6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle mal edinme ispat edilemezse bedelden sorumluluk

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/662 E. 2025/732 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Trampa/takas ilişkisinden kaynaklanan mal bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir malın maliki tarafından işlenmek/satışa hazırlanmak üzere emin sıfatıyla zilyede teslim edilmesi halinde, bu zilyedin malı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığından yaptığı tasarruf işlemi kural olarak geçersizdir ve üçüncü kişiye mülkiyet kazandırmaz. Ancak TMK 988 uyarınca, emin sıfatıyla zilyedinden malı devralan iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur. Bu korumadan yararlanmak isteyen kişi, iyiniyetli olduğunu (durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiği halde hakkın kazanılmasına engel bir hususun bilincinde olmadığını) usulen ispatlamak zorundadır; davaya cevap vermeyip delil bildirmeyen ve çelişkili savunmada bulunan taraf bu ispat yükünü karşılayamazsa, malın gerçek malikine bedelini ödemekle sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Davalının mermer bedelinden sorumlu olup olmadığı (TMK 988 - emin sıfatıyla zilyetten kazanım) → ret

İddia: Davalı, mermerleri davacıdan değil, kendisine alacağı karşılığında dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'den aldığını, mermerlerin davacıya ait olduğunu bilmediğini, ayrıca mermerlerde ayıp tespit ettiğini ve asıl sorumlunun ... A.Ş. olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Davacıya ait mermerler, işlenmek üzere dava dışı bir işleyici firmaya (emin sıfatıyla zilyet) teslim edilmiştir. Emin sıfatıyla zilyedin, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan bir mal üzerindeki tasarruf işlemi kural olarak geçersizdir ve mülkiyeti kazandırmaz; hiç kimse sahip olduğundan fazlasını devredemez. Ancak TMK 988 uyarınca, bir taşınırın mülkiyetini emin sıfatıyla zilyedinden devralan iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur. İyiniyet, durumun gerektirdiği dikkat ve özen gösterildiği halde bir hakkın kazanılmasına engel bir hususun bilinmemesidir. Davalı, mermerleri emin sıfatıyla zilyet olan firmadan kendi alacağına karşılık aldığını iddia etmiş, ancak davaya cevap vermemiş, süresinde delil bildirmemiş ve bir yandan mermerleri alacağına karşılık aldığını söylerken diğer yandan mermerlerin ayıplı çıktığını ve kendisinin zarara uğradığını ileri sürerek çelişkili savunmada bulunmuştur. Bu durumda davalı, mermerleri iyiniyetle teslim aldığını usulen kanıtlayamamıştır; dolayısıyla TMK 988'deki korumadan yararlanamaz ve davacıya ait olup uhdesine geçirdiği mermerlerin bedelini ödemekle sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mermerlerin davacıdan davalıya intikali ve bedelinin ödenmemesi (olgusal tespit) → ret

Gerekçe: Davacı şirket yetkilisinin şikayet dilekçesi, davalı şirket yetkilisinin kollukta alınan ifadesi ve istinaf başvuru dilekçesi içeriğinden, davacı şirkete ait 106.950-TL değerindeki mermerlerin dava tarihi itibariyle davalı uhdesinde bulunduğu, bedelinin davacıya ödenmediği ve karşılığında bir mal teslimi yapılmadığı sabittir. Davalı, taraflar arasında trampa (mal değişimi) hususunda yazılı bir anlaşma bulunmadığını, mermerleri dava dışı firmadan aldığını savunmuş, buna karşılık davacı tanığı (davalı şirket yetkilisi) duruşmada mermerlerin anlaşma üzerine teslim edildiğini beyan etmiştir. Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermeyip delil bildirmediğinden, davayı inkar ettiği varsayılsa da savunmasını ispatlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Malını işlenmek üzere emin sıfatıyla zilyede teslim eden malikin, bu zilyet tarafından üçüncü kişiye devredilen malın bedelini üçüncü kişiden talep edebilmesi için üçüncü kişinin TMK 988 kapsamında iyiniyetli kazanımını ispat edememesi gerektiği yönünden emsal değer taşımaktadır; ancak BAM kararı olarak bağlayıcı olmayıp ikna edici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emin sıfatıyla zilyetlik TMK 988 iyiniyetli iktisap tasarruf yetkisizliği trampa ispat yükü davaya cevap verilmemesinin sonuçları

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 988 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355HMK 357

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/662

KARAR NO 2025/732

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/02/2025

NUMARASI 2020/556 Esas 2025/79 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/05/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin mermer ticareti ile uğraştığını, ithal ettiği mermeri işlenmek üzere ... San. ve Tic. A.Ş adlı firmanın işyerine getirerek perakende olarak satışa uygun hale getirilmesini istediğini, adı geçen firmanın mermeri işlediğini ve bu işçilikler karşılığında 21.05.2019 tarihli ... sayılı faturayı müvekkili şirkete kestiğini,davalı şirketin müşteri olduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'ın mermerleri çok beğendiğini karşılığında 1. kalite Marmara beyazı olarak nitelendirilen mermer ile takas etmek istediğini söylediğini, müvekkilinin teklifi kabul ettiğini, mermerlerin 345 m2 Petragrey olarak nitelendirilen 2 santimlik ve piyasa değeri m2 olarak 310- TL (40 -usd) olan mermer olduğunu, toplam piyasa değerinin bugün itibariyle 106.950- TL olduğunu, davalı şirket aynı değere tekabül eden 1.

kalite Marmara beyazı mermeri ...'e getirip teslim ettikten sonra mermerlerin takas edilip karşılıklı fatura kesileceğini, davalının 11.06.2019 tarihinde, mermerleri alıp götürdüğünü, davalı şirket ile irtibata geçildiğinde şirket yetkilisinin durumu çözeceğini, sözünü verdiği mermerleri teslim edeceğini söylediğini, müvekkilinin davalının sözüne itibar edip beklediğini ancak teslim etmediğini belirterek mermerlerin bedeli olan 106.950-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı İran ülkesinden siyah mermer bloklarını ithal ederek dava dışı ... San ve Tic. A.ş.'de bu mermerleri işlettiği, davalı şirket nezdinde bulunan beyaz mermerler ile bu mermerlerin takas edildiği, davalının bu mermerleri dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. aldığı ancak beyaz mermerleri vermediği, davacının alacağını alabilmek için savcılık suç duyurusunda bulunduğu, aşamalarda olayı bu şekilde anlattığı, yine şirket yetkilisi ...'ın soruşturma aşamasında verdiği ifadede, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava dışı üçüncü şirketten davacıya ait mermerleri kendi şirketine taşıdığını bir kısmının ayıplı çıktığını beyan ettiği, yapılan yargılamada davalının ayıbı ispat edemediği, yine davacının yemin deliline dayandığı, davetiyeye rağmen davalı şirket yetkilisinin yemin etmediği, davacının davalı şirkete mermerleri teslim ettiğini ispat ettiği ve davalı tarafından ödemenin bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne;

106.950-TL'nin dava tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili;davaya konu özel cins Petragrey olarak da bilinen mermer bakımında esasen davada adı geçen üçüncü şahıs şirket ... San ve Tic. A.Ş'den alacağı bulunduğunu, ...'in müvekkilinin zaman zaman iş ortaklığı yaptığı bir partner olduğunu, müvekkilinin zaten bu firmadan bir alacağı olduğu için takas hakkı kapsamında davacı şirket tarafından işlenmesi için ...'in fabrikasında hazır ve işlenmiş olarak bulunan davaya konu özel cins Petragrey olarak da bilinen mermerleri ...'in izni dahilinde alacak hakkına takas olarak alım yapmak amacıyla mermerleri aldığını mermerlerin davacı şirkete ait olduğunu bilmediğini, mermerlerin sahibi olduğunu, kendilerine ait olduğunu beyan ve iddia ederek aslında kendilerine ait olmayan mermerler üzerinde sırf borçtan kurtulabilmek adına yetkisiz işlem yaparak müvekkilini bilerek, kötü niyetle yanılttıklarını mermerler üzerinde yaptığı incelemede mermerlerde açık ve gizli ayıplar tespit ettiğini, ...

tarafından zarara ve suistimale uğratıldığını, alacağına istinaden hukuka uygun bir şekilde alımını yaptığı mermerler bakımından davacıya karşı müvekkilinin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, asıl sorumlunun ... AŞ olduğunu ... ile hala ticari faaliyet yürütmeye devam ettikleri için ilişkilerinin olumsuz etkilenmemesi için talepte bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalıya teslim ettiği mermerler karşılığı karşılığında aynı değerde mermer almak üzere anlaştıkları halde teslimde bulunmayan davalının mermerlerinin bedelini de ödemediğini ileri sürülerek davacı tarafından davalıya teslim edilen mermerlerin bedelinin davalıdan tahsiline ilişkindir. Davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan şikayet dilekçesi üzerine gerek davalı şirket yetkilisinin kollukta alınan ifadesinden, gerekse istinaf başvuru dilekçesi içeriğinden davacı şirketin dava tarihi itibariyle 106.950-TL değerdeki mermerlerin davalı uhdesinde bulunduğu ve bedelinin davacıya ödenmediği, karşılığında da bir mal teslimi yapılmadığı hususları sabittir. Davalı; davacıya ait mermerlerin borcuna karşılık ...

tarafından kendisine alacağı karşılığı verildiğini ve mermerlerin davacıya ait olduğunu bilmediğini savunmaktadır. Davacı ise mermerlerin değişimi (trampa)hususunda anlaştıklarını ileri sürmekte ise de taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır. Davacıya ait mermerlerin ... ünvanlı işyerinde işlenmek üzere davacı tarafından satıma hazır hale getirilmek üzere bulunduğu,...'in zilyetleğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle dava dışı ... davacı malik tarafından teslim edilen mermerlere emin sıfatıyla zilyet bulunmaktadır. ...'in mermer işleyicisi olduğu davalı tarafça da bilinmektedir. ...'in söz konusu mal üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Tasarruf yetkisi bulunmamasının hukuki sonucu, tasarruf işleminin geçersiz olması ve sonuçta mülkiyeti kazandıramamasıdır.

Kural olarak hiç kimse sahip olduğundan daha fazlasını başkasına devredemez. Ne var ki, ..., davacı tarafından emin sıfatıyla zilyet kılınmıştır. TMK nın 988 madde hükmüne göre, bir taşınırın mülkiyetini emin sıfatıyla zilyedinden devralan iyiniyetli üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. İyiniyet, durumun gerektirdiği dikkat ve özen gösterildiği halde bir hakkın kazanılmasına veya başka bir hukuki sonucun gerçekleşmesine ilişkin bir engelin varlığının farkında olunmamasıdır. İstinafın kapsamını Kanun’un 355. maddesi belirlemiş olup bu madde hükmü dikkate alındığında kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılır; bu kapsamda istinaf sebebi ile bağlı kalınmak kaydı ile bu konudaki delillerin toplanması ve incelenmesi söz konusu olur.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama tümüyle tekrarlanmayıp sadece yanlışlık ya da eksiklik tespit edilen noktalarda yargılama yapılarak deliller toplanıp değerlendirildikten sonra, kararın düzeltilmesi sağlanmaktadır. Nitekim Kanun’un 357. madde hükmüne göre, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.Somut olayda;usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davalı yargılamalara hiç katılmamış aleyhinde açılan davaya karşılık delil bildirmemiştir. ... yetkilisi duruşmada dinlenilmiş, davalı şirket yetkilisinin mermerlerin alınmasında anlaştıklarını söylediğinden mermerleri davalıya teslim etiklerini beyan etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiş, süresinde delil göstermemiş,bir taraftan mermerleri ...'den alacağına karşılık aldığını beyan ederken diğer yandan mermerlerin ayıplı çıktığını kendisinin zarara uğradığını istinaf dilekçesinde ileri sürmüştür.

Davalı davaya süresinde cevap vermemekle davayı inkar ettiği var sayılsa da Mermerlerin emin sıfatıyla zilyet olan ... tarafından olan alacağına karşılık iyiniyetle teslim aldığını usulen kanıtlayamamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf sebebi davacının alacağından sorumlu olmadığı ile sınırlı olup, davacıya ait olup uhdesine geçirdiği mermerlerin bedelini ödemekle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.305,75-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.826,43-TL harcın mahsubu ile kalan 5.479,32-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5849 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.