6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnşaat all risks sigortasında zamanaşımı süresinin belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1499 E. 2024/1333 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalZamanaşımı

Gerekçe özeti

İnşaat all risks sigortası bir mal sigortasıdır ve konusu, inşa edilmekte olan yapı ile bu eseri meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaattir. Alt taşeronun poliçe kapsamında teminat altına alınan kendi iş makinelerine gelen zararın tazminine ilişkin talepler, üçüncü şahıslara verilen zararları kapsayan sorumluluk sigortası hükümlerine tabi değildir; bu nedenle TTK 1482'deki 10 yıllık zamanaşımı değil, TTK 1420'deki 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

Ele alınan sorunlar

İnşaat all risks poliçesinin sorumluluk sigortası mı mal sigortası mı olduğu ve uygulanacak zamanaşımı süresi → ret

İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki inşaat all risks poliçesinin bir sorumluluk sigortası olduğunu, TTK 1482 uyarınca sorumluluk sigortalarında zamanaşımının 10 yıl olduğunu, hasar tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin dolmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İnşaat sigortası genel şartlarının C.10 maddesi ile TTK 1420 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yılda, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren ise her hâlde 6 yılda zamanaşımına uğrar; TTK 1482 hükmü bu genel kuralı saklı tutar. TTK 1427 uyarınca sigortacının edimi, ihbardan 45 gün sonra muaccel hale gelir. İnşaat sigortası genel şartlarının A.1 maddesine göre inşaat sigortası bir mal sigortasıdır; konusu, inşa edilmekte olan yapı ve bu eseri meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaattir. Somut olayda davacının zarar iddiası, poliçenin işveren veya taşeronların üçüncü şahıslara verdikleri zararlar için sağladığı teminat kapsamında değildir; davacı kendi malvarlığına (iş makinelerine) gelen zararın tazminini istemektedir. Bu nedenle poliçenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümleri uygulanmaz ve davadaki talep TTK 1482'deki 10 yıllık değil, TTK 1420'deki 2 yıllık zamanaşımına tabidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı süresinin başlangıcının hesaplanması ve dolup dolmadığı → ret

Gerekçe: Davacı, 12/05/2018 tarihinde hasara uğrayan iş makineleri için 15/05/2018 tarihinde hasar ihbarında bulunmuştur; TTK 1427 uyarınca söz konusu ihbar tarihinden 45 gün sonra sigortacının edimi muaccel hale gelip zamanaşımı süresi başlar. Hasarla ilgili 13/08/2018 tarihinde ek ekspertiz raporu düzenlenmiş, ilk derece mahkemesi zamanaşımının başlangıcını bu tarihten 45 gün sonrasına (25/09/2018) tespit etmiştir; bu değerlendirme davacı lehine olup üzerinde durulmamıştır. Dava tarihi olan 10/12/2021 itibariyle davacının talebinin tabi olduğu 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İnşaat all risks poliçesi kapsamında sigortalının/taşeronun kendi malvarlığına gelen zararların tazmini talebinin, poliçenin üçüncü şahıslara karşı sorumluluk teminatı hükümlerinden bağımsız olarak mal sigortası niteliğindeki 2 yıllık zamanaşımına (TTK 1420) tabi olduğu yönünde açıklayıcı bir değerlendirme içermektedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler, TTK 1420 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yılda zamanaşımına uğrar; sigorta tazminatına ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. TTK 1482'deki 10 yıllık zamanaşımı süresi ise ancak poliçenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümlerinin uygulandığı hâllerde, yani üçüncü şahıslara verilen zararlarda geçerlidir; sigortalının kendi malvarlığına gelen zararlarda uygulanmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inşaat all risks sigortası mal sigortası sorumluluk sigortası zamanaşımı rizikonun gerçekleşmesi hasar ihbarı muacceliyet

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1420TTK 1427TTK 1482

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1499

KARAR NO 2024/1333

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2022

NUMARASI 2021/786 Esas - 2022/923 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı . ... Ltd. Şti. ile imzaladığı 12/03/2018 tarihli sözleşmeyle, .... Binası inşaatının fore kazık iksa ve ankraj işlerinin yapılması işini yüklendiğini, sözleşme 20.1'de müvekkilinin taahhüt ettiği işleri tamamlamak için her türlü makine ve aksamının temin edileceğinin kararlaştırıldığını, projenin ana yüklenicisinin dava dışı ... A.Ş. ile davalı sigorta şirketi arasında, iş sahibi ... Başkanlığı yararına, ...... numaralı 29/01/2018 tarihli inşaat all risks sigorta poliçesi akdedildiğini; poliçeyle davalının, ... ve ....Başkanlığının, sigorta ettiren ... A.Ş.'nin taşeronlarının, alt taşeronlarının, müteahhitlerinin, mimarlarının, mühendislerinin, danışmanlarının ve stajyerlerinin uğrayabileceği zararları tazmin etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini;

poliçeye göre alt taşeron olan müvekkilinin iş makinelerinde sel, yangın vb. doğal afetler neticesinde meydana gelebilecek hasarların teminat altına alındığını; müvekkiline ait ... marka, .... seri numaralı ankraj makinesi ve ... model, ... seri numaralı, portable vidalı hava kompresörünün, 12/05/2018 tarihinde şantiyede bulunduğu sırada meydana gelen sel sonucu tamamen sular altında kalarak zarar gördüğünü; müvekkili şirket yetkilisi ile alt yüklenici ... şefi tarafından tutulan 13/05/2018 ve 14/05/2018 tarihli iki ayrı tutanakla, 12/05/2018 tarihi saat 23.00 civarında başlayan aşırı yağış nedeniyle meydana gelen sel neticesi , iki adet iş makinesinin tamamen sular altında kaldığının, şantiye sahasındaki suyun tahliyesinden sonra vinç yardımı ile makinelerin sahadan çıkartıldığının tespit edildiğini;

15/05/2018 tarihinde davalıya yapılan başvuruya süresi içinde cevap verilmeden hasar dosyasının kapatıldığını,arabuluculuk sürecinde de sonuç alınamadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 15.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını; aynı zamanda hasar tarihi ve dava açılış tarihi arasında 3 yıldan fazla bir sürenin geçtiğini, sigorta sözleşmesinden doğan alacaklara yönelik talep hakkının tabi olduğu 2 yıllık zamanaşımı dolduğundan davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini; aksi kanaatte olunması halinde hasarın poliçede yer alan inşaat faaliyetleri sebebi ile meydana gelmediğini, iş makinelerinin ek teminat kapsamına alınmadığını, davacının .... İnşaat ile sözleşmesinin olduğunu, sigorta ettiren ... İnşaatla veya Valilikle sözleşmesinin bulunmadığından hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, dava dışı yüklenici İnş. ... A.Ş. ile davalı sigorta şirketi arasında 29/01/2018-29/12/2020 tarihlerinde geçerli inşaat all risks sigorta poliçesi akdedildiği, ... ve ....'nın poliçede sigortalı olarak belirtildiği, sigorta ettiren . ... A.Ş. taşeronlarının, alt taşeronlarının uğrayabileceği zararları poliçe kapsamında teminat altına alındığı; davacı ile ana yüklenici ... A.Ş.'nin taşeronu olan ... Ltd. Şti. arasında 12/03/2018 tarihli ... binası inşaatının fore kazık iksa ve ankraj işlerinin yapılması konulu sözleşme bulunduğu; alt taşeron olan davacı tarafından sel nedeniyle iş makinelerinde meydana gelen zararın poliçe kapsamında davalıdan rücuen tazmini istemiyle eldeki davanın açıldığı;

sel olayının 12/05/2018 tarihinde gerçekleştiği, hasarın davalıya 13/05/2018 tarihinde ihbar edildiği, en son alınan eksper ek raporunun 13/08/2018 tarihli olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan... Sigortası (...) Genel Şartları’nın, "Zamanaşımı" başlıklı C.10. maddesinin sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, TTK’nın "Zamanaşımı’ başlıklı 1420. maddesinde de, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağının belirtildiği; ek ekspertiz rapor tarihi olan 13/08/2018 tarihi ile zararın tüm kapsamıyla öğrenildiği dikkate alındığında, davalı sigorta şirketi nezdinde temerrüdün 45 gün sonrasına isabet eden 25/09/2018 tarihinde gerçekleşeceği, süreç içinde Covid-19 pandemisi nedeniyle 13/03/2020 ve 15/06/2020 tarihleri arasında yasal sürelerin durduğu dikkate alındığında, talep yönünden 23/12/2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin tamamlandığı, buna karşın 25/09/2018 tarihinden sonra arabuluculuk başvuru tarihi olan 18/08/2021'e kadar zamanaşımını durduran veya kesen bir işlem bulunmadığı, davanın 10/12/2021 tarihinde açıldığı ve davalının usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, taraflar arasındaki ... poliçesinin bir sorumluluk sigortası olduğunu, TTK'nın sorumluluk sigortası bölümünde düzenlenen 1482. maddesinde, sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin, sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, TTK 1420'de genel zamanaşımı kuralının düzenlendiğini ve 1482'deki sorumluluk sigortaları için zamanaşımı düzenlemesinin saklı tutulduğunu; Yargıtay 11. HD'nin 2016/1928 esas,2016/9544 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sorumluluk sigortası yönünden iki yıllık değil, özel olarak düzenlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulandığını, hasarın 12/05/2018 tarihinde gerçekleştiğini ve davanın açılış tarihi olan 10/12/2021 itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ... sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. İnşaat sigortası genel şartların "Zamanaşımı" başlıklı C.10 maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar." veTTK'nın 1420. maddesinde "(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükümleri düzenlenmiştir. TTK'nın 1427. maddesi uyarınca sigorta tazminatı veya bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.

maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra sona ereceği; 1420. maddeye göre de, sigorta sözleşmesinden doğan tüm istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. İnşaat Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi; "Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder” hükmünü düzenlemektedir. İnşaat sigortası bir mal sigortası olup, inşaat sigortasının konusunu, inşaa edilmekte olan yapı ve bu inşa eserini meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaat oluşturur (Yargıtay 11.

HD'nin 2020/7416 esas, 2022/4378 karar sayılı ve 02/06/2022 tarihli ilamı). Davacı vekili, istinaf dilekçesinde inşaat all risks sigortasının sorumluluk sigortası olduğunu ve bu nedenle zamanaşımının 10 yıl olduğunu ileri sürmüştür. Ancak,davacının zarar iddiası poliçenin işveren veya taşeronların üçüncü şahıslara verdikleri zararlar için verilen teminatlar kapsamında olmayıp şantiyedeki kendisine ait malvarlığına verilen zararın tazmini istenildiği,poliçenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığından davada ki talepler de TTK 1482'deki 10 yıllık değil, 1420'deki 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Açıklanan nedenlerle,somut olayda davacı, alt taşeron olarak iş yaptığı inşaat işinde dava dışı ana yükleniciyle dava dışı iş sahibi arasındaki inşaat all risks sigorta poliçesi kapsamında teminat altında bulunan iki adet iş makinesinin 12/05/2018 tarihinde hasara uğradığından bahisle, 15/05/2018 tarihinde hasar ihbarında bulunmuştur.

Buna göre söz konusu tarihten itibaren 45 sonra iki yıllık zamanaşımı süresi başlayacaktır. (Yargıtay 11. HD'nin 2020/1477 E., 2021/320 K. sayılı ve 25/01/2021 tarihli ilamı). Ancak hasarla ilgili olarak 13/08/2018 tarihinde ek ekspertiz raporu düzenlenmiş, mahkemece zamanaşımının başlangıç süresi bu tarihten 45 gün sonraki tarih olan 25/09/2018 tarihi olarak belirlenmiş,ise de davacı lehine olan bu değerlendirmenin üzerinde durulmamıştır. Dava tarihi olan 10/12/2021 tarihi itibariyle, davacının talebinin tabi olduğu 2 yıllık zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından aynı gerekçeyle davanın reddine verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış,istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 247,70-TL harcı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.26/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/58065 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.