Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2804 E. 2013/19654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek değer tespiti↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ tasarruf yetkisi↗ hisse devrinin iptali↗ tedbirin kaldırılması↗ kar dağıtımı↗ terditli dava↗ sözleşmenin iptali↗ alacağın temliki↗ münhasırlık↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ infaz↗ temlik↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yetki↗ kötüniyet↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, anonim şirketlerde senede bağlanan çıplak payların nasıl devredileceğine ilişkin TTK'da açık bir hüküm bulunmadığı, noterde yapılan devir sözleşmesi ile yapılan talepnamenin devir pay defterine kaydedilmesi ile payları devralanın, şirkete karşı ortak sıfatını kazandığı, alacağın temliki işleminin niteliği itibariyle bir sözleşme ve tasarruf işlemi olduğu, alacaklının temlike konu olan alacak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa temlik işleminin de hüküm ve sonuç doğurmayacağı, Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın davalıları arasında işbu davanın davalıları... ve Akhisar Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. yer aldığı, davanın kabulüne ilişkin kararın ve Yargıtay'ın onama kararının davalı ... vekiline 24/05/2001 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalı ...'in davaya konu 2524,50 adet hissesinin kendisine ait olmadığını bilmediğinin kabulünün mümkün olmadığı, aksine hisseler üzerindeki tedbirin kaldırılması talebinde bulunulmuş olması karşısında kötüniyetli. olduğunun kabulü gerektiği, alacağın temlikinde belirtildiği üzere esasen tasarruf yetkisi olmayan birinin yaptığı işlemin hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bu nedenle davalıların iyi niyet savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 07/06/2004 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 2524,24 adet hissenin davacı adına tesciline, kâr payı ve manevi tazminata ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili ile ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortaklara kar dağıtımı yapılıp yapılmamasına ilişkin yetkinin münhasıran davalı şirket genel kuruluna ait olmasına, davalı şirket genel kurullarında kar dağıtımına ilişkin bir karar alındığının davacı tarafından kanıtlanamamasına, esasen bu hususun iptal davasına konu edilmemesine ve ayrıca davacının manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hisse devrinin iptali ile davacı adına tescili, devrini iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin gerçek değerinin tespiti ile maddi tazminatın, kâr payının ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 07/06/2004 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 2524,24 adet hissenin davacı adına tesciline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Oysa, bir kısım davalılar tarafından yargılama sırasında davaya konu şirket hisselerinin dava dışı bir takım kişilere devredildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacı vekili de temyiz dilekçesinde bu hususu açıkça kabul etmiştir. Esasen mümeyyiz davalıların da dava konusu hisseleri devretmelerinden dolayı dava açıldığı tarihte dahi pay sahibi olmadıklarını temyiz itirazı olarak belirtmeleri karşısında, artık mahkemece yazılı şekilde verilen kararın infazının mümkün olamayacağı aşikardır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin terditli talebi de nazara alınarak dava konusu hisselerin gerçek değerinin tespiti ile maddi tazminata ilişkin istemi değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı ve mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1902 E. 2024/14 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · garantörlük · hak düşürücü süre · kaldırma ve yeniden hüküm · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki asıl ve birleşen davada geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… k istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen davaya yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü birleşen dava yönünden «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle birleşen dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda «zamanaşımı» ve «hak düşürücü süre» yönünden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2804 E. , 2013/19654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 tarih ve 2006/77-2010/456 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili ile ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan ...'ın 30.09.1996 tarihinde vefat ettiğinde davalı şirkette 20.194 adet hissesinin bulunduğunu, söz konusu hisselerin mirasçılık sebebi ile müvekkiline ve çocuklarına geçtiğini, müvekkilinin vefat eden eşinin evlilik dışı kızı olan davalı ...'in 1998 tarihinde daha öncesinde alınmış olan ilk verasetin iptali için dava açtığını, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15/07/1998 tarihli ve 1998/982-926 Esas, Karar sayılı kararı ile veraset ilamının iptaline karar verildiğini, davalı şirketin de bu veraset ilamı doğrultusunda işlem yaptığını, ancak müvekkilinin Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde hisselerin yarısının kendisine ait olduğuna ilişkin dava açtığını, 20.194 adet hissenin 1/2'sinin davacı müvekkiline ait olduğuna dair karar verildiğini, bu karara rağmen davalı ...'in üzerinde tasarruf edebilme olanağı bulunmadığı halde müvekkiline ait olan 2.524.50 adet hissesini devrettiğini, anonim şirketin yöneticilerinin onayı ile hisselerin devrinde sakınca görülmediğini, sözkonusu hisselerin 07.06.2004 tarihli sözleşmeye dayanarak davalılar ..., ...
ve ...'ya devredildiğini, davalıların mahkeme kararını bilmelerine rağmen hukuka aykırı olarak davacının hisselerini devrettiklerini ileri sürerek, dava konusu hisse satışının iptaline, müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde hisse miktarına tekabül eden 10.000,00 TL'nin davalılardan ve 1.000,00 TL kâr payının ise davalı şirketten tahsiline, ayrıca 4.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davalı ..., davalı şirkette babası dolayısıyla ortak sıfatını kazandığını, hakkı olan hisselerin adına tescil edilmesinden sonra bunları şirket yönetiminin de onayını almak suretiyle noter vasıtasıyla sattığını, davacının açtığı davanın kesinleşmiş sonucunu kendilerine bildirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, anonim şirketlerde senede bağlanan çıplak payların nasıl devredileceğine ilişkin TTK'da açık bir hüküm bulunmadığı, noterde yapılan devir sözleşmesi ile yapılan talepnamenin devir pay defterine kaydedilmesi ile payları devralanın, şirkete karşı ortak sıfatını kazandığı, alacağın temliki işleminin niteliği itibariyle bir sözleşme ve tasarruf işlemi olduğu, alacaklının temlike konu olan alacak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa temlik işleminin de hüküm ve sonuç doğurmayacağı, Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın davalıları arasında işbu davanın davalıları... ve Akhisar Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. yer aldığı, davanın kabulüne ilişkin kararın ve Yargıtay'ın onama kararının davalı ...
vekiline 24/05/2001 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalı ...'in davaya konu 2524,50 adet hissesinin kendisine ait olmadığını bilmediğinin kabulünün mümkün olmadığı, aksine hisseler üzerindeki tedbirin kaldırılması talebinde bulunulmuş olması karşısında kötüniyetli. olduğunun kabulü gerektiği, alacağın temlikinde belirtildiği üzere esasen tasarruf yetkisi olmayan birinin yaptığı işlemin hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bu nedenle davalıların iyi niyet savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 07/06/2004 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 2524,24 adet hissenin davacı adına tesciline, kâr payı ve manevi tazminata ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili ile ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortaklara kar dağıtımı yapılıp yapılmamasına ilişkin yetkinin münhasıran davalı şirket genel kuruluna ait olmasına, davalı şirket genel kurullarında kar dağıtımına ilişkin bir karar alındığının davacı tarafından kanıtlanamamasına, esasen bu hususun iptal davasına konu edilmemesine ve ayrıca davacının manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hisse devrinin iptali ile davacı adına tescili, devrini iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin gerçek değerinin tespiti ile maddi tazminatın, kâr payının ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 07/06/2004 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 2524,24 adet hissenin davacı adına tesciline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Oysa, bir kısım davalılar tarafından yargılama sırasında davaya konu şirket hisselerinin dava dışı bir takım kişilere devredildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacı vekili de temyiz dilekçesinde bu hususu açıkça kabul etmiştir. Esasen mümeyyiz davalıların da dava konusu hisseleri devretmelerinden dolayı dava açıldığı tarihte dahi pay sahibi olmadıklarını temyiz itirazı olarak belirtmeleri karşısında, artık mahkemece yazılı şekilde verilen kararın infazının mümkün olamayacağı aşikardır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin terditli talebi de nazara alınarak dava konusu hisselerin gerçek değerinin tespiti ile maddi tazminata ilişkin istemi değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı ve mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılardan ... vekili ile ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573294700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz