6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İade edilen mal bedelinin düşülmemesi ve kısa-gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/632 E. 2025/864 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki ticari ilişkide düzenlenen ve karşı tarafın defterlerine kaydedilen döviz cinsinden faturalar karşı tarafça benimsenmişse, alacaklı bu alacağını döviz cinsinden talep edebilir; ancak karşı tarafça iadesi yazılı olarak (örn. e-posta ile) bildirilen ve itiraz edilmeyen mal bedelleri bu alacaktan düşülmelidir. Cari hesaba dayalı icra takibinde, takibin dayanağı olan sözleşmeye yargılama sırasında delil olarak dayanılması, itirazın iptali davasının takibe bağlılığı ilkesine aykırılık oluşturmaz. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında, kısa kararda yer almayan bir kalemin gerekçeli kararla sehven eklenmesi suretiyle çelişki oluşması HMK 297'ye aykırılık teşkil eder ve kararın kaldırılmasını gerektirir. İcra inkar tazminatının miktarı ve esas alınacak kur tarihi belirtilmeksizin hükme bağlanması infazda tereddüde yol açacağından hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

İade edilen mal bedelinin alacaktan düşülüp düşülmeyeceği → kabul

İddia: Davalı, bilirkişi raporunda iade edildiği tespit edilen malların bedelinin alacaktan düşülmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı şirket adına davalıya gönderilen 09/09/2021 tarihli e-postada iade edilen malzeme tutarının 2.164,20-USD olduğu açıkça belirtilmiş, bu e-posta içeriğine davacının bir itirazı bulunmamıştır. Buna rağmen bu kısmın davacının alacağından düşülmemesi doğru olmamıştır. Davalının iade ettiği mal bedeli 2.164-USD'ye tekabül etmekte olup, bu miktarın düşümü ile takip tarihinde davacının davalıdan 27.589,57-USD ve 316,24-Euro bakiye alacağı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cari hesaba dayalı takipte sözleşmeye dayanılabilmesi → ret

İddia: Davalı, davacının icra takibinde cari hesaba dayandığı halde yargılama aşamasında sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağını, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme, davacının cari hesap alacağının dayanağı ve delili niteliğindedir; bu nedenle sözleşmeye dayanılması, takibin cari hesaba dayanmasıyla çelişmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yemin deliline ilişkin hatırlatma yapılmaması → ret

İddia: Davalı, yemin deliline dayanıldığı halde yemin hakkının kullandırılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının alacağı tarafların ticari defterlerine göre belirlenmiş olup davalı borcun ödendiğine ya da başka biçimde sona erdiğine dair bir itiraz ileri sürmemiştir. Hangi vakıanın yemin teklifine konu edileceği de açıklanmadığından yemin delilinin kullandırılmamasına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faizin hükümde gösterilmemesi → tartışılmadı

Gerekçe: Takip öncesi işlemiş faize müddeabihte yer verildiği halde temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanarak hükümde açıkça gösterilmesi gerekirken, alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmekle yetinilmesi doğru değildir. Ancak bu husus davacının aleyhine olduğundan ve davacının aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki (Euro alacağın sehven eklenmesi) → kabul

İddia: Davalı vekili, kısa kararda yer almayan 316,24-Euro'nun gerekçeli kararla hükme eklenmesinin usule aykırı olduğunu, mahkemenin bu hususta kendiliğinden düzeltme yapamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kısa kararda davacının fazlaya ilişkin talebi reddedilerek sadece USD alacağı hüküm altına alındığı halde Euro alacağın sehven unutulduğundan bahisle gerekçeli kararda hükme 316,24-Euro alacak da ilave edilmiş ise de, bu durum kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirmekte olup HMK'nın 297. maddesine aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatının infazda tereddüt yaratacak şekilde belirsiz bırakılması → kabul

Gerekçe: Davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edildiği halde miktar belirtilmediğinden ve hangi tarihli kurun esas alınacağı karardan anlaşılamadığından bu husus infazda tereddüt meydana getirecek nitelikte görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cari hesaba dayalı takipte, takip konusu alacağın dayanağı olan sözleşmeye yargılamada delil olarak dayanılabileceği ve döviz cinsinden düzenlenip karşı tarafça defterlere işlenen faturaların benimsenmiş sayılacağı yönündeki değerlendirme; ayrıca kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin HMK 297 kapsamında kaldırma sebebi oluşturduğu tespiti bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı döviz cinsinden alacak temerrüt icra inkar tazminatı kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi ticari defter delili

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 297HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Yasa 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/632

KARAR NO 2025/864

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/12/2024

NUMARASI 2022/428 Esas 2024/1070 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/05/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme ile davacı tarafından üstlenilen tüm işlerin eksiksiz bir şekilde süresi içerisinde tamamlanarak karşı tarafa teslim edildiğini, 13.11.2020 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, geçici kabul sonrasında kalan bakiye bedelin on beş gün içinde ödeneceğinin sözleşme ile kararlaştırılmasına rağmen uzun bir süre geçtiği halde iş bedelinden kalan bakiye 29.753,47-USD ve 316,24-Euro'nun ödenmediğini, davalı tarafa 01.11.2021 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, kurulumlar ile satışa ilişkin düzenlenen ve teslim edilen faturalara bugüne kadar davalı tarafça itiraz edilmediğini, faturalara ilişkin ödemelerin yapılmaması nedeniyle cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 29.753,47-USD ve 316,24 Euro alacağın tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takibin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalının iş bu cari hesaptan kalan borcunun, iade edilen ürünlerin değeri düşülmeden 206.000-TL olduğunu, bu sebeple alacaklının alacağını döviz kuru üzerinden talep etmesinin dayanağı bulunmadığını, tarafların defter ve belgeleri incelendiğinde alacaklı taraf lehine 206.000-TL alacak bulunduğunun tespit edilebileceğini, müvekkiline teslim edilen ürünlerden bazılarının iade edildiğini, bunların bedelinin 2.164-USD olduğunu, bu miktarın 206.000-TL'den düşürülmesinin gerektiğini, ayrıca taraflar arasında mutabakat yapılmadığı için muaccel bir alacak bulunmadığını, faizin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında davacının yüklenicisi ve satıcısı olduğu sözleşme ile Bakırköy Uluslararası Gençlik Merkezi için ekte gösterilen bir kısım elektronik sistemlerin temini ve devreye alınması sözleşmesi kapsamında 13.11.2020 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, 01.11.2021 tarihli ihtarname ile borcun ihtar edildiği, ancak ödenmemesi üzerine ilamsız takip başlatıldığı, takip tarihi olan 18.04.2022 tarihi itibariyle davacının 29.753,74-USD ve 316,24-Euro alacaklı göründüğü, takipteki dövizlerin TL karşılığının 206.507,17-TL olduğu, her iki tarafın da ticari kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacı şirketin sözleşme uyarınca cari hesap kaynaklı 29.753,74-USD ve 316,24-Euro alacaklı olduğu, her ne kadar kısa kararda 29.753,47-USD yönünden kabul kararı verilmiş ise de diğer talep olan "316,24 Euro" için karar verilmediği anlaşılmakla sehven yapılan bu hatanın "Hüküm" kısmına "316,24 Euro ilave edilmek suretiyle düzeltildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 29.753,47-USD ve 316,24-Euro üzerinden devamına, ihtarname ile temerrüt tarihi olan 08.11.2021 tarihinden tahsil tarihine kadar kamu bankaları tarafından dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, kısa kararda yer almayan 316,24-Euro'nun gerekçeli kararla hükme eklenmesinin usule aykırı olduğunu, mahkemenin bu hususta kendiliğinden düzeltme yapamayacağını, bilirkişi raporunda iade edildiği tespit edilen malların bedelinin alacaktan düşülmediğini, yemin deliline dayanıldığı halde yemin hakkının kullandırılmadığını, davacı tarafından icra takibinde cari hesaba dayanıldığı halde mahkemenin sözleşmeye dayanarak karar verdiğini, oysa itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki "Satın alma ve Satış sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davacının sözleşmede belirtilen elektonik sistem ürünün teslimi ve kurulumu edimini üstlendiği, sözleşmede 55.000-USD bedelin döviz olarak düzenlenecek 30/04/2010 ve 30/05/2020 vade tarihli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 13.10.2020 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, borcun ödenmediğinden bahisle davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında iki adet cari hesaba dayalı faizle beraber toplam 32.614,47-USD ve 316,24-Euro için 18.04.2022 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı, davacının alacağının 206.000-TL olarak kayıtlı olduğunu, toplam 2.164-USD tutarlı ürünün iade edildiğini, alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Bu durumda uyuşmazlık, davacının alacağının muaccel olup olmadığı ve alacağın miktarı hususunda toplanmaktadır.Davacı tarafından Euro ve USD karşılıkları gösterilerek düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerinde davalıdan döviz cinsinden 29.753,74-USD ve 316,24-Euro alacaklı olduğu, TL karşılığı olarak ise 206.507,17-TL alacaklı göründüğü, davalının defterlerinde davalının davacıya 206.507,17-TL borç kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede bedel USD olarak kararlaştırılmış, faturalar ise USD ve Euro cinsinden düzenlenerek davalının defterlerine işlenmiştir.

Bu durumda davacının düzenlediği döviz cinsinden faturalar davalı tarafından benimsendiğinden davalıdan alacağını döviz olarak talep etmekte, davalının ödemelerini cari hesaptan ödeme tarihindeki kur üzerinden düşerek bakiye alacak talebinde haklıdır. Ancak davacı şirkette satış yöneticisi pozisyonunda çalıştığı anlaşılan ... tarafından davacı şirket adına davalıya gönderilen 09/09/2021 tarihli e-postada iade edilen malzeme tutarının 2.164,20-USD olduğunun açıkça belirtilmesine, bahsi geçen e-posta içeriği ile ilgili davacının bir itirazı bulunmamasına rağmen bu kısmın davacının alacağından düşülmemesi doğru olmamıştır. Davalının iade ettiği mal bedeli 2.164-USD'ye tekabül etmekte olup, bu miktarın düşümü ile takip tarihinde davacının davalıdan 27.589,57-USD ve 316,24-Euro bakiye alacağı bulunmaktadır.

Davalı tarafça, davacının icra takibinde cari hesaba dayandığı halde yargılama aşamasında sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağı ileri sürülmüş ise de bahsi geçen sözleşme, davacının cari hesap alacağının dayanağı ve delili niteliğindedir. Yemin delilinin hatırlatılmaması diğer bir istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de davacının alacağı tarafların ticari defterlerine göre belirlenmiş olup davalı borcun ödendiğine ya da başka biçimde sona erdiğine dair bir itiraz ileri sürmemiştir. Hangi vakıanın yemin teklifine konu edileceği de açıklanmadığından yemin delilinin kullandırılmamasına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacının edimi ifa ettiğine dair davalının bir itirazı bulunmamaktadır.Davacının davalıya alacağının tahsili için gönderdiği 01/11/2021 tarihli ihtarname davalıya 04/11/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup verilen süre sonunda 08/11/2021 tarihinde mahkemenin de kabulünde olduğu gibi temerrüt gerçekleşmiştir.

Ancak takip öncesi işlemiş faize müddeabihe yer verildiği halde temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanarak işlemiş faizin hükümde açıkça gösterilmesi gerekirken, bunun yerine alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmekle yetinilmesi doğru değil ise de bu husus (yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından) davacının aleyhine olduğundan ve davacının aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.Buna karşılık kısa kararda davacının fazlaya ilişkin talebi reddedilerek sadece USD alacağı hüküm altına alındığı halde Euro alacağın sehven unutulduğundan bahisle gerekçeli kararda hükme 316,24-Euro alacak da ilave edilmiş ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki meydana geldiğinden HMK'nın 297 hükmüne aykırı olan bu husus nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür.

Bunun dışında davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edildiği halde miktar belirtilmediğinden ve hangi tarihli kurun esas alınacağı karardan anlaşılamadığından bu husus infazda tereddüt meydana getirecek nitelikte görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; iade edilen mal bedelinin düşülmemesi ve kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması, icra inkar tazminatına ilişkin kararın infazında tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 27.589,57-USD ve 316,24-Euro asıl alacak üzerinden iptaline, alacağa 08/11/2021 temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, 91.611,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2024 Tarih 2022/428 Esas 2024/1070 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 27.589,57-USD ve 316,24-Euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 08/11/2021 temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 27.589,57-USD alacağa devlet bankalarının USD ile açılan, 316,24-Euro alacağa devlet bankalarının Euro ile açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, Alacağın takip tarihindeki karşılığı 458.056,94-TL'nin %20'si tutarında 91.611,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 31.689,09-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 6.679,19-TL, icra veznesine yatırılan 2.516,11-TL olmak üzere toplam 9.195,3‬0-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 22.493,79‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 9.276‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 10.000-TL bilirkişi ücreti, 280-TL posta gideri olmak üzere 10.280-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 9.540,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 73.585,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine reddedilen miktar üzerinden takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin 112,19‬-TL'sinin davacıdan, 1.447,81-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 8.536,14-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 50‬-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 270-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 20-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5736 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.