Feragat başvurusu olmadan protokole dayalı feragat nedeniyle ret talebi kabul edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2075 E. 2024/1281 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Feragatin hüküm ifade etmesi için davacının kendisi tarafından mahkemeye yazılı veya sözlü olarak yapılmış, kayıtsız ve şartsız bir irade beyanının bulunması gerekir; davalı tarafından sunulan ve davacının imzaladığı bir protokol, davacı tarafından mahkemeye yöneltilmiş bir feragat başvurusu yerine geçmez ve bu protokole dayanılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilemez. Ancak protokol kapsamında davalının ifa taahhütlerinde bulunması, ödeme itirazı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir; bu ödemelerin yapılması halinde davanın konusuz kalabileceği ve aynı protokole dayalı olarak icra takibinin iptali için açılmış ayrı bir davanın sonucunun itirazın iptali davasını doğrudan etkileyebileceği (icra takibine sıkı sıkıya bağlılık nedeniyle) araştırılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Protokole dayalı feragat nedeniyle ret talebinin geçerliliği → ret
İddia: Davalı vekili; taraflar arasındaki 21/03/2022 tarihli protokolle davacının davadan ve dava konusu icra takibinden feragat ettiğini, feragatin herhangi bir koşula bağlı olmadığını, tarafların karşılıklı ibra ve feragatlerinin geçerli ve bağlayıcı olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK'nın 309. maddesine göre feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır; bu şekil şartı feragatin geçerlilik şartıdır. Feragatin hüküm ifade etmesi için davacının tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir; karşı tarafın veya mahkemenin muvafakati gerekmez, ancak beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; şarta bağlı feragat talebinde bulunulamaz. Somut olayda protokol davalı tarafından sunulmuş olup davacı tarafından mahkemeye yazılı ya da sözlü şekilde yapılmış bir feragat başvurusu bulunmamaktadır. Bu nedenle protokole dayanılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Protokol kapsamındaki ödeme taahhütlerinin ödeme itirazı olarak değerlendirilmesi ve davanın konusuz kalma ihtimali → tartışılmadı
Gerekçe: İtiraz niteliğinde olan ödeme iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davalının istinaf süresinde ibraz ettiği protokol kapsamında davalı tarafından davacıya borcuna karşılık çek ve senet verildiği, ayrıca belirli bir icra dosyasına borca mahsuben ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, bu ödemelerin yapılması halinde davalının davacıya borcunun kalmayacağı ve davanın konusuz kalacağı anlaşılmaktadır. Kararlaştırılan ödemelerin çek ve senet teslimi yoluyla yapılacağı öngörüldüğünden, tarafların bu konudaki beyanları alınarak ödemelerin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Aynı protokole dayalı icra takibinin iptali davasının bekletici mesele yapılması gerekliliği → tartışılmadı
Gerekçe: Aynı protokole dayalı olarak dava konusu icra takibinin iptali için açılan İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilgili dosyasında takibin iptaline karar verilmiş, ancak karar henüz kesinleşmemiştir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, takibin iptali halinde davaya devam edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle protokolde belirtilen ödemelerin yapılıp yapılmadığının araştırılmasının yanı sıra, aynı protokole dayalı icra takibinin iptali davasının sonucunun da beklenerek elde edilecek neticeye göre karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Davalı tarafından tek taraflı sunulan ve davacının feragat iradesini mahkemeye bildirmediği bir protokolün, feragat nedeniyle ret kararı vermeye yeterli olmadığı; buna karşın protokoldeki ödeme taahhütlerinin ödeme itirazı olarak değerlendirilip davanın konusuz kalma ihtimalinin araştırılması gerektiği ve itirazın iptali davasının, dayandığı icra takibinin iptaline ilişkin ayrı bir davanın sonucundan etkilenebileceği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat↗ itirazın iptali↗ konusuz kalma↗ protokol↗ ödeme itirazı↗ icra takibine bağlılık↗ bekletici mesele↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2075
KARAR NO 2024/1281
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/03/2022 (Gerekçeli Karar) - 04/07/2023(Ek Karar)
NUMARASI 2020/723 Esas 2022/204 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/09/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıya kestiği faturalardan kaynaklı bakiye borcunun ödenmemesi üzerine Kadıköy ... Noterliğinin 14.09.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edilmesine rağmen borcun ödemediğinden davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; takip dayanağı olarak davacı tarafından cari hesap ekstresi sunulduğunu, müvekkili ile davacı arasında usulüne uygun bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle takip dayanağı alacağı kanıtlayan belge niteliğinde olmadığını, davanın haksız olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, borç bulunmadığından icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, açık hesap ilişkisinin önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen devam ettiği, tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları, davacının davalıya kestiği faturaların bakiye tutarlarını talep ettiği, taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2014 yılında başladığı ve 2018 yılında sona erdiği, davalının kayıtlarında 31.12.2018 tarihi itibariyle davacıya 343.263,62-TL borçlu göründüğü, davacının ticari defterlerinde de, davalıdan 343.263,62 TL alacak kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği gerekçesiyle davalının itirazının 343.263,62-TL asıl alacak yönünden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %10 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından 17/10/2022 tarihinde ibraz edilen dilekçe ile taraflar arasında imzalanan 21/03/2022 tarihli protokolün imzalanması sonucunda karşılıklı olarak alacaklı oldukları dava ve icra takiplerinden feragat ettikleri hususunda anlaşmaya vardıklarını belirterek davanın feragat nedeniyle reddine dair ek karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça 19/11/2022 tarihinde sunulan dilekçe ile bahsi geçen o tarihteki avukatı tarafından protokolün alacağının faizi ile birlikte çok daha yüksek tutarda olduğu bildirilmeden karşı tarafla gizli anlaşıldığını, kendisinin her iki tarafça da kandırıldığını, kendisine, eşine, şirkete ve şirket yetkilisi ...'ye avukatı tarafından 6 icra takibi ve dava açıldığını, protokolün 2.f maddesinde belirtilen dosyaya ödeme yapılmadığını, senet asıllarının kendisine iade edilmediğini, davalının bahsi geçen protokole uymadığını, sözleşmenin çelişkili hükümler içerdiğini, tek taraflı hazırlandığını belirterek davalının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 04/07/2023 tarihinde verilen ek kararla davacının feragat beyanı bulunmadığı, taraflar arasındaki protokol hükümlerinin HMK'nın 307.
madddesi anlamında davacının davaya son verme iradesi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı ile yapılan protokollerle davacının huzurdaki davadan ve davaya konu icra takibinden dava kesinleşmeden önce feragat ettiğini, protokoldeki imzasına bir itirazının bulunmadığını, davalının protokole karşı itiraz ileri sürmediğini, tarafların protokole konu tüm dosyalardan ve protokol tarihinden önceki her türlü alacaklarından vazgeçtiğini ve birbirlerini ibra ettiklerini, feragatin herhangi bir koşula bağlanmadığını, tarafların birbirlerini gayrikabil rücu olarak ibra ettiğini, tarafların karşılıklı olarak feragat ve ibralarının geçerli olduğunu ve tarafları bağladığını belirterek mahkemenin kararının kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin karardan sonra davalı vekili tarafından istinaf süresi içerisinde sunulan dilekçe ile karar tarihinden sonra 21/03/2022 tarihli protokol kapsamında davacının davasından feragat ettiği ileri sürülerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi talep edilmiştir. HMK'nın 309. maddesine göre; feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Bu şekil şartı feragatin geçerlilik şartıdır. Feragatin hüküm ifade edebilmesi için tek taraflı irade beyanında bulunmak yeterlidir. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragatin sonuç doğurması için mahkemeye ulaşması yeterlidir.
Bunun dışında feragat beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Şarta bağlı feragat talebinde bulunulması mümkün değildir. Somut olayda 21/03/2022 tarihli protokol başlıklı belge, davalı tarafından sunulmuş olup, davacı tarafından mahkemeye yazılı ya da sözlü olarak yapılan feragat başvurusu bulunmamaktadır. Mahkemeye davacı tarafından yapılan bir feragat başvurusu bulunmadığı için davanın protokole dayalı olarak feragat nedeniyle reddine karar verilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte itiraz niteliğinde olan ödeme iddiasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Somut olayda davalının istinaf süresi içerisinde ibraz ettiği 21/03/2022 tarihli protokol kapsamındaki dava ve icra dosyaları nedeniyle davalı tarafından davacıya, borcuna karşılık çek ve senet verildiği, yine İzmir ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına borca mahsuben ödeme yapılacağı yazılı olup, bahsi geçen ödemelerin yapılması ile davalının davacıya borcu kalmayacağı kararlaştırılmıştır. Protokolde bahsi geçen ödemeler yapıldığı ölçüde davalının borçtan kurtulacağı ve davanın konusuz kalacağı açıktır.Kararlaştırılan ödemelerin ,çek ve senet teslimi suretiyle yapılacağı kararlaştırıldığından tarafların bu konudaki beyanları alınıp ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Diğer taraftan, davalı tarafından aynı protokole dayalı olarak dava konusu icra takibinin iptali için açılan İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/307 Esas sayılı dosyasında takibin iptaline karar verilmiş, fakat karar henüz kesinleşmemiştir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup takibin iptali halinde davaya devam edilmesi mümkün değildir. Bu durumda protokolde belirtilen çek ve senet ödemeleri ile yine protokolde belirtilen icra dosya borcuna mahsuben ödemelerin yapılıp yapılmadığı araştırılıp, aynı protokole dayalı olarak dava konusu icra takibinin iptali için açılan davanın sonucu beklenerek elde edilecek neticeye göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, asıl ve ek kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/723 Esas - 2022/204 Karar sayılı 09/03/2022 tarihli kararının ve 04/07/2023 tarihli ek kararın HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA, "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 8.131,95-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/58148 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi