6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9558 E. 2013/23381 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tüketicilerin görsel imaj ve daha önce gördükleri markaların genel izlenimi etkisinde kalarak satın alma eğiliminde oldukları, ürünlerin renk şekil kombinasyonları, görselin yoğun kullanımı nedeniyle iltibas tehlikesinin artabileceği, bu bağlamda davalı markasında ürün/renk kombinasyonunun yoğun şekilde kullanıldığı, tüketici nezdinde bu görsel ve akılda kalan genel izlenim itibariyle ayırt edici seviyesine ulaştığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markalarında yer alan kelimelerin benzer olmadıkları, ancak marka kapsamında yer alan ürün ambalajlarının renk, şekil kombinasyonları bakımından iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu işaretlerin ürün ambalajı ile birlikte marka olarak kullanıldığı anlaşıldığından, işaretlerin benzerlik yönünden yapılan karşılaştırmasında dava konusu ambalajların kompozisyon yönünden dikkate alınması gerektiğine ilişkin mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak, bu karşılaştırma yapılırken işaretler arasında benzer yönlerden çok bu işaretlerin üzerinde kullanıldığı ürünlerin ortalama alıcıları nezdinde bıraktığı izlenimin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.

Somut olayda, işaretlerin temel sarı rengi dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak derecede benzerlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, işaretlerin bir bütün olarak bırıktıkları izlenim itibariyle 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olmadığı halde, davalı markasının ürün tersim ve renk kombinazasyonları bakımından benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10057 E. 2014/15066 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9557 E. 2013/22591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4885 E. 2015/12755 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/9558 E.  ,  2013/23381 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2011/139-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekilinin DOĞUŞ BLACK LABEL şekil ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının LİPTON şekil, LİPTON YELLOW LABEL şekil ibareli markaları nedeniyle başvurularından çaylar, buzlu çaylar, bitki çayları mallarının çıkarıldığını, oysa davalı markasındaki sarı, kırmızı renk ve çay yaprağının ayırt edici unsur olarak kullanılmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesi olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tüketicilerin görsel imaj ve daha önce gördükleri markaların genel izlenimi etkisinde kalarak satın alma eğiliminde oldukları, ürünlerin renk şekil kombinasyonları, görselin yoğun kullanımı nedeniyle iltibas tehlikesinin artabileceği, bu bağlamda davalı markasında ürün/renk kombinasyonunun yoğun şekilde kullanıldığı, tüketici nezdinde bu görsel ve akılda kalan genel izlenim itibariyle ayırt edici seviyesine ulaştığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markalarında yer alan kelimelerin benzer olmadıkları, ancak marka kapsamında yer alan ürün ambalajlarının renk, şekil kombinasyonları bakımından iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu işaretlerin ürün ambalajı ile birlikte marka olarak kullanıldığı anlaşıldığından, işaretlerin benzerlik yönünden yapılan karşılaştırmasında dava konusu ambalajların kompozisyon yönünden dikkate alınması gerektiğine ilişkin mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak, bu karşılaştırma yapılırken işaretler arasında benzer yönlerden çok bu işaretlerin üzerinde kullanıldığı ürünlerin ortalama alıcıları nezdinde bıraktığı izlenimin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.

Somut olayda, işaretlerin temel sarı rengi dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak derecede benzerlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, işaretlerin bir bütün olarak bırıktıkları izlenim itibariyle 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olmadığı halde, davalı markasının ürün tersim ve renk kombinazasyonları bakımından benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572864200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.