Taşınır rehninin paraya çevrilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8111 E. 2012/25868 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınır rehninin paraya çevrilmesi↗ kıymet takdiri↗ taşınır rehni↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ takibin kesinleşmesi↗ takibin durdurulması↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/8111 E. , 2012/25868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2011
NUMARASI : 2011/723-2011/741
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, borçlu vekilince ödeme emri tebligatının borçlu cezaevinde iken muhtarlığa bırakılarak takibin kesinleştirildiği, gecikmiş itirazlarının kabulünü istediği, mahkemece, gecikmiş itirazın üç günlük yasal sürede yapıldığı, tutukluluk nedeniyle haklı sebeple itirazın yapılamadığı gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, borçlu hakkında başlatılan takibin, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olduğu, icra emrinin 26.06.2011 tarihinde borçlunun eşine tebliğ edildiği, takibin bu şekilde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Muhtara yapılan tebligatın icra emri değil kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatlar olduğu, ayrıca 13.08.2011 tarihinde borçlunun takip dosya fotokopisini aldığı görülmüştür.
HMK.nun 31. (HUMK.nun 75/2-3) maddesi gereğince, hakim, aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil isteyebilir.
O halde, mahkemece, davacı-borçlu vekilinden, hangi tebligata yönelik gecikmiş itiraz talebinde bulunduğu açıklattırılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/103 E. 2024/3995 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz kararda… an düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapıldığı, borçlu vekilince «ödeme emri» «tebligatının» borçlu cezaevinde iken muhtarlığa bırakılarak «takibin kesinleştirildiği», gecikmiş itirazlarının kabulünü istediği, mahkemece, gecikmiş itirazın üç günlük yasal sürede yapıldığı, tutukluluk nedeniyle haklı sebeple itirazın yapılamadığı gerekçesi ile «takibin durdurulmasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin müvekkiline olan mevcut ve doğacak borçlarının «teminatı» olarak 3 üncü şahıs... adına kayıtlı bulunan taşınmazın 1/3 hissesi üzerinde müvekkili şirket lehine 2.000.000,00 TL bedelli olarak «ipotek» tesis edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, ...'in «mirasçılarından» ...'in ilamlı takip başlatılamayacağı iddiası ile açtığı dava neticesinde davanın kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine diğer borçluların da benzer dava açma ihtimalleri gözetilerek takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe dönüştürülerek borçlulara yeniden «ödeme emri» çıkarıldığını, bunun üzerine davalının takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
… Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, icra müdürlüğünün hatalı işleminin düzeltilmesi amacıyla «ilamsız takip» başlatıldığını, icra emri veya «ödeme emri» gönderilmesine karar veren merciin icra müdürlüğü olduğunu, icra emrinin iptaline ilişkin verilen söz konusu karar sadece ... yönünden hüküm ifade etmekte ise de takip alacaklısının 2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesinde belirtilen nitelikte bir kredi kurumu olmaması halinde borçlular aleyhinde «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve bu hususun «süresiz şikayete» tabi olduğunu, dava konusu olayda takip yolunun değiştirilmesi değil İcra Müdürlüğünce yapılan hatalı işlemin kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda düzeltilmesinin söz konusu olduğunu, emsal alınan kararın aksi yönde kararlar olduğunu, «usulden red» kararı neticesinde, borçlular hakkında en baştan yeni bir icra takibi yapılması ve yeniden başlatılacak bu takibe itiraz halinde de yeni bir «itirazın iptali davası» açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama ve takip işlemlerinin gereksiz bir şekilde uzamasına ve gereksiz yere ilave gider yapılmasına neden olacağını, mahkemece verilen usulden red kararının Anayasa'nın 141 inci maddesi dördüncü fıkrasında ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde düzenlenen «usul ekonomisi» ilkesine aykırı olduğunu belirterek, hukukun temel ilkelerine, yerleşik içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:süresiz şikayet · usulüne uygun icra takibi · usulden red · usul ekonomisi · ilamsız takip · re'sen gözetilme · ipoteğin paraya çevrilmesi · itirazın iptali davası
Benzer bu kararda… Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, icra müdürlüğünün hatalı işleminin düzeltilmesi amacıyla «ilamsız takip» başlatıldığını, icra emri veya «ödeme emri» gönderilmesine karar veren merciin icra müdürlüğü olduğunu, icra emrinin iptaline ilişkin verilen söz konusu karar sadece ... yönünden hüküm ifade etmekte ise de takip alacaklısının 2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesinde belirtilen nitelikte bir kredi kurumu olmaması halinde borçlular aleyhinde «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve bu hususun «süresiz şikayete» tabi olduğunu, dava konusu olayda takip yolunun değiştirilmesi değil İcra Müdürlüğünce yapılan hatalı işlemin kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda düzeltilmesinin söz konusu olduğunu, emsal alınan kararın aksi yönde kararlar olduğunu, «usulden red» kararı neticesinde, borçlular hakkında en baştan yeni bir icra takibi yapılması ve yeniden başlatılacak bu takibe itiraz halinde de yeni bir «itirazın iptali davası» açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama ve takip işlemlerinin gereksiz bir şekilde uzamasına ve gereksiz yere ilave gider yapılmasına neden olacağını, mahkemece verilen usulden red kararının Anayasa'nın 141 inci maddesi dördüncü fıkrasında ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde düzenlenen «usul ekonomisi» ilkesine aykırı olduğunu belirterek, hukukun temel ilkelerine, yerleşik içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini …
… İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre; alacaklı başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebileceği, ancak, takip yolunun değiştirilmesi «haciz» yolundan «iflas» yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilmesi suretiyle olacağı, somut olayda takip alacaklısı davacı «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe çevirmiş olup, talebin anılan Kanun hükmü kapsamında olmadığı, usulüne uygun takip yapılması itirazın iptali davasının şartı olup mahkemece re’«sen gözetilmesi» gerekmekte olup somut olayda usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulüne uygun icra takibine» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin müvekkiline olan mevcut ve doğacak borçlarının «teminatı» olarak 3 üncü şahıs... adına kayıtlı bulunan taşınmazın 1/3 hissesi üzerinde müvekkili şirket lehine 2.000.000,00 TL bedelli olarak «ipotek» tesis edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, ...'in «mirasçılarından» ...'in ilamlı takip başlatılamayacağı iddiası ile açtığı dava neticesinde davanın kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine diğer borçluların da benzer dava açma ihtimalleri gözetilerek takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe dönüştürülerek borçlulara yeniden «ödeme emri» çıkarıldığını, bunun üzerine davalının takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takibin, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe çevrilmesinin 2004 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamına girmeyeceği kabulü yerinde olmakla birlikte, Bakırköy 6.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8111 E. , 2012/25868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ 03/10/2011
NUMARASI 2011/723-2011/741
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, borçlu vekilince ödeme emri tebligatının borçlu cezaevinde iken muhtarlığa bırakılarak takibin kesinleştirildiği, gecikmiş itirazlarının kabulünü istediği, mahkemece, gecikmiş itirazın üç günlük yasal sürede yapıldığı, tutukluluk nedeniyle haklı sebeple itirazın yapılamadığı gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, borçlu hakkında başlatılan takibin, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olduğu, icra emrinin 26.06.2011 tarihinde borçlunun eşine tebliğ edildiği, takibin bu şekilde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Muhtara yapılan tebligatın icra emri değil kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatlar olduğu, ayrıca 13.08.2011 tarihinde borçlunun takip dosya fotokopisini aldığı görülmüştür.
HMK.nun 31. (HUMK.nun 75/2-3) maddesi gereğince, hakim, aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil isteyebilir.
O halde, mahkemece, davacı-borçlu vekilinden, hangi tebligata yönelik gecikmiş itiraz talebinde bulunduğu açıklattırılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57677100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz