Haksız rekabet | Men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9552 E. 2013/23130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ ticaret unvanının terkini↗ pasif husumet yokluğu↗ ticaret unvanı↗ pasif husumet↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ havale↗ ticaret sicili↗ terkin↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia,savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alan adının, dava dışı Yaşar Ateşsoy isimli kişiye ait olduğunun tespit edildiği, davalı adına tescilli olan alan adının "www.meclistv.com.tr" alan adlı web sitesi olduğu, bu web sitesiyle ilgili olarak davalı hakkında ayrı bir dava açıldığı , hukuka aykırı kullanım ve haksız fiilin davalı tarafından gerçekleştirilmediği gerekçesiyle dava konusu internet ortamındaki kullanımlar nedeniyle davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan, ticaret unvanının terkini isteminin de Ticaret Sicil Memurluğundan gelen yazı cevabına göre davalıya ait herhangi bir gerçek kişi tacir ticaret unvanı kaydının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu alan adının, dava dışı bir başka şahıs adına kayıtlı olduğundan bahisle, pasif dava ehliyetine dayalı olarak dava reddedilmişse de, bizzat davalı tarafından sunulan 03.07.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde, davalı, işbu davanın açıldığı tarihte dava konusu "www.meclistv.org" ibareli alan adını işlettiğini ve sonraki bir tarihte de kapattığını beyan etmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın niteliği itibariyle, davacı taraf iddiasının 5846 Sayılı FSEK'nın 84.vd maddeleri ile 6762 Sayılı TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandırdığına göre, dava tarihindeki hukuki durum itibariyle, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile şayet haksız rekabete yol açtığı tespit edildiği taktirde de bunun önlenmesine dair hüküm tesisinde davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5302 E. 2019/7160 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · yargılama giderleri · reeskont faizi · yargılama gideri · taşıyan · maddi tazminat · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDavacı, «delil tespiti» amacıyla yapılan «yargılama giderlerini» «maddi tazminat» istemine konu etmiş olup, mahkemece tespit giderlerinin fiili zarar kapsamında talep edilebileceği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden kabul kararı verilmişse de, delil tespiti amacıyla yapılan «yargılama giderleri» HMK 323. madde çerçevesinde aynı dava içinde mahkemece re’sen hüküm altına alınabilecek nitelikte olup, bağımsız bir zarar kalemi olarak nitelendirilmesi mümkün de …
Bu itibarla, mahkemece, «delil tespiti» amacıyla yapılan giderlerin HMK 323. maddesi çerçevesinde «yargılama giderleri» olarak değerlendirilerek hüküm altına alınması ve «maddi tazminat» isteminin esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Celikparakasalari. org. alan adlı internet sitelerine yönlendirmelerin kaldırılmasına, 7.471,25 TL «maddi tazminat», ve 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar özetinin karar kesinleştiğinde Türkiye çapında satışı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanına» karar verilmiştir.
… oru ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taraflar arasında yürürlükte olan sözleşmenin ifası sırasında oluşturduğu ve davacı adına tescilli "KALE" markasını «taşıyan» internet sitelerini erişime kapattığı, ancak bu web sitelerini kendisine ait internet sitelerine yönlendirdiği, bu şekilde KHK 9/2-e bendinde düzenlenen meşru bir bağlantısı kalmamasına rağmen davacının tescilli “KALE” markasını taşıyan internet siteleri, alan adlarını kullanarak kendi internet sitelerine yönlendirme yapması ve bu yönlendirmenin ticari etki yaratacak biçimde kullanılmasının davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacı tarafın tespit giderlerini fiili zarar kapsamında «maddi tazminat» olarak talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacı adına tescilli "KALE" ibareli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tesp …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6062 E. 2015/13423 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · münhasırlık · eş rızası · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı şirket arasında 2001 yılında bayilik ilişkisinin kurulduğu, 2005 yılında ise «münhasır» yetkili «dağıtıcılık» sözleşmesinin imzalandığı, davacıların bayilik ilişkisini tek yanlı irade ile sona erdirdiği, davalının elinde bulunan ürünlerin hiçbirinin iade alınmadığı, dava konusu internet sitelerinin tamamının davalının bayilik ilişkisinin olduğu dönemde kurulduğunun ve davalı işyerinde bulunan ürünlerin orjinal olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin 11 yıldan fazla davacının bayiliğini yaptığı ve ürünlerini sattığı, bu dönemde internet sitelerinin davacıların bilgisi ve «rızası» ile kullanıldığı, bayilik ilişkisi sona erince elde kalan ürünlerin satışını yapmak için internet alan adlarının kullanılmasının ticari hayatın bir zorunluğu olduğu, davalı eyleminin «ticari dürüstlüğe» uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin yürürlükte olduğu sırada oluşturulan ve adlarında davacı adına marka olarak tescilli "...." ibaresini «taşıyan» "www.....net", "www......com", "www......net", "www......net", "www.......com" adlı web sitelerinin erişime kapalı olduğu, ancak bu sitelerin davalının kullanımında olan web siterine yönlendirildiği tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Bu durumda, adı geçen web sitelerinin yönlendirici kod olarak kullanılmasıyla «marka hakkına tecavüz» eyleminin oluştuğunun kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9552 E. , 2013/23130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2012 tarih ve 2012/23-2012/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TBMM televizyonu yayınlarının, davalının sahibi bulunduğu "www.meclistv.ogr." alan adlı internet sitesinde, "Meclis TV Meclisin Gözü Kulağı Sesi" logosuyla izinsiz olarak yayımlandığını ve resmi bir kanal olan TBMM televizyonunun ve TBMM'nin adı kullanılarak gayri ahlaki bir takım yayınlara da yer verilmek suretiyle TBMM'nin manevi şahsiyetine zarar verildiğini, davalının alan adında yer alan "meclis" kelimesi nedeniyle, bu sitenin TBMM'nin yayın organı olduğu izlenimini uyandırdığını, bu durumun 5846 Sayılı FSEK'nın 84. maddesi ve TTK'nın 56. ve 57. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek "www.meclistv.org" adlı sitenin adının ve ambleminin kaldırılmasını, ticaret sicilinde kayıtlı ise ticaret sicil kaydının silinmesi suretiyle haksız rekabetin men'ini, bu haksız kullanımın durdurulmasını ve hükmün ilanının talep ve dava etmiştir.
Davalı, www. meclistv.org ibareli alan adının sahibi iken , bu alana adını taşıyan internet sitesini 19.03.2011 tarihinde kapattığını, dava konusu alan adını taşıyan internet sitesinde TBMM dışında İl genel Meclisi, İl ve İlçe Belediye Meclisleri'ne hitap ettiklerini vurguladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia,savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alan adının, dava dışı Yaşar Ateşsoy isimli kişiye ait olduğunun tespit edildiği, davalı adına tescilli olan alan adının "www.meclistv.com.tr" alan adlı web sitesi olduğu, bu web sitesiyle ilgili olarak davalı hakkında ayrı bir dava açıldığı , hukuka aykırı kullanım ve haksız fiilin davalı tarafından gerçekleştirilmediği gerekçesiyle dava konusu internet ortamındaki kullanımlar nedeniyle davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan, ticaret unvanının terkini isteminin de Ticaret Sicil Memurluğundan gelen yazı cevabına göre davalıya ait herhangi bir gerçek kişi tacir ticaret unvanı kaydının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu alan adının, dava dışı bir başka şahıs adına kayıtlı olduğundan bahisle, pasif dava ehliyetine dayalı olarak dava reddedilmişse de, bizzat davalı tarafından sunulan 03.07.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde, davalı, işbu davanın açıldığı tarihte dava konusu "www.meclistv.org" ibareli alan adını işlettiğini ve sonraki bir tarihte de kapattığını beyan etmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın niteliği itibariyle, davacı taraf iddiasının 5846 Sayılı FSEK'nın 84.vd maddeleri ile 6762 Sayılı TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandırdığına göre, dava tarihindeki hukuki durum itibariyle, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile şayet haksız rekabete yol açtığı tespit edildiği taktirde de bunun önlenmesine dair hüküm tesisinde davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 18/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573282300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz