa şirket sermayesinin 2/3ünün %66,66 oranına tekabül ettiğini, bu durumda TTK.

589. maddesindeki ve 621. maddesindeki karar nisabının oluşmadığını yasaya ve ana sözleşme hükümlerine uyulmaksızın alınan bu kararın yok hükmünde olduğu,

1 nolu karar ile ; şirket müdürüne borçların yapılandırılması konusunda tam yetki verildiği, TTK. 621. maddesinde kanun ya da şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınacağının düzenlendiği, 1. nolu kararın salt çoğunluk ile alındığı, kararın nisap bakımından yeterli oyla alındığı, bunun dışında alınan kararıniptal koşulları bakımından değerlendirilmesi gerektiği ,şirketin iflas erteleme sürecinden geçtiği,yüklü miktarda SGK ve Vergi borcu bulunduğu borçlarının yapılandırılmasına ilişkin olarak şirketi müdürü olan ...n'a tam yetki verilmesinde dürüstlük kurallarına aykırı bir yönün bulunmadığını, bu kararın iptali isteminin yerinde olmadığı, İst.

14. ATM'nin 2016/413 E. sayılı dosyasında, 01.02.2016 tarihli genel kurulda ...ın 5 yıl süreyle şirket müdürü olarak münferit temsil ve ilzama yetkili seçildiği, anılan bu kararın iptalinin dava konusu edildiğini , karar iptal edilse de şirket müdürü tarafından yapılan işlemlerin şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceğini, ancak iyiniyetli 3. kişiler yönünden işlemlerin geçerliliğinin korunacağının kabulü gerektiğini, bu davanın beklenmesinin şirket müdürüne borç yapılandırılması yetkisi verilmesi ile bir ilgisinin olmadığını belirterek şirket merkezinin değiştirilmesi ile ilgili kararın yoklukla malul olduğunun tespitine alınan diğer kararla ilgili iptal isteminin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; Şirket Merkezinin değiştirilmesi kararının TTK 447. maddesindeki butlana tabi kararlardan olmadığını,sırf matematiksel hesaplama ile bu sonuca ulaşmanın yerinde olmadığını şirket menfaatleri esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, İst.

14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/413 E sayılı dosyasında şirket müdürü seçimi ile ilgili kararın iptali istemli dava devam ettiğini, bu davada ise söz konusu şirket müdürüne borç yapılandırma işlemlerini yapmak üzere verildiğini, davaların irtibatlı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

İstinaf incelemesi;Şirket Merkezinin değiştirilmesine ilişkin 28.03.2016 tarihli genel kurulda alınan kararın %65 oranında olumlu oyla alındığı en az 2/3 oy oranı olan %66,66 oranınına ulaşılamadığı gerekçesi ile bu kararın yoklukla malul olduğunun tespitine ilişkin kararıyla "sınırlı olarak yapılacaktır.

Davalı vekili tarafından Şirketin elde ki davaya konu ortaklar kurulu kararından evvel yapılan 1.2.2016 tarihli ortaklar kurulunda şirket müdürü seçimine ilişkin ...14.ATM de derdest olan davanın bekletici mesele yapılmaması istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de ; daha evvel yapılan genel kurulda şirket müdürü seçimine ilişkin alınan karar elde ki davada alınan kararlar bakımından bağımsız olup,şirket müdürü seçimi ile şirket müdürüne borç yapılandırılması için verilen yetki ilgisiz olduğu gibi netice de ,şirket müdürüne verilen yetki bakımından iptal davasının reddi kararına karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı, yok hükmünde bulunduğuna karar verilen şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin karar ile de bu davanın bağlantısı bulunmadığı gözönüne alındığında davalı vekilinin bekletici mesele bakımından ileri sürdüğü istinaf sebebi yerinde bulunmamaktadır.

TTK. 621(1) -f maddesinde şirket merkezinin değişitirilmesinin önemli kararlardan olduğu yazılıdır. Şirket Merkezinin ana sözleşmede gösterilmesi TTK nun 576. Gereği zorunlu olup ,şirket merkezi değişikliğinin ana sözleşme değişikliği olduğunda bir tereddüt olmayıp TTK nun 589. Ve 621/(1)maddesi gereği esas sermayenin 2/3 ünün olumlu oylarıyla alınacağı dava konusu 28.03.2016 tarihli ortaklar kurulunun tüm ortakların katılımıyla yapıldığı, TTK. 621. maddesinde ifade edilen sermayenin tamamının temsil edilmesi koşulunun gerçekleştiği, ancak değişiklik kararının sermayenin %65'ini teşkil eden oylarla alındığı ,oysa ki 2/3 oy oranının %66,66 olduğu , anılan kararın TTK. 589. ve 621. maddesine ve ana sözleşme hükümlerine aykırı alınması sebebiyle yeterli nisapla alınmadığı anlaşılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, nisabın hesabında bir hata bulunmadığı,mahkemenin dosya mevcudu delilleri ve kanun hükümlerini doğru uyguladığı anlaşılmakla ,İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf harcından; davalı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 37,50- TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.26/04/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.